АТЫМТАЙ ЖОМАРТ БАЙҒА ӨКПЕЛЕУГЕ БОЛА МА?

17-18 жастан бастап күндіз түні жұмыс істеп байыған бір адам жасы 50-60-тан асса да әлі де күндіз түні жұмыс істейді екен. Өйткені жылдар бойы істеп көптеген завоты, құрылысы, шаруашылықтары болыпты. Оларға күн сайын уақыт бөліп араламаса, олар дұрыс жұмыс істемей тоқтап қалады екен.

Бұл байдың ерекшелігі тапқан ақша-байлығын жан жағындағы адамдарға тегін таратып беріп отырады екен. Кейде біреулер алмаймын деп қашқақтаса алдап сулап қазна-байлығымнан алыңызшы деп жалбарынған кездері де болады екен. Тіпті дүркін дүркін жиналыстар өткізіп халықты келіп байлығынан алуға шақырып отырады екен. Devamı…


MALINI MÜLKÜNÜ ETRAFINA DAĞITAN HAYIRSEVER CÖMERT BİR ZENGİNE DARILMAK GEREKİR Mİ?

17-18 yaşından itibaren devamlı çalışarak zenginleşen bir adam 50-60 yaşını geçse de hala gece gündüz çalışmaktaymış. Çünkü yıllar boyunca çalışıp elde ettiği çok sayıda fabrikası, işletmesi ve holdingleri varmış. Bunları devamlı dolaşarak kontrol etmezse işler aksamaya başlıyormuş.

Bu zenginin önemli özelliği kazandığı tüm kazandıklarını etrafındaki insanlara karşılıksız dağıtmaktan hoşlanmasıymış. Adeta bundan büyük bir haz duyarmış. Hatta bazen kimileri istemiyoruz diyerek kaçsalar da, peşlerinden koşarak hazinelerinden almaları için yalvarmaktan da çekinmiyormuş. Bu amaçla zaman zaman toplantılar düzenleyip halkı zenginliklerinden almaya davet ediyormuş. Devamı…


NAYMAN HANLIĞI’NIN BOZKURT DEVLET MÜHRÜ

2017 Kasım ayında Almatıda “Merey” yayınevinden neşredilen “NAYMAN HANLIĞI TARİHİ VE KÜLTÜRÜ” isimli kitapta önemli bilgilere yer veriliyor. Bilim adamlarınca Türk kökenli mi, Moğol kökenli mi olduğu çok tartışılan Naymanların Türk kökenli olduğu çeşitli kaynaklarla ortaya konuyor. Nayman isminin Moğolca sekiz anlamına geldiği, bunun da “sekiz oğuz” sözüyle alakalı ve aslında Naymanların sekiz büyük Türk boyundan oluşan bir boylar federasyonu olduğu belirtiliyor. 

Kitapta Nayman Hanı Tayan Han’ın baş veziri Tatatonga tarafından korunan Nayman Hanlığı Devlet Mührü’nün sembolik resmi de yer alıyor. Kitabın yazarı Prof. Dr. Zardıkhan Kıynayatulı’nın kitabında verdiği tasviri resimde bozkurt resmi ve V şeklindeki sembol görülüyor. 

Bunun dışında yazar Cengiz Han ve bugünkü Moğolların kullandığı yazının Nayman yazısı olduğunu da belirtiyor. Çeşitli kaynaklara dayandırarak verdiği bilgide yazar, Cengiz Han 1204 yılında Nayman Hanlığı’nı yenilgiye uğrattıktan sonra, Tayan Han’ın baş veziri Tatatonga’yı esir olarak yanında götürdüğünü ve ondan Naymanların devlet idaresinde kullandıkları yazıyı kendilerine öğretmesini istediğini belirtiyor. Prof. Dr. Kıynayatulı kitabında, Uygur asıllı olmasından dolayı bu yazı ilim aleminde “Uygur yazısı” olarak geçtiğini, ama bu yazının Tatatonga’dan çok önceleri Naymanlar tarafından Soğd yazısından esinlenerek icat edildiğine, Runik yazıyla birlikte hanlıkta kullanıldığına dikkat çekiyor. Devamı…


AVRUPA VE TÜRKİYE KAZAKLARINA VERİLEN ÖDÜL

Astana’da 10 Kasım 2017’de önemli bir toplantı, yani Kazak Alaş Orda Mlli Hükümeti’nin 100. yıldönümü vesilesiyle uluslararası sempozyum gerçekleştirildi.

Kazakistan’ın siyaset, kültür ve bilim alanındaki önde gelen temsilcileri ve yurt dışından konuklarla 1600 kişinin katıldığı bu toplantıdan sonra Kazakistan İlimler Akademisi’nin Alaş Madalyası ile ödüllendirildik. Devamı…


ЕУРОПА ЖӘНЕ ТҮРКИЯ ҚАЗАҚТАРЫНА БЕРІЛГЕН МАРАПАТ

2017 жылы, 10 қараша күні Астанаьда алқалы жиналыс өтіп Алаш Ордаьның 100 жылдығына байланысты халықаралық ғылыми-практикалық конференция болып өтті.

Қазақстанның саясат, мәдениет және ғылым саласының көрнекті өкілдері толығымен қатысқан осы конференциядан кейін Қазақстан ғылым академиясының Алаш төс белгісіне марапатталдық. Devamı…


SAZIN TARİHİNİ 6.000 YIL ÖNCESİNE GÖTÜREN KAYA RESMİ

Türk sazının atası sayılan Kazak Türklerinin iki telli dombırasının tarihini 6 bin yıl öncesine götüren neolitik devrine ait kaya resminde, dombıra ve onun çevresinde dans eden dört beş kişinin resmi bulunmaktadır. Bu kaya, Sovyet döneminde 1986’da Almatı Eyaleti Jambıl ilçesi Maytöbe (Maytepe) mevkinde ünlü etnograf Jagda Babalık tarafından bulunmuştu.

Resim bulunduğu kayadan kesilerek 1988’de Almatı’daki Ikılas Dükenulı Halık Çalgıları Müzesine kondu. Müze Müdürü Sabetkazı Akatayev 1988’de Aray dergisine kaya resminin bir şeklini çizerek koyduğu “Asırlar Öncesinden Gelen Ses” adlı makalesinde resimde dans eden beş kişinin tasvir edildiğini ve en önde bir dombıra resmi olduğunu söylemektedir. Devamı…


ҚАЗАҚСТАННЫҢ ЖАҢА ӘЛІПБИІ ҚҰТТЫ БОЛСЫН!

Елбасы Нұрсұлтан Назарбаевтың латынға негізделген 32 таңбадан тұратын жаңа қазақ әліппесін қабылдағаны жөнінде жаңалықты естіп қуанып отырмын. Бұл қазақ тілі мен ұлттық мәдениеттің өркендеуі жөнінде басылған үлкен қадам. Өйткені кирилл әріптері славян текті халықтардың төл таңбалары. Оларға жарасады. Қазақ халқы славян текті болмағандықтан ол әліпбиден ұлттық немесе халықаралық басқа бір әліпби жүйесіне қайткен күнде де өтуі қажет еді.

Devamı…


YENİ KAZAK ALFABESİ BELİRLENDİ

Kazakistan’ın yeni alfabesi 26 Ekim 2017 tarihinde Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev tarafından kabul edildi. İngilizce bilgisiyar klavyesi temel alınan yeni alfabede, klavyede olmayan ancak Kazakçaya mahsus ince ünlü sesler kalın sesli harflerinin sağ tarafına apostrof konularak verilmeye çalışılmış.

Devamı…


BÜYÜK TARİHÇİ BAYMİRZA HAYİT İSTANBUL’DA ULUSLARARASI BİR SEMPOZYUMLA ANILDI

İstanbul’da 9-10 Ekim 2017 tarihinde İstanbul Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde önemli bir uluslararası sempozyum gerçekleştirildi. Sempozyum Türk tarih ve kültür araştırmalarına büyük hizmetleri geçen bir tarihçiye hasredilmişti: Dr. Baymirza Hayit. “Doğumunun 100. Yılında Baymirza Hayit ve Günümüzde Türkistan Tarihi Araştırmaları” adlı uluslararası sempozyumu Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tarih Bölümü, Rumeli Üniversitesi, Türk Tarih Kurumu, Türk Dünyası Belediyeler Birliği ve Türk Ocakları İstanbul Şubesi tarafından ortaklaşa olarak düzenledi.

İki gün süren sempozyuma ABD, Almanya, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Rusya, Türkmenistan ve Türkiye gibi ülkelerden 35 bilim adamı ve yazar katıldı. Önemli bilgiler ile fikirlerin sunulduğu sempozyum dokuz oturum halinde gerçekleştirildi. Her oturuma da Dr. Baymirza Hayit’e yakın devlet ve kültür adamlarının ismi verilerek, bu vesileyle onların da hatırlanması sağlandı. Oturumlara ismi verilen Mustafa Çokay, Veli Kayyum Han, Tahir Çağatay, Cengiz Dağcı, Abdülvahap Oktay, Hüseyin İkram Han ve Ziyaeddin Babakurban da Baymirza Hayit gibi Türkistan veya Kırım coğrafyasından Avrupa’ya veya Anadolu’ya gelmiş şahsiyetlerdir. Hepsi hayatlarını Türkistan tarihine ve bağımsızlık mücadelesine adamışlardı. Devamı…


KAZAK TARİHİ KONUSUNDA DEV ESER

Geçtiğimiz günlerde bir sempozyum için İstanbul’a gelen El-Farabi Kazakistan Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Talas Omarbekov’un başkanlığında her bölümünü sahasında uzman Kazak tarihçilerin yazdığı dört cilttik eski devirlerden günümüze Kazak tarihini bu sene yayınladılar.

Dört cilt kitabın içeriğine ayrı ayrı baktığımızda eserin önemi daha da anlaşılacaktır. Ayrıca her bölümü Kazakistan’ın önde gelen tarihçilerinin kaleme aldığını da göz önünde tutmalıyız. Devamı…