ETNOGRAFİK BİR MÜZİKAL ANCAK BU KADAR BAŞARILI OLUR

Dün akşam Abay Okulu Spor Salonunda müthiş bir müzikal tiyatro izledik. Öncelikle mekan ve dekor çok orjinal ve etkileyici idi. Spor salonuna bir keçe yurt kurulmuştu. Sahne içiydi. Seyirciler çeperlerde yerleşmişti. İşin kötüsü bu dekorda fazla seyirci alınamıyordu. Dolayısıyla çok kişinin izleme şansı yoktu. Ama merak etmeyin sizler için baştan sona videoya aldım.

Tiyatro oyunu “Şanıraq” diye isimlendiriliyor. Şanıraq baba ocağı, aile anlamına geliyor Kazakçada. Burada aile anlamında olsa gerek. Çünkü, bir ailede olabilecek olaylar canlandırılıyor. Daha açık bir ifadeyle bir ailede beşikten, yani doğumdan ölüme kadar gelenekler müzik ve tiyatro ile resmediliyor. Devamı…


YENİ KİTAP: KAZAK BAKIŞ AÇISIYLA KÜRESEL TARİH 

Birkaç yıldan beri üzerinde çalıştığım kitap projesinde nihayet sona yaklaştım. Dünya tarihi üzerinde yeni bir konsept üzerinde çalışıyordum. Bugüne kadar yazılan dünya tarihlerinden farklı olacaktı. Çünkü, okuduklarımda Türkler ve özellikle İslam öncesi Türk tarih ve kültürü çok az veya yok gibiydi.

Zaten böyle kitap yazımı için çıkmamda temel sebep bu eksikliği bir nebze olsun gidermekti. Bu çalışmama özellikle Kazakistan’da akademisyenler ve gazeteciler çok ilgi gösterdiler. Devamlı röportajlarda bunu soruyorlar.

Çalışmanın Allah’ın izniyle seneye Eylül ayından sonra dört dilde, Kazakça, Türkçe, İngilizce ve Rusça yayınlanması planlanıyor. Kazaklar çok ilgilendikleri için önceliği Kazakça nüshaya vererek şimdiden kapak tasarım çalışmaları başladı. Bakalım bu ilk kapağı beğenecek misiniz? Tabii bu kapak kesin değil, kitap neşredilene kadar başka tasarımlar da yapılacaktır.

Prof. Dr. Abdulvahap Kara


Әбдуақап Қара: Әлем тарихын қазақтың көзімен қарап, қайта жазып жатырмын

(Түркия республикасында туып-өскен тарихшы, шоқайтанушы ғалым, Ыстамболдағы Мимар Синан көркем өнер университетінің профессоры Әбдуақап Қарамен сұқбат)

Сөздік қорымды сөздікпен толтырдым

«Адам айдаса бармайсың, дәм айдаса қалмайсың» дегендей, дәм тартып, Ыстамбұл қаласына келіп қалғанымызда, өзіңізбен кездесіп, кеңесудің сәті түсті. Шетелде туып өскен қазақ ғалымдардың өмір-баяны елдегі ағайынға қызық болары сөзсіз. Сондықтан, әуелгі сөзді өзіңіздің өмір-тарихыңыздан бастасақ.

Біз енді осы Ыстамбұлдың тумасымыз. 1961 жылы осы Зейтінбұрын ауданында өмірге келдім. Әрине, шетелде қазақ болып өмір сүру оңай емес. Халқымыздың бір жақсы қасиеті – салт-дәстүрінің мықтылығы. Алтайдан ел ауа көшіп, осы Анадолыға жеткен ширек ғасырлық көште де көшбасшы аталарымыз бен қайсар аналарымыз ру-тайпалық түзімді, салт-жораны мықты сақтады. Атадан балаға жалғасқан сол тамаша салт бізге дейін жалғасты. Біз ру басылар мен ақсақалдардың сөзін екі етпейтін үлкендердің өнегесін алып ер жеттік. Соған өзімді бақытты санаймын. Ал, кейінгі ұрпақ оларды көрген жоқ. Өзім жастайымнан кітап оқуға бейім болып өстім. Ақша мен сауданың соңынан кетпедім. Әкемнің тері киімдер тігетін шеберханасы және сататын дүкені болды. Оларға қызықпай оқу мен білімнің соңына түстім. Devamı…


ÇEVİRİ SORUMLULUK İSTER

Özellikle Türk lehçelerinden çeviri, çoğunluğun zannettiği gibi hiç de kolay bir iş değildir. Şahsen ben zaman zaman Kazakçadan Türkçeye çevri yaptığım zamanlar çok zorlanıyorum. Çünkü, Kazakça insan huy ve davranışları, tabiat tasvirleri açısından çok zengin bir dildir. Bazen Kazakçasını anlıyorum, ama Türkçesini oturtmakta çok zorlanıyorum.

Devamı…


ЛАТЫН ӘЛІПБИІНЕ КӨШУ РЕФОРМА ЕМЕС, ҰЛТТЫҚ АЛФАВИТТІ ҚАЛПЫНА КЕЛТІРУ

1991 жылдың 18-20 қарашасында Ыстамбұлда Мармара Университеті Түркітану  нститутының басшылығымен өткен Заманауи түркі әліпбилері атты халықаралық симпозиумға ішінде Қазақстан да бар, түркі әлемінің әр түрлі елдерінен 28 тіл ғалымы қатысты. Ғалымдар түркі тілдері үшін қазіргі күнде ең ынғайлы алфавиттің латын әліпбиі екенін бір ауыздан қабылдады. Сондай-ақ әр елдің бір келкі латын әліпбиіне өтуінің бауырлас елдер арасындағы түсіністік пен байланыстарды қолайластыратынына байланысты бүкіл түркі тілдеріне жарамды 34 таңбалық бірыңғай ортақ латын алфавитін белгіледі. Бұл шешім, Кеңес Одағының 1991 жылы желтоқсан айында ыдырау қарсаңында қабылданды. [1]

Devamı…


MOĞOLLARIN GİZLİ TARİHİ’NİN ORJİNAL NÜSHASI NİÇİN GİZLENİYOR?

Dünya tarihinde önemli bir yeri olan Cengiz Han’ın soyu konusu ve kurduğu devletlerin Türk mü? Moğol mu? sayılması gerektiği tartışmalıdır. Bazı tarihçiler Altın Orda’yı Türk devleti derken, bazıları Moğol İmparatorluğu ve bazıları da Türk-Moğol İmparatorluğu olarak adlandırmaktadır.

Bu tartışmalara 1240’ta yazıldığı tahmin edilen “Moğolların Gizli Tarihi” isimli kitap açıklık kazandırabilir. Ancak, bugün elden ele dolaşan ve onun üzerinden çeşitli dillere tercümesi yapılan Moğolca  “Moğolların Gizli Tarihi” kitabın aslında orjinali değildir. 1240 yazıldığı tahmin edilen eserin 1382’de Çince’ye çevrilen nüshasından Moğolca’ya çevrilmiş halidir. Ünlü Kazak bilim adamı ve ömrünü 40 yılını Kazakça ve Moğolca’nın benzerliklerini araştırmaya adamış ve konuda sözlükler hazırlamış Bazılkhan Bukatoğlu (1932-2012) orjinal nüshanın Türkçe olmasından şüphelenmektedir. Devamı…


PROF. DR. MÜBAHAT KÜTÜKOĞLU RESİM SERGİSİ

1982-1986 yıllarında Lisans döneminden İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümünde rahle-i tedrisinden geçtiğimiz değerli hocamız Prof. Dr. Mübahat Kütükoğlu’nun emeklilik döneminde hobi olarak yaptığı 200 kadar yağlı boya tablodan yapılan seçmelerden bir resim sergisi bugün açılıyor.

Bu serginin düzenlenmesinde emekleri olan Türk Kültürüne Hizmet Vakfı yetkilileri ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak başka olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Herkes davetlidir.


BİR MÜBAREK ADAMIN CENAZESİ

Geçtiğimiz günlerde Köln’de vefat eden Mübarek Garip büyüğümüzün cenazesi bugün Güneşli Kazakkent Altay Camii’nde kılınan öğle namazını müteakip kaldırıldı.

Devamı…


ZENGİN VE MUTLU OLMANIN SIRRI

Bir köyde iki kardeş yaşıyormuş. Bir akşam üzeri tam yemeğe oturdukları sırada kapı çalınmış. Küçük kardeş kapıyı açmış. Yaşlıca bir adam:

– Karnım aç. Beni bu gece konuk olarak kabul eder misiniz?

– Sen kimsin?

– Ben Hızırım.

– Hangi Hızır?

Devamı…


İKİ DEĞERLİ KAZAK DEVLET ADAMIYLA ÇEYREK ASIR ÖNCE 

İlk defa Kazakistan’a 1992’de Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in Almatı’da düzenlediği Dünya Kazak Kurultayı’na katılmak üzere gittiğimde tanıştığım iki değerli genç, (tabii ben de gencim) biri Alikhan Baymenov ve diğeri de Kırımbek Köşerbayev. İkisi de Kazakistan’ın önemli devlet makamlarında başarıyla görev yapmaktalar. Devlet görevlerine ek olarak Alihan Baymenov Türkiye’de dört binlik zeka ve strateji oyunu mangala tanıtımına önemli katkı yapan Dokuz Kumalak Federasyonu’nun başkanlığını da yürütmektedir. 

Devamı…