YENİ KİTAP: ARABULUCU SURİYE DÜĞÜMÜ

2017’de Astana’da yayınlanan bu kitabı Kazakistan’ın önde gelen diplomatlarından Nurlan Oñjanov kaleme almış. Üç ana ve altı alt bölümden oluşan eserde Suriye krizini uluslararası alanda çözüm girişimleri ve bu çözüm de Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in oynadığı rol hakkında geniş çaplı bilgi veriliyor.

Ayrıca kitapta Türkiye ve Rusya ilişkilerinin bozulması ve bunun çözümüne de ayrı bir bölüm ayrılmış. Kitabın son bölümünde Kazakistan’ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilmesi süreci de anlatılıyor.


ANKARA’DA TARİHİ BULUŞMA

Geçtiğimiz hafta, 5 Aralık 2017’de Ankara’da Kazakistan Büyükelçiliği’nin 26. bağımsızlık yılı ve Kazakistan-Türkiye diplomatik ilişkilerinin 25. yılı münasebetiyle düzenlediği resepsiyonunda benim için tarihi bir buluşma gerçekleşti. “Turgut Özal ve Türk Dünyası – 1983-1993 Türkiye-Türk Cumhuriyetleri İlişkileri” kitabında adından sık sık söz ettiğimiz dönemin Dış İşleri Bakanlarından Hikmet Çetin ile tanışmak ve konuşmak imkanı oldu.

Kendisine kitabından bahsettim çok memnun oldu. Ve sayın bakanımıza söz verdiğim gibi bugün bir adet kendisine posta ile gönderdim.

Hikmet beyde hayret ettiğim bir şey hala 20 yıl öncesi gibiydi, sanki hiç yaşlanmamıştı. Allah kendisine sağlıklı uzun ömürler versin.


ALMATIDA QAYGILI QAZA / ALMATI’DA BÜYÜK KAYIP

Belgili gulama Haliyfa Altay atamızdın zayıbı Biybätiş apamızdıñ bügin, yagnıy 2017 jılı, 13 jeltoqsan särsenbi küni tänerten Almatı vaqtı boyınşa 12.00 mölşerinde düniyeden ozganı qabarlandı. Alla tagala apamızdı jarılqasın. İymanı joldas, topırağı torqa bolsın. Türkiya jäne Evropa elderindegi bala-şagalarınıñ ülgerüvine baylanıstı canazanın juma küni juma namazınan soñ oqılatını mälimdeldi. Marqum bul düniyeden jaqın arada ötetinin bilip jürgen sıyaqtı edi. Öytkeni ötken qazan ayında Almatıda sälem berip batasın aluv maqsatımen barıp tömendegi estelik fotoga tüsip jatqanda: “Bul bälkim meniñ soñgı fotom şığar” dep edi. “Apa olay demeñiz, äli alda talay jıldar bar” degem. Söytsem marqum öziniñ ol düniyege attanatının sezim jür eken. Janı jannatta bolğay! Jaqın tuvıstarınıñ qayğısına ortaqtasıp köñil aytamın. Değerli din büyüğümüz Halife Altay’ın eşi Biybatiş ninemizin bugün, yani 13 Aralık 2017 günü Almatı saatiyle 12.00 sularında Hakk’ın rahmetine kavuştuğu bildirildi. Yüce Mevla’dan kendisine rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Merhum vefat edeceğini sanki biliyor gibiydi. Ekim ayında Almatı’ya gittiğimde hal ve hatırını sormak için uğramış ve aşağıdaki hatıra fotoğrafını çekerken “Bu belki de benim son fotoğrafım olacaktır” demişti. Biz de “Nine öyle demeyiniz, Allah gecinden versin” demiştik. Meğer o rastgele söylenen bir laf değilmiş. Mekanı cennet olsun. Cenazesinin Türkiye ve Avrupa ülkelerindeki çocuklarının ve torunlarının gelişine bağlı olarak Cuma günü Almatı merkez Camii’nden cuma namazından sonra kaldırılacağı ifade edildi.


АТЫМТАЙ ЖОМАРТ БАЙҒА ӨКПЕЛЕУГЕ БОЛА МА?

17-18 жастан бастап күндіз түні жұмыс істеп байыған бір адам жасы 50-60-тан асса да әлі де күндіз түні жұмыс істейді екен. Өйткені жылдар бойы істеп көптеген завоты, құрылысы, шаруашылықтары болыпты. Оларға күн сайын уақыт бөліп араламаса, олар дұрыс жұмыс істемей тоқтап қалады екен.

Бұл байдың ерекшелігі тапқан ақша-байлығын жан жағындағы адамдарға тегін таратып беріп отырады екен. Кейде біреулер алмаймын деп қашқақтаса алдап сулап қазна-байлығымнан алыңызшы деп жалбарынған кездері де болады екен. Тіпті дүркін дүркін жиналыстар өткізіп халықты келіп байлығынан алуға шақырып отырады екен. Devamı…


MALINI MÜLKÜNÜ ETRAFINA DAĞITAN HAYIRSEVER CÖMERT BİR ZENGİNE DARILMAK GEREKİR Mİ?

17-18 yaşından itibaren devamlı çalışarak zenginleşen bir adam 50-60 yaşını geçse de hala gece gündüz çalışmaktaymış. Çünkü yıllar boyunca çalışıp elde ettiği çok sayıda fabrikası, işletmesi ve holdingleri varmış. Bunları devamlı dolaşarak kontrol etmezse işler aksamaya başlıyormuş.

Bu zenginin önemli özelliği kazandığı tüm kazandıklarını etrafındaki insanlara karşılıksız dağıtmaktan hoşlanmasıymış. Adeta bundan büyük bir haz duyarmış. Hatta bazen kimileri istemiyoruz diyerek kaçsalar da, peşlerinden koşarak hazinelerinden almaları için yalvarmaktan da çekinmiyormuş. Bu amaçla zaman zaman toplantılar düzenleyip halkı zenginliklerinden almaya davet ediyormuş. Devamı…


NAYMAN HANLIĞI’NIN BOZKURT DEVLET MÜHRÜ

2017 Kasım ayında Almatıda “Merey” yayınevinden neşredilen “NAYMAN HANLIĞI TARİHİ VE KÜLTÜRÜ” isimli kitapta önemli bilgilere yer veriliyor. Bilim adamlarınca Türk kökenli mi, Moğol kökenli mi olduğu çok tartışılan Naymanların Türk kökenli olduğu çeşitli kaynaklarla ortaya konuyor. Nayman isminin Moğolca sekiz anlamına geldiği, bunun da “sekiz oğuz” sözüyle alakalı ve aslında Naymanların sekiz büyük Türk boyundan oluşan bir boylar federasyonu olduğu belirtiliyor. 

Kitapta Nayman Hanı Tayan Han’ın baş veziri Tatatonga tarafından korunan Nayman Hanlığı Devlet Mührü’nün sembolik resmi de yer alıyor. Kitabın yazarı Prof. Dr. Zardıkhan Kıynayatulı’nın kitabında verdiği tasviri resimde bozkurt resmi ve V şeklindeki sembol görülüyor. 

Bunun dışında yazar Cengiz Han ve bugünkü Moğolların kullandığı yazının Nayman yazısı olduğunu da belirtiyor. Çeşitli kaynaklara dayandırarak verdiği bilgide yazar, Cengiz Han 1204 yılında Nayman Hanlığı’nı yenilgiye uğrattıktan sonra, Tayan Han’ın baş veziri Tatatonga’yı esir olarak yanında götürdüğünü ve ondan Naymanların devlet idaresinde kullandıkları yazıyı kendilerine öğretmesini istediğini belirtiyor. Prof. Dr. Kıynayatulı kitabında, Uygur asıllı olmasından dolayı bu yazı ilim aleminde “Uygur yazısı” olarak geçtiğini, ama bu yazının Tatatonga’dan çok önceleri Naymanlar tarafından Soğd yazısından esinlenerek icat edildiğine, Runik yazıyla birlikte hanlıkta kullanıldığına dikkat çekiyor. Devamı…


AVRUPA VE TÜRKİYE KAZAKLARINA VERİLEN ÖDÜL

Astana’da 10 Kasım 2017’de önemli bir toplantı, yani Kazak Alaş Orda Mlli Hükümeti’nin 100. yıldönümü vesilesiyle uluslararası sempozyum gerçekleştirildi.

Kazakistan’ın siyaset, kültür ve bilim alanındaki önde gelen temsilcileri ve yurt dışından konuklarla 1600 kişinin katıldığı bu toplantıdan sonra Kazakistan İlimler Akademisi’nin Alaş Madalyası ile ödüllendirildik. Devamı…


ЕУРОПА ЖӘНЕ ТҮРКИЯ ҚАЗАҚТАРЫНА БЕРІЛГЕН МАРАПАТ

2017 жылы, 10 қараша күні Астанаьда алқалы жиналыс өтіп Алаш Ордаьның 100 жылдығына байланысты халықаралық ғылыми-практикалық конференция болып өтті.

Қазақстанның саясат, мәдениет және ғылым саласының көрнекті өкілдері толығымен қатысқан осы конференциядан кейін Қазақстан ғылым академиясының Алаш төс белгісіне марапатталдық. Devamı…


SAZIN TARİHİNİ 6.000 YIL ÖNCESİNE GÖTÜREN KAYA RESMİ

Türk sazının atası sayılan Kazak Türklerinin iki telli dombırasının tarihini 6 bin yıl öncesine götüren neolitik devrine ait kaya resminde, dombıra ve onun çevresinde dans eden dört beş kişinin resmi bulunmaktadır. Bu kaya, Sovyet döneminde 1986’da Almatı Eyaleti Jambıl ilçesi Maytöbe (Maytepe) mevkinde ünlü etnograf Jagda Babalık tarafından bulunmuştu.

Resim bulunduğu kayadan kesilerek 1988’de Almatı’daki Ikılas Dükenulı Halık Çalgıları Müzesine kondu. Müze Müdürü Sabetkazı Akatayev 1988’de Aray dergisine kaya resminin bir şeklini çizerek koyduğu “Asırlar Öncesinden Gelen Ses” adlı makalesinde resimde dans eden beş kişinin tasvir edildiğini ve en önde bir dombıra resmi olduğunu söylemektedir. Devamı…


ҚАЗАҚСТАННЫҢ ЖАҢА ӘЛІПБИІ ҚҰТТЫ БОЛСЫН!

Елбасы Нұрсұлтан Назарбаевтың латынға негізделген 32 таңбадан тұратын жаңа қазақ әліппесін қабылдағаны жөнінде жаңалықты естіп қуанып отырмын. Бұл қазақ тілі мен ұлттық мәдениеттің өркендеуі жөнінде басылған үлкен қадам. Өйткені кирилл әріптері славян текті халықтардың төл таңбалары. Оларға жарасады. Қазақ халқы славян текті болмағандықтан ол әліпбиден ұлттық немесе халықаралық басқа бір әліпби жүйесіне қайткен күнде де өтуі қажет еді.

Devamı…