KAZAK TÜRKÇESİ ÖRNEĞİNDE TÜRK DİLİNİN ZENGİNLİKLERİNDEN BİRİ AKRABA İSİMLERİ

Türk lehçeleri içinde akraba isimlerinin zenginliğini en iyi koruyanlardan biri Kazak Türkçesidir. Bu da normaldir. Çünkü Kazaklar, Türk halklarının kadim Bozkır kültürünün, yani konar göçer hayatının en son temsilcilerinden biridir. Bir çok Türk boyu, konar göçer hayatı terk ederek şehirleşmeye asırlar öncesinden geçmişlerdir. Konar göçer hayatta güçlü olan akrabalık ilişkilerin şehir hayatında törpülendiği bir gerçektir. Bu yüzden şehirleşmeyi erken tamamlayan Türk halklarında bazı akrabalık isimlerinin kaybolmuş olması yadırganmamalıdır.

Kazak Türkçesindeki akrabalık isimlerini ana hatlarıyla vermek gerekirse:

Baba tarafından akrabalar:

ata: dede

argı ata: dedenin babası ace: nine

ake: baba

ana: ana

apke: abla

karındas: kız kardeş

aga: ağabey

ini: erkek kardeş

agayın: yakın akraba

apa: nine

baba: dedenin babaları, cetler cenge: yenge

kelin: gelin

ciyen: yeğen

ciyenşar: yeğenin çocuğu

cezde: enişte

böle: kuzen, teyze çocukları

nemereles: torun seviyesinde akraba, farklı babadan, fakat aynı dededen torunlar

atalas: dedeleri bir olan akrabalar

şöbereles: torunun çocuğu seviyesinde akrabalar

küyev: damat

nemere: torun

şöbere: torun çocuğu

nemene: torun çocuğunun çocuğu

tuvacat: torun çocuğunun çocuğunun çocuğu

cürecat: torun çocuğunun çocuğunun çocuğunun çocuğu

cegcat: torun çocuğunun çocuğunun çocuğunun çocuğunun çocuğu

Kadınlara mahsus akrabalık isimleri:

sinli: kadının kız kardeşi

kayınsinli: kadının kendisinden küçük görümcesi kayınbiyke: kadının kendisinden büyük görümcesi abısın: kadının kendisinden büyük eltisi acın: kadının kendisinden küçük eltisi

Yukarıda saydıklarımız baba tarafından akraba isimleridir. Bununla birlikte, Türkler anne ve eş tarafından yakınlığı olan kimseleri de akraba olarak görürler. Bir Kazak deyişi “Er cigittin üş curtı boladı. Biri tuvgan curtı, ekinşisi nagaşı curtı, üşinşisi kayın curtı”, yani yiğit kişinin üç yurdu (grup akrabaları) vardır. Biri baba yurdu, ikincisi dayı yurdu, üçüncüsü kayın yurdu” demektedir.

Türk olmayan bazı toplumlarda, özellikle dayı ve kayın taraflarına verilen akraba isimleri azdır. Hatta bazı dillerde kaynana ve kaynata tabirlerinin bile olmadığı görülür. Örneğin İngilizce de bu isimler için “mother-in-law” ve “father-in-law” kullanılır. Bu da kanunen, yani hukuken annem, hukuken babam manalarına gelmektedir. Evlilik ölüm veya boşanma ile sona erince hukuken annelik ve babalık da tabii olarak sona ermektedir. Bunu da, bazı toplumlarda, eş tarafından akrabalara Türkler kadar önem verilmediğinin bir göstergesi olarak kabul edebiliriz. Bu yorumu daha da genişletirsek, Türk toplumunda kadına, başka toplumlarda eşine ender rastlanır bir biçimde, çok yüksek bir önem atfedildiğini söyleyebiliriz.

Çünkü, Türk toplumları evlendiği kadının akrabalarına da baba tarafından olan akrabalar kadar önem vermişlerdir. Mesela, Kazak Türklerinde bu konuyla ilgili bir deyiş şöyle demektedir: “Küyev cüz cıldık, kuda mın cıldık”, yani damat yüz yıllık, dünür bin yıllık. Bu deyiş bize evlilik yoluyla kurulan akrabalığın evlilik ölüm ile sona erse bile devam ettiğini göstermektedir. Çünkü bir damat en fazla 100 yaşına kadar yaşayabilir. Ama o evlilik dolayısıyla kurulan akrabalık, yani dünürlük bin yıl, diğer bir deyişle daha sonraki nesillerde de devam edebilir.

Ayrıca, Kazaklarda dünürlere çok büyük saygı gösterilir. O yüzden bir deyiş “kuda bol dep kıynaydı, kudasın kudayday sıylaydı”, yani dünür ol diye ısrar eder, dünürüne (haşa) tanrı gibi hürmet eder, demektedir. Gerçekten, Kazak toplumunda dünürler her zaman çok büyük saygı ve sevgi görmektedirler. Evlerde baş köşeye oturtulmaktadır. Bu da tabii, evlilik bağlarının daha da güçlü olmasına olumlu etki yapmaktadır. Böylece toplumun çekirdeğini teşkil eden aile kurumunun daha sağlam olmasını sağlamaktadır.

Kazak Türkçesi anne ve eş tarafından akraba isimleri konusunda çok pratiktir. Kazak Türkçesinde “nagaşı” dayı, “kayın” kayın manasına gelmektedir. Baba tarafından kullandığımız akraba isimlerinin başına “nagaşı” veya “kayın” kelimesini getirerek anne tarafının veya eş tarafının akrabalık isimlerini türetebiliriz.

Dayı tarafından akrabalar için:

nagaşı ata: dede, annenin babası

nagaşı ace veya nagaşı apa: nine, anne tarafından

nagaşı aga: annesinin kendisinden büyük erkek kardeşi

nagaşı ini: annesinin kendisinden küçük erkek kardeşi

nagaşı apke: annesinin kendisinden büyük kız kardeşi

nagaşı karındas: annesinin kendisinden küçük kız kardeşi

nagaşı cenge: dayısının hanımı

nagaşı cezde: annesinin kız kardeşiyle evli enişte

Eş tarafından akrabalar için:

kuda: dünür, dünürün yetişkin erkek çocukları

kudagıy: dünürün hanımı

kudaşa: dünürün kızı

kuda bala: dünürün erkek çocuğu

kayın ata: kaynata

kayın ene: kaynana

kayın aga: eşinin ağabeyi

kayın biyke: eşinin ablası

kayın ini: eşinin erkek kardeşi

baldız: baldız

baca: bacanak

Görüldüğü güzel Türkçemiz akraba isimlerine de zengin bir dildir. Bunu Türk toplumsal hayatındaki akrabalık ilişkilerinin dile yansıması olarak değerlendirebiliriz. Bize düşen dilimizdeki akrabalık isimleri konusundaki bu zenginliğimizi kaybetmemektir. Bunun için de akrabalık ilişkilerimizi canlı tutmaya özen göstermeliyiz.

Doç. Dr. Abdulvahap Kara

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *