EN MUTLU KAZAK DİYASPORASI: TÜRKİYE KAZAKLARI

 

İkinci göç kafilesi Çin’deki 1949 İhtilali’nden sonra gerçekleşti. Sultan Şerif Zuvkaoğlu, Hüseyin Teyci Tölevbayoğlu, Alibek Hakim Rahimbekoğlu, Delihan Canaltay Canımhanoğlu gibi liderlerin öncülüğünde Hindistan’ın Keşmir şehrine ulaştı. Her iki göçün mensupları 13 Mart 1952 günkü Bakanlar Kurulu kararıyla, Türkiye’ye iskânlı göçmen olarak kabul edildiler. Sayıları yaklaşık iki bin kadar olan Kazaklar Eylül 1952’den itibaren Türkiye’ye gruplar halinde gelmeye başladılar. Son grup 1954 yılının ilkbaharında geldi. Bunlar kendi istekleri doğrultusunda Türkiye’nin Kayseri, Manisa, Nigde ve Konya vilayetlerinde çeşitli ilçe ve köylere yerleştirildi.

Zaman içinde Kazaklar, Türkiye’deki köyden şehre akımına uyarak İstanbul’a yerleşmeye başladılar. Hatta bir kısmı 1960’lardan itibaren Türkiye’den Avrupa’ya yapılan işçi akınına da katılarak Almanya, Fransa, İngiltere ve İsveç gibi ülkelere yerleştiler.

Onların İstanbul’da ilk tercih ettikleri yer Zeytinburnu oldu. Daha sonra Küçük Çekmece, Sefaköy, Bağcılar ve Ümraniye gibi semtlere de yerleştiler. İlk olarak inşaatlarda, yol ve Halkalı – Sirkeci demiryolu inşasında çalıştılar. Daha sonra ata meslekleri olan dericilik sektörüne kaydılar. Bu sektörde ilk defa atık deri parçalarının değerlendirilmesinde öncülük yaptılar. Bir kısım Kazaklar ise plastik sektörünü kayarak muşamba ve naylon imalinde şirketleşerek fabrikalar işlettiler.

1970’lere gelindiğinde İstanbul gibi pahalı bir şehirde kirada oturmanın zorluğu gözönüne alınarak göç liderlerinden Delilhan Canaltay’ın öncülüğünde bir toplu konut kooperatifi kuruldu. Böylece 300 kadar aile Bağcılar ilçesinde bugün Evren Mahallesi olarak anılan yerde Kazakkent’i inşa ettiler.

Onların hayatında, 16 Aralık 1991 tarihi bir dönüm noktasını teşkil etmektedir. Bu tarihte Kazakistan, Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in liderliğinde bağımsızlığını ilan etti. Kazakistan bağımsızlığını ilk tanıyan devlet Türkiye Cumhuriyeti oldu. Bu da Türkiye’deki Kazakların sevincine sevinç kattı. Türkiye Kazaklarının sosyal ve kültürel hayatını yıllar sonra araştıracaklar, Kazakistan’ın bağımsızlığından önceki dönem, sonraki dönem olarak ele alacakları muhakkaktır. Çünkü bu, Türkiye’deki Kazakların hayatında son derece önemli bir olaydır.

Bağımsızlığını ilan eden Kazakistan, dış dünyadaki soydaşlarıyla yaklaşık 70 yıldır kopuk olan ilişkilerini düzeltmek için fazla vakit kaybetmedi. Eylül 1992’de Dünya Kazakları Kurultayının ilki yapıldı. Türkiye’den 104 kişi katıldı. İnsanlarda büyük bir heyecan vardı. Herkeste anavatana ve soydaşlarına kavuşmanın büyük mutluluğu okunuyordu. Kurultayda Türkiye’den giden Kazaklar yaşadıklarına inanamıyor, bir rüyada yaşar gibiydiler. Bundan önce video kasetlerde, fotoğraflarda gördükleri Kazakistan’ı gerçekten yaşıyorlardı. 50 yıldan fazla bir zamandır çektikleri vatan hasreti bitmişti.

Kurultay esnasında Dünya Kazakları Cemiyeti kuruldu. Başkanlığına Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Başkan Yardımcılığına Kazakistan Yazarlar Birliği Başkanı Kaldarbek Naymanbayev seçildi. Cemiyetin Yönetim Kuruluna Türkiye Kazaklarının göç liderlerinden Delilhan Canaltay seçildi. Kurultay esnasında ayrıca, Dış Dünyadaki Kazakların Kazakistan vatandaşı haklarına sahip olduğu yönünde Sergey Tereşçenko’nun Başbakanlığındaki hükümetin kararı yayınlandı. Bu karar uyarınca, yurt dışındaki Kazaklara kimlik kartları verildi.

Bundan sonra, Kazakistan ile Türkiye Kazakları arasında ilişkiler arttı. Çünkü, arada hiçbir engel kalmamıştı.

1995 senesinin UNESCO tarafından Abay Yılı ilan edilmesi sebebiyle Türkiye’de yapılan etkinlikler çerçevesinde, Zeytinburnu’nda bir caddeye Abay ismi verildi. Kültür Bakanı Talat Mamashev başkanlığında bir Kazakistan Heyeti ile dönemin Istanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, şimdiki Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan caddenin açılışını yaptı. Ne mutlu ki, bu cadde üzerinde daha sonra yapılacak modern ve büyük bir ilkokul bu vesileyle Abay adını aldı. Okulun açılışını 2003 yılında Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev bizzat Zeytinburnu’na gelerek yaptı. Bu da Istanbul Kazaklarının tarihindeki önemli olaylar arasındaki yerini aldı.

1997’de Dünya Kazak Cemiyeti ve Kazak Türkleri Vakfı, Istanbul’da bir kurultay gerçekleştirdi. Türk Hükümetinin de destek verdiği kurultay etkinliği sırasında Kazak Türkleri Vakfının bugünkü binasının açılışı yapıldı. Açılış kurdelasını Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller kesti.

2001 yılında, Kazakistan’ın bağımsızlığının 10. yılı kutlamaları çerçevesinde, Türkiye ve Avrupa Kazaklarından dört kişi Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev tarafından Kazak halkına hizmetlerinden dolayı altın madalya ile ödüllendirildi. Türkiye’den Delilhan Canaltay ile Şirzat Doğru, Avrupa’dan Abdurrahman Çetin ile Şerif Nayman’a verilen bu madalyalar, onların şahsında, Türkiye ve Avrupa Kazakları için büyük bir manevi destek oldu.

Türkiye’deki Kazaklar dini, dili ve kültürü bir kardeş ülkede yaşamanın huzurunu ve mutluluğunu doya doya duymaktadırlar. Bunu Türkiye ve Kazakistan arasındaki gün geçtikçe gelişen dostane ilişkiler daha da katmerleştirmektedir. Bu yüzden Türkiye Kazakları, diyaspora Kazakları içinde en mutlu Kazaklar olduğuna şüphe yoktur.




* Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü


Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *