ABAY’A GÖRE ÇOCUK YETİŞTİRME

Talep (öğrenme isteği) ve anlayış sevgiden çıkar. İlim ve bilime olan sevgi demin söylediğimiz üç şeyden oluşur. İlim ve bilimi çocuk en başta kendisi arayarak bulamaz. Başta zorla veya kandırarak alıştırmak (ilgisini çekmek) gerek, öğrenip (alışıp) kendi arayacak hale gelene kadar. Ne zaman bir çocuk ilim ve bilimi sevgiyle isterse, o zaman o adam olmuş demektir. Ondan sonra ondan Allah-u Teâlâ’yı tanımak, kendini tanımak, dünyayı tanımak, kendi insanlığını kaybetmeden geçimini kazanmak, zararlı olandan kaçınmak gibi farklı ilim ve bilimleri öğrenir, bilir diye ümit edilebilir.

Aksi halde, olmaz, en fazla yarım yamalak olur. Onun için çoğu zaman ebeveynler küçükken çocuklarını ikiyüzlülük etmeye alıştırırlar, sonradan hocaya verirler veya çocuklar kendileri hocaya gider, hiçbir netice olmaz. Devamı…


ÇEVİRİ SORUMLULUK İSTER

Özellikle Türk lehçelerinden çeviri, çoğunluğun zannettiği gibi hiç de kolay bir iş değildir. Şahsen ben zaman zaman Kazakçadan Türkçeye çevri yaptığım zamanlar çok zorlanıyorum. Çünkü, Kazakça insan huy ve davranışları, tabiat tasvirleri açısından çok zengin bir dildir. Bazen Kazakçasını anlıyorum, ama Türkçesini oturtmakta çok zorlanıyorum.

Devamı…


ABAY’IN KARA SÖZLERİNDEKİ “ER TOKIM” ERİN TOHUMU MU, YOKSA EYER Mİ?

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in dün yayınlanan “Ulı Dalanıñ Jeti Qırı” makalesinin başlığı “Büyük Bozkırın Yedi Kenarı” diye çevrilmiş. Güler misin, ağlar mısın? İşte bu durum bize özellikle Türk dillerinden çevirinin kolay bir şey olmadığını gösteriyor.

Ama aslında çevirin yanlış olduğu anlamsal açıdan da görüyor. İnsan biraz düşünürse böyle bir başlık olamayacağını anlaması lazım. Hemen sözlüğe bakıp “qır” kelimesinin başka anlamları ne olduğunu da görmeliydi. Devamı…