AVRUPA VE TÜRKİYE KAZAKLARINA VERİLEN ÖDÜL

Astana’da 10 Kasım 2017’de önemli bir toplantı, yani Kazak Alaş Orda Mlli Hükümeti’nin 100. yıldönümü vesilesiyle uluslararası sempozyum gerçekleştirildi.

Kazakistan’ın siyaset, kültür ve bilim alanındaki önde gelen temsilcileri ve yurt dışından konuklarla 1600 kişinin katıldığı bu toplantıdan sonra Kazakistan İlimler Akademisi’nin Alaş Madalyası ile ödüllendirildik. Devamı…


SAZIN TARİHİNİ 6.000 YIL ÖNCESİNE GÖTÜREN KAYA RESMİ

Türk sazının atası sayılan Kazak Türklerinin iki telli dombırasının tarihini 6 bin yıl öncesine götüren neolitik devrine ait kaya resminde, dombıra ve onun çevresinde dans eden dört beş kişinin resmi bulunmaktadır. Bu kaya, Sovyet döneminde 1986’da Almatı Eyaleti Jambıl ilçesi Maytöbe (Maytepe) mevkinde ünlü etnograf Jagda Babalık tarafından bulunmuştu.

Resim bulunduğu kayadan kesilerek 1988’de Almatı’daki Ikılas Dükenulı Halık Çalgıları Müzesine kondu. Müze Müdürü Sabetkazı Akatayev 1988’de Aray dergisine kaya resminin bir şeklini çizerek koyduğu “Asırlar Öncesinden Gelen Ses” adlı makalesinde resimde dans eden beş kişinin tasvir edildiğini ve en önde bir dombıra resmi olduğunu söylemektedir. Devamı…


KAZAK TARİHİ KONUSUNDA DEV ESER

Geçtiğimiz günlerde bir sempozyum için İstanbul’a gelen El-Farabi Kazakistan Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Talas Omarbekov’un başkanlığında her bölümünü sahasında uzman Kazak tarihçilerin yazdığı dört cilttik eski devirlerden günümüze Kazak tarihini bu sene yayınladılar.

Dört cilt kitabın içeriğine ayrı ayrı baktığımızda eserin önemi daha da anlaşılacaktır. Ayrıca her bölümü Kazakistan’ın önde gelen tarihçilerinin kaleme aldığını da göz önünde tutmalıyız. Devamı…


MOSKOVA ORTAK EDEBİ TÜRKÇEDEN NİÇİN KORKUYOR?

Yukarıya yazdığımız sorguya bugüne kadar kimse cevap vermemiştir. Yalnız cevap değil, zannedersek, daha kimse bu sorguyu vaz’etmiş bile değildir. Halbuki bu mes’ele 40.000.000’luk esir Türklerin ortak dertlerinin ana mes’elesidir.

Esir Türklerin Avrupa’da çıkardıkları matbuatta yalnız bir cihet zaman-zaman tesbit ve tenvir edilmiştir ki, o Moskova tarafından Türk dilinin parçalandığı, doğrandığı, ortak edebî Türkçenin ortadan kalkması için Moskova’nın geceli gündüzlü çalıştığıdır. Bu parçalama işine Moskova var gücüyle devam ediyor. Halâ, ortak edebî Türkçe ile yazmağa cesaret edenler “panturanist” töhmetiyle çok ağır cezalara uğruyorlar. Bu cezalardan Ortodoks komünistler bile yakalarını kurtaramıyorlar.

Geçenlerde S. T. ve K. F. adında iki talebeye rastlamıştım. Bunların ikisi de komünist fırkasına mensup olup, Bakû Üniversitesinde okumakta iken “Panturanizm kaçakçılığı” yapmış oldukları için hem komünist fırkasından, hem de üniversiteden kovulmuşlardır. Devamı…


SOVYET DÖNEMİNDE TÜRK CUMHURİYETLERİ EDEBİYATINDA BAYMİRZA HAYİT KARAKTERİ

9-10 Ekim 2017’de İstanbul’da gerçekleşen Uluslararası Baymirza Hayit Sempozyumunda Prof. Dr. Tursun Jurtbay bu başlıkta ilginç bir tebliğ sundu. Tebliği özetleyerek sunuyorum:

Prof. Dr. Tursun Jurtbay

Prof. Dr. Tursun Jurtbay: Tebliğime bir soruyla başlamak istiyorum. Sovyetler Birliği’ni yıkan güç neydi? Sovyetler Birliği’ni yıkan güç silah değildi. Onu yıkan güç, milli ruhtu. Peki, ideolojik yasak ve kısıtlamaların olduğu SSCB’de milli ruhu halka kim getirdi? Bu sorunun cevabı ise edebiyat ve sanattır. Tüm yasak ve kontrollere rağmen gerçekler edebiyat ve sanat eserlerinde sansüründen kurtularak ustaca dile getirilmiştir. Tarihi gerçekleri eserlerinde dilek getirenlerden birisi de Baymirza Hayit’tir. Devamı…


Белгілі жазушы Дулат Исабековтың 75 жылдығы Лондонда басталмақ

Біз кеше (2017 жылы, 29 қыркүйек күні) Алматыда жүрген кезімізде белгілі жазушы Дулат Исебеков ағамызға кездейсоқ кезігіп қалып қуанышты хабарды естідік. Оны өзіміз қана естімей, дүйім жұрт естісін деп қол телефонымызбен камерага түсіріп алдық.

Қуанышты хабар ағамыздың үш кітабы бұрындары Лондонда ағылшын тілінде жарық көрген болса, енді оның 75 жылдығына орай Лондонда фестивалі өтпек екен. Фестивал аясында қазан айының 1 күні “Жау жүрек” атты спектаклді Әуезов атындағы академиялық театр қояды. Қазан айының 2- күні Лордтар Палатасында сөз сөйлемек. Devamı…


ҚАЗАҚ КӨШІНІҢ 65 ЖЫЛДЫҒЫНА БАЙЛАНЫСТЫ ТҮРКИЯДА ҚАЗАҚ САЯБАҒЫ МЕН МУЗЕЙІ САЛЫНУДА

Түркияның Ақсарай қаласына қарасты Сұлтанханы аудан әкімдігінің қазақ тарихы мен мәдениетінің таныстырылуы үшін арнайы бөлген 3500 шаршыметрлік саябаққа бетоннан салынатын қазақ үйі пішіміндегі Қазақ Музейінің ірге тасы 2017 жылы, 15 қыркүйек күні қаланды.

Орталығы Ыстамбұлда болған Қазақ білім және зерттеу қоғамының төрағасы Серқан Дініштүрік пен Сұлтанханы аудан әкімдерінің орынбасарлары Хасан Темел мен Фатих Ағыр да қатысқан ірге тасын қалау рәсімінен кейін құрылыс машиналары жұмысқа кірісіп кетті. Devamı…


KAZAK GÖÇÜ’NÜN 65. YILI ANISINA AKSARAY SULTANHANI’NDA KAZAK PARKI VE MÜZESİ YAPILIYOR

Aksaray Sultanhanı Belediyesi’nin Kazak tarihi ve kültürünün tanıtımı için tahsis ettiği 3500 m2’lik araziye yapılacak Kazak keçe yurdu şeklindeki Kazak Müzesi’nin temeli 15 Eylül 2017 Cuma günü atıldı. Merkezi İstanbul’da bulunan Kazak Eğitim ve Araştırma Derneği (KATEAD) Başkanı Serkan Dinçtürk ve Sultanhanı Belediye Başkan Yardımcıları Hasan Temel ve Fatih Ağır’ın hazır olduğu temel atma töreninden sonra iş makineleri çalışmalara başladı.

Dernek Başkanı Serkan Dinçtürk’ün verdiği bilgiye göre, Sultanhanı Belediye Başkanı Sayın Fahri Solak’ın himayelerinde Kazak Parkı ve Müzesi’nin inşaaşı bir ay içinde tamamlanarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 94. kuruluş yıldönümünde 29 Ekim 2017’de törenle açılacaktır. Devamı…


PROF. DR. SEYİT KASKABASOV: BİZE DİL BİLİMİN TEORİSİNDEN ZİYADE DİL TARİHİ VE DİLİN TARİHİ SÖZLÜKLERİ ELZEM

Kazakistan’ın önde gelen dilbilimcisi Prof. Dr. Seyit Kaskabasov Egemen Kazakistan gazetesine verdiği uzun röportajın bir bölümünde şunları söylüyor: “Kazaklara daha çok lazım olan, dil biliminin teorisinden ziyade, Kazak dilinin tarihi. 15 ciltlik izahlı sözlük çıktı, ama bilimsel temellere dayalı bir “Kazak Dilinin Tarihi” konusunda bir geniş çaplı çalışma hala çıkmadı.

Dil bilimindeki ikinci önemli ihtiyaç, bizim Kazak dilinin tarihi sözlüğünü ortaya çıkarmamızdır. Bununla ne demek istiyorum? Şöyle ki, Orta çağlar, daha önceki veya sonraki dönemlere ait edebi eserlerimiz vardır. Onları orijinal nüshalarından inceleyerek, içlerindeki Kazakça kelimeleri ve onların başlangıç şekillerini bulmamız lazımdır.

Mesela, Orhun Abidelerini ele alalım, VII-VIII asırlarda şu kelimeler vardı diyebiliyor muyuz? IX, X, XI asırlarda şu kelimeler varmış, kullanılıyormuş, diyebiliyor muyuz? Devam edelim, XII, XIII, XIV, XV asırlardaki kullanılan kelimeler karşımıza çıkar. Böylece biz Kazak dilinin gelişme tarihini öğreniriz. Bir başka deyişle, Hoca Ahmet Yesevi’nin “Divan-ı Hikmet”, Kaşgarlı Mahmut’un “Divan-ı Lugat’it Türk” Sözlüğü veya Ahmet Yükneki, Süleyman Bakırganı, Mirza Muhammet Haydar Duğlat vb. eserlerindeki bizim Kazak sözleri o zaman nasıl bir biçimdeydi? Kelime haznesinde var mı? Kazak dili her asırda nasıl bir gelişme gösterdi? Bunları görmemiz lazımdır.” Kazakça bilenler değerli hocamız Kaskabasov’un sohbetinin devamını aşağıdaki linkten okuyabilirler.

Röportajın devamını okumak için tıklayınız


ЫСТАМБҰЛДА ҒҰЛАМА ХАЛИФА АЛТАЙ ТУРАЛЫ КІТАП ЖАРЫҚ КӨРДІ

Алтайдан шыққан, Гималаяны асып Тибеттен өтіп Үндістан мен Пәкістан арқылы 1953 жылы Түркияға барған қазақтардан Халифа Алтайдың өмірі мен идеялары зерттеліп түрік тілінде кітап ретінде жарияланды. Тәуелсіздік алғаннан кейін 1992 жылы Қазақстанға бір жолата көшіп барған Халифа Алтай Кеңестік кезеңде тамырына балта шабылған рухани өмірдің қайта қалпына келуі барысында талмай атамекенінде қызмет істеді. 2017 жылы Халифа Алтайдың туғанына 100 жыл толуына байланысты жарияланып отырған кітапта ғұламаның өмірі жан жақты баяндалғаннан кейін оның Қазақстанда дәстүрлі қазақ мұсылманшылығының терең тамыр жаюы барысында атқарған іс-қимылдары мен пікірлері де деректер негізінде келтірілген. “Анатолиядан атажұртқа рухани жетекші Халифа Алтай” деп аталған еңбектің авторы Қазыбек Исламбек осы тақырыпта 1999 жылы Ыстамбұлдағы Мармара Университетінде тарих ғылымдарының докторы, профессор Ахмет Қанлыдеренің жетекшілігінде магистрлік диссертация қорғаған. Алайда диссертацияда 1999 жылдан Халифа Алтай дүние салған 2003 жылға дейінгі уақиғалар орын алмауда. Автордың өтініші бойынша, кітаптың соңғы тарауы болған осы уақиғаларды біз жазып еңбекті толықтырдық.

[code language=”css”] <meta property="og:image" content="http://www.abdulvahapkara.com/wp-content/uploads/2017/01/halifealtay_kapak.jpg" /> [/code]

Devamı…