ALMATIDA QAYGILI QAZA / ALMATI’DA BÜYÜK KAYIP

Belgili gulama Haliyfa Altay atamızdın zayıbı Biybätiş apamızdıñ bügin, yagnıy 2017 jılı, 13 jeltoqsan särsenbi küni tänerten Almatı vaqtı boyınşa 12.00 mölşerinde düniyeden ozganı qabarlandı. Alla tagala apamızdı jarılqasın. İymanı joldas, topırağı torqa bolsın. Türkiya jäne Evropa elderindegi bala-şagalarınıñ ülgerüvine baylanıstı canazanın juma küni juma namazınan soñ oqılatını mälimdeldi. Marqum bul düniyeden jaqın arada ötetinin bilip jürgen sıyaqtı edi. Öytkeni ötken qazan ayında Almatıda sälem berip batasın aluv maqsatımen barıp tömendegi estelik fotoga tüsip jatqanda: “Bul bälkim meniñ soñgı fotom şığar” dep edi. “Apa olay demeñiz, äli alda talay jıldar bar” degem. Söytsem marqum öziniñ ol düniyege attanatının sezim jür eken. Janı jannatta bolğay! Jaqın tuvıstarınıñ qayğısına ortaqtasıp köñil aytamın. Değerli din büyüğümüz Halife Altay’ın eşi Biybatiş ninemizin bugün, yani 13 Aralık 2017 günü Almatı saatiyle 12.00 sularında Hakk’ın rahmetine kavuştuğu bildirildi. Yüce Mevla’dan kendisine rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Merhum vefat edeceğini sanki biliyor gibiydi. Ekim ayında Almatı’ya gittiğimde hal ve hatırını sormak için uğramış ve aşağıdaki hatıra fotoğrafını çekerken “Bu belki de benim son fotoğrafım olacaktır” demişti. Biz de “Nine öyle demeyiniz, Allah gecinden versin” demiştik. Meğer o rastgele söylenen bir laf değilmiş. Mekanı cennet olsun. Cenazesinin Türkiye ve Avrupa ülkelerindeki çocuklarının ve torunlarının gelişine bağlı olarak Cuma günü Almatı merkez Camii’nden cuma namazından sonra kaldırılacağı ifade edildi.


АТЫМТАЙ ЖОМАРТ БАЙҒА ӨКПЕЛЕУГЕ БОЛА МА?

17-18 жастан бастап күндіз түні жұмыс істеп байыған бір адам жасы 50-60-тан асса да әлі де күндіз түні жұмыс істейді екен. Өйткені жылдар бойы істеп көптеген завоты, құрылысы, шаруашылықтары болыпты. Оларға күн сайын уақыт бөліп араламаса, олар дұрыс жұмыс істемей тоқтап қалады екен.

Бұл байдың ерекшелігі тапқан ақша-байлығын жан жағындағы адамдарға тегін таратып беріп отырады екен. Кейде біреулер алмаймын деп қашқақтаса алдап сулап қазна-байлығымнан алыңызшы деп жалбарынған кездері де болады екен. Тіпті дүркін дүркін жиналыстар өткізіп халықты келіп байлығынан алуға шақырып отырады екен. Devamı…


MALINI MÜLKÜNÜ ETRAFINA DAĞITAN HAYIRSEVER CÖMERT BİR ZENGİNE DARILMAK GEREKİR Mİ?

17-18 yaşından itibaren devamlı çalışarak zenginleşen bir adam 50-60 yaşını geçse de hala gece gündüz çalışmaktaymış. Çünkü yıllar boyunca çalışıp elde ettiği çok sayıda fabrikası, işletmesi ve holdingleri varmış. Bunları devamlı dolaşarak kontrol etmezse işler aksamaya başlıyormuş.

Bu zenginin önemli özelliği kazandığı tüm kazandıklarını etrafındaki insanlara karşılıksız dağıtmaktan hoşlanmasıymış. Adeta bundan büyük bir haz duyarmış. Hatta bazen kimileri istemiyoruz diyerek kaçsalar da, peşlerinden koşarak hazinelerinden almaları için yalvarmaktan da çekinmiyormuş. Bu amaçla zaman zaman toplantılar düzenleyip halkı zenginliklerinden almaya davet ediyormuş. Devamı…


NAYMAN HANLIĞI’NIN BOZKURT DEVLET MÜHRÜ

2017 Kasım ayında Almatıda “Merey” yayınevinden neşredilen “NAYMAN HANLIĞI TARİHİ VE KÜLTÜRÜ” isimli kitapta önemli bilgilere yer veriliyor. Bilim adamlarınca Türk kökenli mi, Moğol kökenli mi olduğu çok tartışılan Naymanların Türk kökenli olduğu çeşitli kaynaklarla ortaya konuyor. Nayman isminin Moğolca sekiz anlamına geldiği, bunun da “sekiz oğuz” sözüyle alakalı ve aslında Naymanların sekiz büyük Türk boyundan oluşan bir boylar federasyonu olduğu belirtiliyor. 

Kitapta Nayman Hanı Tayan Han’ın baş veziri Tatatonga tarafından korunan Nayman Hanlığı Devlet Mührü’nün sembolik resmi de yer alıyor. Kitabın yazarı Prof. Dr. Zardıkhan Kıynayatulı’nın kitabında verdiği tasviri resimde bozkurt resmi ve V şeklindeki sembol görülüyor. 

Bunun dışında yazar Cengiz Han ve bugünkü Moğolların kullandığı yazının Nayman yazısı olduğunu da belirtiyor. Çeşitli kaynaklara dayandırarak verdiği bilgide yazar, Cengiz Han 1204 yılında Nayman Hanlığı’nı yenilgiye uğrattıktan sonra, Tayan Han’ın baş veziri Tatatonga’yı esir olarak yanında götürdüğünü ve ondan Naymanların devlet idaresinde kullandıkları yazıyı kendilerine öğretmesini istediğini belirtiyor. Prof. Dr. Kıynayatulı kitabında, Uygur asıllı olmasından dolayı bu yazı ilim aleminde “Uygur yazısı” olarak geçtiğini, ama bu yazının Tatatonga’dan çok önceleri Naymanlar tarafından Soğd yazısından esinlenerek icat edildiğine, Runik yazıyla birlikte hanlıkta kullanıldığına dikkat çekiyor. Devamı…


AVRUPA VE TÜRKİYE KAZAKLARINA VERİLEN ÖDÜL

Astana’da 10 Kasım 2017’de önemli bir toplantı, yani Kazak Alaş Orda Mlli Hükümeti’nin 100. yıldönümü vesilesiyle uluslararası sempozyum gerçekleştirildi.

Kazakistan’ın siyaset, kültür ve bilim alanındaki önde gelen temsilcileri ve yurt dışından konuklarla 1600 kişinin katıldığı bu toplantıdan sonra Kazakistan İlimler Akademisi’nin Alaş Madalyası ile ödüllendirildik. Devamı…


SAZIN TARİHİNİ 6.000 YIL ÖNCESİNE GÖTÜREN KAYA RESMİ

Türk sazının atası sayılan Kazak Türklerinin iki telli dombırasının tarihini 6 bin yıl öncesine götüren neolitik devrine ait kaya resminde, dombıra ve onun çevresinde dans eden dört beş kişinin resmi bulunmaktadır. Bu kaya, Sovyet döneminde 1986’da Almatı Eyaleti Jambıl ilçesi Maytöbe (Maytepe) mevkinde ünlü etnograf Jagda Babalık tarafından bulunmuştu.

Resim bulunduğu kayadan kesilerek 1988’de Almatı’daki Ikılas Dükenulı Halık Çalgıları Müzesine kondu. Müze Müdürü Sabetkazı Akatayev 1988’de Aray dergisine kaya resminin bir şeklini çizerek koyduğu “Asırlar Öncesinden Gelen Ses” adlı makalesinde resimde dans eden beş kişinin tasvir edildiğini ve en önde bir dombıra resmi olduğunu söylemektedir. Devamı…


KAZAK TARİHİ KONUSUNDA DEV ESER

Geçtiğimiz günlerde bir sempozyum için İstanbul’a gelen El-Farabi Kazakistan Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Talas Omarbekov’un başkanlığında her bölümünü sahasında uzman Kazak tarihçilerin yazdığı dört cilttik eski devirlerden günümüze Kazak tarihini bu sene yayınladılar.

Dört cilt kitabın içeriğine ayrı ayrı baktığımızda eserin önemi daha da anlaşılacaktır. Ayrıca her bölümü Kazakistan’ın önde gelen tarihçilerinin kaleme aldığını da göz önünde tutmalıyız. Devamı…


MOSKOVA ORTAK EDEBİ TÜRKÇEDEN NİÇİN KORKUYOR?

Yukarıya yazdığımız sorguya bugüne kadar kimse cevap vermemiştir. Yalnız cevap değil, zannedersek, daha kimse bu sorguyu vaz’etmiş bile değildir. Halbuki bu mes’ele 40.000.000’luk esir Türklerin ortak dertlerinin ana mes’elesidir.

Esir Türklerin Avrupa’da çıkardıkları matbuatta yalnız bir cihet zaman-zaman tesbit ve tenvir edilmiştir ki, o Moskova tarafından Türk dilinin parçalandığı, doğrandığı, ortak edebî Türkçenin ortadan kalkması için Moskova’nın geceli gündüzlü çalıştığıdır. Bu parçalama işine Moskova var gücüyle devam ediyor. Halâ, ortak edebî Türkçe ile yazmağa cesaret edenler “panturanist” töhmetiyle çok ağır cezalara uğruyorlar. Bu cezalardan Ortodoks komünistler bile yakalarını kurtaramıyorlar.

Geçenlerde S. T. ve K. F. adında iki talebeye rastlamıştım. Bunların ikisi de komünist fırkasına mensup olup, Bakû Üniversitesinde okumakta iken “Panturanizm kaçakçılığı” yapmış oldukları için hem komünist fırkasından, hem de üniversiteden kovulmuşlardır. Devamı…


SOVYET DÖNEMİNDE TÜRK CUMHURİYETLERİ EDEBİYATINDA BAYMİRZA HAYİT KARAKTERİ

9-10 Ekim 2017’de İstanbul’da gerçekleşen Uluslararası Baymirza Hayit Sempozyumunda Prof. Dr. Tursun Jurtbay bu başlıkta ilginç bir tebliğ sundu. Tebliği özetleyerek sunuyorum:

Prof. Dr. Tursun Jurtbay

Prof. Dr. Tursun Jurtbay: Tebliğime bir soruyla başlamak istiyorum. Sovyetler Birliği’ni yıkan güç neydi? Sovyetler Birliği’ni yıkan güç silah değildi. Onu yıkan güç, milli ruhtu. Peki, ideolojik yasak ve kısıtlamaların olduğu SSCB’de milli ruhu halka kim getirdi? Bu sorunun cevabı ise edebiyat ve sanattır. Tüm yasak ve kontrollere rağmen gerçekler edebiyat ve sanat eserlerinde sansüründen kurtularak ustaca dile getirilmiştir. Tarihi gerçekleri eserlerinde dilek getirenlerden birisi de Baymirza Hayit’tir. Devamı…


Белгілі жазушы Дулат Исабековтың 75 жылдығы Лондонда басталмақ

Біз кеше (2017 жылы, 29 қыркүйек күні) Алматыда жүрген кезімізде белгілі жазушы Дулат Исебеков ағамызға кездейсоқ кезігіп қалып қуанышты хабарды естідік. Оны өзіміз қана естімей, дүйім жұрт естісін деп қол телефонымызбен камерага түсіріп алдық.

Қуанышты хабар ағамыздың үш кітабы бұрындары Лондонда ағылшын тілінде жарық көрген болса, енді оның 75 жылдығына орай Лондонда фестивалі өтпек екен. Фестивал аясында қазан айының 1 күні “Жау жүрек” атты спектаклді Әуезов атындағы академиялық театр қояды. Қазан айының 2- күні Лордтар Палатасында сөз сөйлемек. Devamı…