YENİ KURULAN TÜRKİSTAN EYALETİ BENGÜ İLDE ÖNEMLİ ADIM

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev 19 Haziran 2018’de önemli bir karara daha imza attı. Bu imza ile Güney Türkistan eyaletinin ismi Türkistan eyaleti değişti ve eyaletin merkezi Çimkent şehrinden Türkistan şehrine taşındı. Böylece bölgeye hakim olmak isteyen güçler tarafından unutturulmaya çalışılan tarihi Türkistan ismi yeniden tarih sahnesine çıkmış oldu.

Nazarbayev Türkistan Eyaleti kararını imzalarken

Kazak aydınları tarafından büyük bir coşkuyla karşılanan Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in Güney Kazakistan eyaletinin isminin Türkistan olarak değiştirmesi hem ülke, hem de Türk dünyası açısından da büyük anlamlar taşıyor.

Devamı…


ТОҒЫЗҚҰМАЛАҚ ЖӘНЕ МАНҒАЛА ӘЛЕМГЕ ТАНЫТЫЛМАҚ

Бүгін Қазақстан тоғызқұмалақ федерациясы төрағасы Әлихан Бәйменов пен Түркия зияткерлік ойындары федерациясының өкілі Сердар Асаф Жейхан түркі халықтарының төрт мың жылдық осы ойындарың әлемге таныстыру жайында бір қатар орта жоба-жоспарларды іске асыру туралы келісті.

Осы орайда алғашқы қадам ретінде биыл мамыр айында Ыстамбұлда өтетін халықаралық этноспорт ойындарында манғаламен бірге тоғызқұмалақтан да жарыс өткізіліп кең көлемді насихаттаудың жолдары қарастырылатын болды. Devamı…


„Türk Birliği” Meselesi

Rusya esiri Türklerin muhaceretteki milli matbuatı „Türk Birliği” meselesini müzakereye devam ediyor. Şimdiye kadar bu hususta ,,Emel” ve „Millî Yol” iki defa başyazı yazdılar, „Yaş Türkistan“ ve „Millî Bayrak” bu meseleye ayrı makaleler hasrettiler.

Yaş Türkistan Dergisi

Bu mesele etrafında mecmuamızın Mart sayısında, biz de bir makale ile fikrimizi izah etmiştik. Makalemizde vaz etmiş olduğumuz muayyen ve konkret tez etrafında kardeş ve cephedaş matbuatta yeni bir münakaşa başlamış olduğundan bu mevzua bir daha dönmeğe mecbur olduk. Devamı…


TARİHİ ŞAHSİYETE SON GÖREV

Türk dünyasının önde gelen fikir ve devlet adamlarından Mustafa Çokay’ın manevi evladı Alim Almat (Alimcan Abdüsselamoğlu) 1 Şubat 2018’de Etiler’deki evinde  101 yaşında vefat etti. Kazakların soylu ailelerinden birine mensup Alim Almat II. Dünya Savaşı öncesinde keman konusunda konservatuvardan yetişen ilk müzisyendi.

Savaşta Nazilere esir düşmüş ve Türkistan Lejyonlarında görev yapmış. Savaştan sonra Paris’e giderek Mustafa Çokay’ın eşi ve müzisyen Mariya Çokayeva’nın himayesinde bir süre yaşadıktan sonra Türkiye yerlemiş ve Devlet Konservatuvarında uzun yıllar hizmet verip 1975’te emekli olmuştu.

Mustafa Çokay araştırmalarında kendisinden çok istifade ettiğim Alim bey çok şahsiyetli, iyiliksever ve hoş sohbet bir insandı. Çokay hakkında çıkan her çalışmamı mutlaka ilk olarak kendisine götürüp fikrini alırdım. Cenazesi 3 Şubat 2018’de öğle namazını müteakip Zincirlikuyu Mezarlığındaki Camide okunacaktır. Allah kendisine gani gani rahmet eylesin.


Мұстафа Шоқайдың Рухани Перзенті Әлім Алмат дүниеден озды

Ыстамбұлдың Этилер ауданында тұратын Мұстафа Шоқайдың рухани ұлы Әлім Алмат 2018 жылы 1 ақпан күні 101 жаста дүниеден озды. 1917 жылы Ырғызда дүниеге келген Әлім Алмат дүниежүзілік соғыста немістерге тұтқынға түсіп Түркістан Легионында болған. Соғыстан кейін Париж қаласына барып Шоқайдың зайыбы Мария апамызды тапқан. Музикант жас жігітке көмектескен Мария оны Түркияға жібереді. Түркияда мемлекеттік консерваторияда ұзақ жылдар скрипкашы болып қызмет атқарды.

Белгілі суретші, Жүргенов академиясының профессоры Әбілқасым Сәрсенбаевтың “Суретші көзімен Мұстафа Шоқай” атты еңбегінде өзінің суретін көріп отырғанда

Әлім ағамызбен шоқайтанушы болғаннан кейін араласып тұратынмын. Ақ көңіл, әңгімешіл, кішіпейіл, Шоқай десе ішкен асын жерге қоятын керемет кісі еді. Шоқай немесе легион туралы жаңа еңбек жазғанда міндетті түрде бірінші ағамызға апарып оқып пікірін алып тұратынмын. Сонда ол жаңа шыққан кітаптарымды көріп қуанып батасын беріп отыратын. Devamı…


NAYMAN HANLIĞI’NIN BOZKURT DEVLET MÜHRÜ

2017 Kasım ayında Almatıda “Merey” yayınevinden neşredilen “NAYMAN HANLIĞI TARİHİ VE KÜLTÜRÜ” isimli kitapta önemli bilgilere yer veriliyor. Bilim adamlarınca Türk kökenli mi, Moğol kökenli mi olduğu çok tartışılan Naymanların Türk kökenli olduğu çeşitli kaynaklarla ortaya konuyor. Nayman isminin Moğolca sekiz anlamına geldiği, bunun da “sekiz oğuz” sözüyle alakalı ve aslında Naymanların sekiz büyük Türk boyundan oluşan bir boylar federasyonu olduğu belirtiliyor. 

Kitapta Nayman Hanı Tayan Han’ın baş veziri Tatatonga tarafından korunan Nayman Hanlığı Devlet Mührü’nün sembolik resmi de yer alıyor. Kitabın yazarı Prof. Dr. Zardıkhan Kıynayatulı’nın kitabında verdiği tasviri resimde bozkurt resmi ve V şeklindeki sembol görülüyor. 

Bunun dışında yazar Cengiz Han ve bugünkü Moğolların kullandığı yazının Nayman yazısı olduğunu da belirtiyor. Çeşitli kaynaklara dayandırarak verdiği bilgide yazar, Cengiz Han 1204 yılında Nayman Hanlığı’nı yenilgiye uğrattıktan sonra, Tayan Han’ın baş veziri Tatatonga’yı esir olarak yanında götürdüğünü ve ondan Naymanların devlet idaresinde kullandıkları yazıyı kendilerine öğretmesini istediğini belirtiyor. Prof. Dr. Kıynayatulı kitabında, Uygur asıllı olmasından dolayı bu yazı ilim aleminde “Uygur yazısı” olarak geçtiğini, ama bu yazının Tatatonga’dan çok önceleri Naymanlar tarafından Soğd yazısından esinlenerek icat edildiğine, Runik yazıyla birlikte hanlıkta kullanıldığına dikkat çekiyor. Devamı…


ЕУРОПА ЖӘНЕ ТҮРКИЯ ҚАЗАҚТАРЫНА БЕРІЛГЕН МАРАПАТ

2017 жылы, 10 қараша күні Астанаьда алқалы жиналыс өтіп Алаш Ордаьның 100 жылдығына байланысты халықаралық ғылыми-практикалық конференция болып өтті.

Қазақстанның саясат, мәдениет және ғылым саласының көрнекті өкілдері толығымен қатысқан осы конференциядан кейін Қазақстан ғылым академиясының Алаш төс белгісіне марапатталдық. Devamı…


BÜYÜK TARİHÇİ BAYMİRZA HAYİT İSTANBUL’DA ULUSLARARASI BİR SEMPOZYUMLA ANILDI

İstanbul’da 9-10 Ekim 2017 tarihinde İstanbul Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde önemli bir uluslararası sempozyum gerçekleştirildi. Sempozyum Türk tarih ve kültür araştırmalarına büyük hizmetleri geçen bir tarihçiye hasredilmişti: Dr. Baymirza Hayit. “Doğumunun 100. Yılında Baymirza Hayit ve Günümüzde Türkistan Tarihi Araştırmaları” adlı uluslararası sempozyumu Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tarih Bölümü, Rumeli Üniversitesi, Türk Tarih Kurumu, Türk Dünyası Belediyeler Birliği ve Türk Ocakları İstanbul Şubesi tarafından ortaklaşa olarak düzenledi.

İki gün süren sempozyuma ABD, Almanya, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Rusya, Türkmenistan ve Türkiye gibi ülkelerden 35 bilim adamı ve yazar katıldı. Önemli bilgiler ile fikirlerin sunulduğu sempozyum dokuz oturum halinde gerçekleştirildi. Her oturuma da Dr. Baymirza Hayit’e yakın devlet ve kültür adamlarının ismi verilerek, bu vesileyle onların da hatırlanması sağlandı. Oturumlara ismi verilen Mustafa Çokay, Veli Kayyum Han, Tahir Çağatay, Cengiz Dağcı, Abdülvahap Oktay, Hüseyin İkram Han ve Ziyaeddin Babakurban da Baymirza Hayit gibi Türkistan veya Kırım coğrafyasından Avrupa’ya veya Anadolu’ya gelmiş şahsiyetlerdir. Hepsi hayatlarını Türkistan tarihine ve bağımsızlık mücadelesine adamışlardı. Devamı…


KAZAK TARİHİ KONUSUNDA DEV ESER

Geçtiğimiz günlerde bir sempozyum için İstanbul’a gelen El-Farabi Kazakistan Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Talas Omarbekov’un başkanlığında her bölümünü sahasında uzman Kazak tarihçilerin yazdığı dört cilttik eski devirlerden günümüze Kazak tarihini bu sene yayınladılar.

Dört cilt kitabın içeriğine ayrı ayrı baktığımızda eserin önemi daha da anlaşılacaktır. Ayrıca her bölümü Kazakistan’ın önde gelen tarihçilerinin kaleme aldığını da göz önünde tutmalıyız. Devamı…


SOVYET DÖNEMİNDE TÜRK CUMHURİYETLERİ EDEBİYATINDA BAYMİRZA HAYİT KARAKTERİ

9-10 Ekim 2017’de İstanbul’da gerçekleşen Uluslararası Baymirza Hayit Sempozyumunda Prof. Dr. Tursun Jurtbay bu başlıkta ilginç bir tebliğ sundu. Tebliği özetleyerek sunuyorum:

Prof. Dr. Tursun Jurtbay

Prof. Dr. Tursun Jurtbay: Tebliğime bir soruyla başlamak istiyorum. Sovyetler Birliği’ni yıkan güç neydi? Sovyetler Birliği’ni yıkan güç silah değildi. Onu yıkan güç, milli ruhtu. Peki, ideolojik yasak ve kısıtlamaların olduğu SSCB’de milli ruhu halka kim getirdi? Bu sorunun cevabı ise edebiyat ve sanattır. Tüm yasak ve kontrollere rağmen gerçekler edebiyat ve sanat eserlerinde sansüründen kurtularak ustaca dile getirilmiştir. Tarihi gerçekleri eserlerinde dilek getirenlerden birisi de Baymirza Hayit’tir. Devamı…