ŞAİR, YAZAR VE TÜRKOLOG OLCAS SÜLEYMANOV KAZAKİSTAN’I ORTAK LATİN HARFLERİ KABUL ETMEYE ÇAĞIRDI

Buna karşı çıkan Kazak bürokratlarını eleştirdi. Tüm Türk cumhuriyetlerin aynı alfabede okuyup yazması gerektiğini ifade etti. Şunları söyledi: “Bu alfabe 30 yıl önce ilan edildi! Dünyanın tüm Türk ülkelerinden dilbilimciler, Türk dillerinin kendine özgü özelliklerini – birbirlerine inanılmaz sözcüksel yakınlıklarını dikkate alarak, aynı kelimeleri telaffuz ve anlam açısından yazmaya karar verdiler.

Kazakistan 1991’de SSCB’den ayrılmadan önce, çoğu Türk ülkesindeki dilbilim enstitülerinin yöneticileri ve bilim adamları tarafından alfabe tavsiye eden karar imzalandı. Ancak, latin alfabesinin bugünkü derleyicileri bu çalışmayı görmezden gelerek kendi kişisel yazarın önerilerini sunmaya çalıştılar. Kazakistanlı bilim adamlarının bu ortak alfabeyi görmezden gelmesi şaşırtıcıdır.”

Tarihi Belge: 1991’de dilbilimcilerin ortak alfabe kararı

Olcas bununla da yetinmedi iki gün önce Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert tokayev mektupta gönderdi.

Ocas gibi önemli bir ismin bu önerisi Cumhurbaşkanı tarafından kabul edileceğine inanıyorum. Sayın Olcas bey bu teklifi ile şimdiden tarihe geçmiştir. Kendisini kutluyorum.

Dün Abay.kz gazetesinde yer alan röportajın tam metni için bkz.


Kitap: Türk Halklarının Ortak Edebi Eserleri

Kazakistan’in taninmis bilim adami, Turkolog, roman, tiyatro yazarlarindan Prof. Dr. Nemat Kelimbetov’un edebiyat alaninda yillar suren calismalarinin urunu olan Turk Halklarinin Ortak Edebi Eserleri isimli kitabini Kazak Turkçesinden aktararak Istanbul’da 2011’de yayinlandik. 35 yasinda kendisini yatalak hale getiren felci buyuk azmiyle nasil yendigini anlattigi Umit isimli monolog hikâyesi de daha once Turkceye aktarilarak yayinlanan Kelimbetov bu son calismasinda tarih boyunca bircok devlet kuran Turklerin edebiyat alaninda verdigi bircok onemli eseri akici bir dille irdelemektedir. Devamı…

НҰРСҰЛТАН НАЗАРБАЕВ: СЫРТТАҒЫ АҒАЙЫН ӘРДАЙЫМ КӨҢІЛІМІЗДІҢ ТӨРІНДЕ

Әбдуақап ҚАРА, тарих ғылымдарының докторы, Мимар Синан көркем өнер университетінің профессоры:

– Биыл Қазақстан астанасы Нұр-Сұлтанға 22 жыл, Елбасы Нұрсұлтан Назарбаев­тың туғанына 80 жыл толып отыр. Екеуі Қа­зақ­стан тәуелсіздік тарихында және дүниежүзі қа­зақтарының тарихында ерекше орынға ие. Нұр-Сұлтан қаласы бүгінде Қазақстан тәуелсіздігінің символы және ұлы табысы. Өйт­кені қысқа уақытта қазақ халқы Арқ­аның төсінде заманауи және әлемге үлгі боларлық әдемі қала салды. Әлемде бұл некен-саяқ кездесетін құбылыс. Сонымен қатар бұл Ұлы дала мәдениетінің бүгінгі өкілі болып саналатын қазақтардың қала мәдениетін де мықты меңгергенін әйгілеп отыр. Бұған дейін қазақтар және оның арғы аталары тек мал соңында жүрген көшпенді халық ретінде көрсетілді. Бұл қате пікір еді. Өйткені түркілер ежелгі тарихтан әрі көшпелі, әрі отырықшы халық еді. Оның бір­сыпырасы көшіп-қонып жүріп мал бақса, екінші бір бөлігі қала салып, жер жыртып, егіншілікпен және саудамен айналысқан еді. Міне, бүгін қазақтар мұның екеуін де бірдей табыспен іске асырған дара түркі халқы болып отыр.

Devamı…


QIMIZ JÄNE BASQA İŞİMDİKTERDİ İŞETİN IDISQA QAZAQ NEGE “AYAQ” DEYDİ, BİLESİZDER ME?

Bala künimde anamnan “Ayran işken qutılar, ayaq jalagan tutılar”, “Sırlı ayaqtıñ sırı ketse de sını ketpeydi”, “Ası joq altın ayaqtan, ayranı bar tostaq artıq” sındı maqaldar estigende suvsın işetin kese nemese tostagan sındı ädemi sözder turganda ogan nege qazaq ayaq deydi, ayaqqa suvsın işetin ıdıstın ne qatısı bar? dep tañ qalatınmın.

Devamı…


АБАЙДЫҢ ҚАРА СӨЗДЕРІН ОҚЫҒАНДА ОЙЛАНДЫМ? ҚАЛҒАН ӨМІРІМДЕ МЕНІҢ НЕ ІСТЕУІМ КЕРЕК?

2020 жыл ұлы ақын, ойшыл Абайдың 175 жылдығы болуына байланысты, соңғы күндері оның өлеңдері мен қара сөздерін қайта оқып ойланып толғанып жүрмін. Қара сөздерінің бірінші сөзінде Абай жер ортасы жасқа жеткенін айтып өткен өмірін қорытындылап қалған өмірінде не істеп не істей алмайтынын айтады.

Devamı…


KAZAK TÜRKLERİNİN ORTAYA ÇIKIŞI İLE İLGİLİ EFSANELER

Kazak Türkleri arasında yazılı edebiyatın gelişmesi Abay Kunanbayoğlu (1835-1908) ile başlamış olmasına rağmen, sözlü edebiyatın tarihi çok eskilere dayanır. Kökü M.Ö. dönemlerde yaşamış Hunlara kadar uzanan Bozkır Türk Kültürünün yaşayan temsilcileri arasında önemli bir yere sahip Kazak Türklerinde destan, efsane, şecere, bilmece, atasözleri, koşma, mani ve ağıt şeklindeki sözlü edebiyat ürünleri çok zengindir. Bu ürünlerde biz Kazak Türklerinin tarih sahnesine çıkışına ait birçok bilgilere rastlamaktayız.

Devamı…


KİTAP: TÜRK MİLLETİNİN İDEOLOJİSİ KÜL TİGİN ABİDESİ VE TARİHİ

Tonyukuk (716), Kül Tigin (732) ve Bilge Kagan (735) anıt yazılarından oluşan Orhun Abideleri ilk Türk tarihinin yazılı kaynaklarından olduğu gibi,  Türk adının da geçtiği ilk Türk metin olarak Türk tarih ve kültüründe önemli bir yere sahiptir. Kitabeler Göktürk devletinin kuruluşu, devlet stratejisi hatta ideolojisini ortaya koyar.

Devamı…


ÇEVİRİ SORUMLULUK İSTER

Özellikle Türk lehçelerinden çeviri, çoğunluğun zannettiği gibi hiç de kolay bir iş değildir. Şahsen ben zaman zaman Kazakçadan Türkçeye çevri yaptığım zamanlar çok zorlanıyorum. Çünkü, Kazakça insan huy ve davranışları, tabiat tasvirleri açısından çok zengin bir dildir. Bazen Kazakçasını anlıyorum, ama Türkçesini oturtmakta çok zorlanıyorum.

Devamı…


ЛАТЫН ӘЛІПБИІНЕ КӨШУ РЕФОРМА ЕМЕС, ҰЛТТЫҚ АЛФАВИТТІ ҚАЛПЫНА КЕЛТІРУ

1991 жылдың 18-20 қарашасында Ыстамбұлда Мармара Университеті Түркітану  нститутының басшылығымен өткен Заманауи түркі әліпбилері атты халықаралық симпозиумға ішінде Қазақстан да бар, түркі әлемінің әр түрлі елдерінен 28 тіл ғалымы қатысты. Ғалымдар түркі тілдері үшін қазіргі күнде ең ынғайлы алфавиттің латын әліпбиі екенін бір ауыздан қабылдады. Сондай-ақ әр елдің бір келкі латын әліпбиіне өтуінің бауырлас елдер арасындағы түсіністік пен байланыстарды қолайластыратынына байланысты бүкіл түркі тілдеріне жарамды 34 таңбалық бірыңғай ортақ латын алфавитін белгіледі. Бұл шешім, Кеңес Одағының 1991 жылы желтоқсан айында ыдырау қарсаңында қабылданды. [1]

Devamı…


MOĞOLLARIN GİZLİ TARİHİ’NİN ORJİNAL NÜSHASI NİÇİN GİZLENİYOR?

Dünya tarihinde önemli bir yeri olan Cengiz Han’ın soyu konusu ve kurduğu devletlerin Türk mü? Moğol mu? sayılması gerektiği tartışmalıdır. Bazı tarihçiler Altın Orda’yı Türk devleti derken, bazıları Moğol İmparatorluğu ve bazıları da Türk-Moğol İmparatorluğu olarak adlandırmaktadır.

Bu tartışmalara 1240’ta yazıldığı tahmin edilen “Moğolların Gizli Tarihi” isimli kitap açıklık kazandırabilir. Ancak, bugün elden ele dolaşan ve onun üzerinden çeşitli dillere tercümesi yapılan Moğolca  “Moğolların Gizli Tarihi” kitabın aslında orjinali değildir. 1240 yazıldığı tahmin edilen eserin 1382’de Çince’ye çevrilen nüshasından Moğolca’ya çevrilmiş halidir. Ünlü Kazak bilim adamı ve ömrünü 40 yılını Kazakça ve Moğolca’nın benzerliklerini araştırmaya adamış ve konuda sözlükler hazırlamış Bazılkhan Bukatoğlu (1932-2012) orjinal nüshanın Türkçe olmasından şüphelenmektedir. Devamı…