MUSTAFA ÇOKAY’IN ÜLKÜSÜ

Mustafa Çokay’ın (1890-1941) yaşadığı devirde Sovyetler Birliği dimdik ayaktaydı. Bu sebeple onun en büyük ülküsü Türkistan’ın bağımsızlığı idi. İşte onun bu ülküsünü bu resmin arka planda koşan beyaz atlar sembolize etmektedir.

Devamı…


ҚОҒАМҒА ҮЛЕС ҚОСЫП БІРЕУГЕ САЛМАҚ ТҮСІРМЕУ ҚАЛАЙ НӘРСЕ?!

Бір кездері ғалымдар мен ақындар «үнсіздіктер кеңесі» деген қауымдастық құрған болатын.

Қатысушылар саны қырық адам болды және ол санды көбейтпек емес еді. Мүшелікке қойылатын бірінші талап – көп ойлау, бірақ аз сөйлеу еді.

Сол кезде әйгілі ақын және ғалым Молла Жами осы Кеңес мүшелерінің қатарына қосылғысы келді. Бір күні ол үнсіздік кеңесінің мүшесі қайтыс болды дегенді естіп, оның орнына мүшелікке тұру үшін ғалымдар сарайына келді.

Оны қарсы алған есіктегі күзетшіге ештеңе айтпастан, ол өзінің атын қағазға жазып, сол кезде жиналып отырған үнсіздіктер кеңесіне жіберді.

Кеңестегілер бұл ұсынысты көргенде ренжіді. Молла Жами лайықты да ұлы ғалым еді, бірақ өкінішке орай олар қайтыс болған мүшенің орнына басқа біреуді әлдеқашан алып қойған еді.

Енді жаңа мүшеге қабылдауға болмайды. Кеңес президенті Молла Жамиге оны толығымен сумен толтырылған бір стакан жіберді. Ақылды ғалым жағдайды түсінді. Егер тағы бір тамшы су құятын болса, стақан тасып кетер еді. Содан кейін ол раушан гүлінен кішкентай бір жапырақты алып, оны суға ақырын ғана қойды. Су тасыған жоқ. Ол мұны ішке жіберді.

Кеңес мүшелері бұл сыпайы жауаптың мағынасын түсінді: ұлы адамдардың орны бөлек. Сөйтіп мүшелер осы дана ғалымды қосуға шешім қабылдады.

Президент мүше тізіміне Молла Жаминидің есімін қосты. Ол қырық санының оң жағына нөл қойып, 400 жазды. Онымен ол Молла Жаминидің арқасында кеңестің беделі он есе артты деп мәлімдеген болды.

Тізімнің соңғы түрін Молла Жами келгенде, көрді. Алайда, оған нөмірдің үлкен көрінісі ұнамады. Оң жақтағы нөлдің біреуін өшіріп, қырық санының сол жағына қойды да 040 деп жазды. Кішіпейіл Молла Жами осылайша өзін сол жақтағы нөл деп санады және стаканнан асып түспегендіктен, сол жиналыстың құрылымына әсер етпейтінін де айтқысы келді.

Раушан жапырағы болу оңай емес. Алайда, үйде, жұмыста тіл табыса білетін адам болудың және раушан гүлдеріндей адамдар сыйласымды болудың жолы – раушан жапырағындай болуда еді.

Біреуге салмақ салмай, өзгелердің салмағын көтеру үшін раушан гүлдің сұлулығына жету керек…

Бұл өзімізбен, отбасымызбен, қоршаған ортамен үйлесімділік пен мәңгілік сұлулық жолында жүрудің жаршысы.

Раушан жапырақтарының құпиясына қол жеткізгендер оң жақтағы нөл сияқты, өздері тұрған қоғамға, тіпті бірге он күш қосады, бірақ сол жақтағы нөл сияқты әрекет етіп, ешкімге ауыртпалық түсірмейді.

Түрік тілінен ауд.: Әбдіуақап Қара


KİTAP: ÇİN (QİNG) İMPARATORLUĞU VE KAZAK HANLIĞI İLİŞKİLERİ

Geçtiğimiz günlerde elimize ulaşan bu yeni kitapta Kazak Hanlığı ile Çin’in Qing Hanedanlığı arasındaki ilişkilere ait arşiv belgeleri yer almaktadır.

Almatı’daki Çokan Velihanov Tarih ve Etnoloji Enstitüsü tarafından bu sene yayınlanan kitap 18. yüzyılın ikinci yarısından 19. yüzyılın 30’larına kadar diplomatik ve siyasi ilişkiler tarihine ilişkin Çin, Türk ve Rus dillerinden çevrilmiş belge ve materyalleri içermektedir.

Bu dönem Kazak Hanlığının Qing Hanedanı ilk temaslarından Hanlığının Çarlık Rusya’nın boyunduruğu altına girdiği son dönemine kadar ilişkileri kapsamaktadır.

Kitabın elimize ulaşmasını sağlayan enstitü başkanı Profesör Doktor Ziyabek Kabduldinov’a teşekkür ediyorum.


TÜRKİYE KAZAKLARININ GÖÇ LİDERLERİNDEN HACI HAMZA İNAN

Hacı Hamza İnan
Türkiye Kazaklarının göç liderlerinden, XIX. asırda Doğu Türkistan’da ismi alim ve şair Akit Ülimcioğlu ile birlikte anılan din bilgini ve kadı Yahya Molla’nın oğlu olan Hamza İnan büyük bir şahsiyetti. Bilge kişiliği ile tüm Kazaklar tarafından saygı görürdü. Akrabam olduğu için gençliğimde sohbetinde çok bulundum. Ondan çok şey öğrendim. Belki onun göç ve Kazak kültürü ile ilgili anlattıkları bizim elektronikten tarihe yönelmemizdeki sebeplerden biri olabilir. 1995’de yüz yaşlarında İstanbul Zeytinburnu’ndaki evinde vefat etti. Rahmetle anıyor, mekanı cennet olsun diyorum. Prof. Dr. Abdulvahap Kara

BOZKIRIN BİLGE BEYİ ABAY’IN BABASI KUNANBAY’IN CAMİSİ

Kunanbay Camisi

Büyük şair ve düşünür Abay’ın babası Kunanbay Öskenbayoğlu’nun 1851’de yaptırdğı camidir resimdeki. Kunanbay Tobıktı kabilesinin beyi idi. Çok zengindi ama bir bozkır bilgesiydi.

Hacca gittiğinde Türkistan’dan gelecek hacılar için bir misafirhane de yaptırmıştır. Mekanı cennet olsun. Bu mübarek adam için Sovyet ideologları zalim feodal bey karalamasını yapmışlar, böylece Kazak konar göçer bozkır toplum yapısını sevilen beyleri üzerinden dinamitlemek istemişlerdi.

Bir keresinde şiirleriyle ün kazanan genç Abay gurura kapılmış ve babası Kunanbay’a: “Baba sen mi büyüksün, ben mi?” diye sormuştu. Babası o zaman taşı gediğine koymuştu: “Oğlum beni geçebilmen için bir Abay yetiştirmen gerekir.”

Prof. Dr. Abdulvahap Kara


BEKLENEN KİTAP “ABAY” NİHAYET YAYINLANDI

Bir büyük mutluluk daha yaşıyorum. Her kitabının yayınlanışı yazar için bir evladı daha dünyaya gelmişçesine sevinç, gurur ve mutluluk yaşatır. İşte o duygulandan birini daha Sultanahmet’te Türk edebiyatı Vakfında yaşıyorum.

Ayrıca Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in talimatlarıyla bu sene Abay eserleri 175. Yılı vesilesiyle, 10 dile çevrilmesi planlanmıştı. Bu dillerden Türkçeye aktarılması başkanlığımızdaki ekibin çevirisiyle gerçekleşmiş olması da bizim için ayrı bir gurur, onurdur.

Vakıf Yayınları arasında çevirmen, şair ve editör arkadaşlarımla hep beraber kışın aylarca üzerinde çalıştığımız Abay Şiirleri ve Kara Sözleri çevirilerimiz böylece yayınlanmış bulunmaktadır. Şimdiye kadar yapılmış en iyi Abay çevirisini ortaya koyduğumuzu düşünüyorum. Ama tabii ki, takdir okuyucunundur. Türk dünyasına hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.


TÜRKİYE KAZAKLARININ BÜYÜK KAYBI

Değerli sanatçımız Beşir Ahmet Köse’nin sevgili eşi, Kazakistanlı öğrencilerin şefkatli annesi, benim altın kalpli yengem Bagila hanım bugün sabah kanser tedavisi gördüğü hastanede Hakk’ın rahmetine kavuştu.
Devamı…

KAZAKİSTAN’IN BÜYÜK KAYBI

Bugün kötü haber geldi. Koronavirüse yakalanan Kazaklarin efsane güreşçisi 1980 Grekoromen Olimpiyat şampiyonu ve Mustafa Öztürk’ün yakin dostlarından Jaqsılıq Üşkempirov’un vefat ettiği bildirildi.

Çok üzüldüm. Üç sene önce 2017’de Nur-Sultan’da Kazak Kurultayında yanyana oturuyorduk. Çok mütevazi ve vatanperver bir insandı. Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun.


ESAT KOÇYİĞİT BUGÜN NUR-SULTAN’DA TOPRAĞA VERİLİYOR

Dün Korona virüsten dolayı hastanede 71 yaşında hayata veda eden değerli bacanağım Esat Koçyiğit’in bugün Kazakistan’ın başkenti Nur-Sultan şehrinde Cenaze namazından sonra defnedileceği bildirildi.

Allah’tan merhuma gani gani rahmet diliyorum. ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Maalesef korona tedbirleri sebebiyle İstanbul’dan Kazakistan’a giderek cenazesine katılanmadık, ancak tek tesellimiz mübarek cuma gününde ve İstanbul’da cuma saatinde vefat etmiş olmasıdır.

Aslında rahmetli Ayasofya Camii Şerif’in açılışını ve ilk cumayı canlı izlemek için günleri iple çekiyordu. Ilahi tesadüf tam Ayasofya açılış yapılıp cuma okunurken Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Mekanı cennet olsun. Bu arada eve taziye ziyaretleri kabul etmediğimizden telefonla veya sosyal medya aracılığıyla başsağlığı dileyen tüm dostlara, akrabalara ve tanıdıklara da teşekkür ediyoruz.