Kitap: Türk Halklarının Ortak Edebi Eserleri

Kazakistan’in taninmis bilim adami, Turkolog, roman, tiyatro yazarlarindan Prof. Dr. Nemat Kelimbetov’un edebiyat alaninda yillar suren calismalarinin urunu olan Turk Halklarinin Ortak Edebi Eserleri isimli kitabini Kazak Turkçesinden aktararak Istanbul’da 2011’de yayinlandik. 35 yasinda kendisini yatalak hale getiren felci buyuk azmiyle nasil yendigini anlattigi Umit isimli monolog hikâyesi de daha once Turkceye aktarilarak yayinlanan Kelimbetov bu son calismasinda tarih boyunca bircok devlet kuran Turklerin edebiyat alaninda verdigi bircok onemli eseri akici bir dille irdelemektedir. Devamı…

CENGİZ AYTMATOV’UN ROMANLARINI HİÇ ÖZBEKÇE OKUDUNUZ MU?

Geçtiğimiz hafta gerçekleştirmiş olduğumuz Özbekistan seyahatimizde satın aldığımız çok sayıda kitap arasında Cengiz Aytmatov’un Özbekçeye çevrilmiş romanlarının seçkilerinden oluşan bir kalın bir kitap da vardı. Geçtiğimiz yıl, yani 2018 yılında Taşkent’te yayınlanan bu eser Cengiz Aytmatov’un Cemile, Samanyolu, Beyaz Gemi, Erken Dönen Turnalar ve Elveda Gülsarı gibi eserlerinin Özbek dilindeki tercümelerini ihtiva ediyor.

Devamı…


KİTAP: ÇİNLİ TARİHÇİ SU BEYHAY’E GÖRE GENEL TÜRK TARİHİ

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tarih bölümünde 13-14 Aralık 2018 tarihinde gerçekleşen “Doğumunun 125. Yılında Magcan Cumabayev Uluslararası Sempozyumu”nda Astana’daki L.N. Gumilev Avrasya Devlet Üniversitesi’nden gelen Prof. Dr. Danagül Makhat bize “Kazakların Genel Tarihi” isminde bir kitap hediye etti.

Kendilerine teşekkür ediyorum. Bu kitap daha yeni matbaadan çıktı. 3 Aralık 2018’de Avrasya devlet Üniversitesi’nde tanıtım toplantısı yapıldı.

Devamı…


EDEBİYAT FENOMENİ CENGİZ AYTMATOV’U TANITAN EN İYİ ESER

Dün İzmir Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü’nde “Bir Bilgelik Durağı Cengiz Aytmatov” başlıklı bir panel gerçekleşti. Bu panele konuşmacı olarak benim dışımda Maltepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ve Kırgızistan Manas Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Layli Ükübayeva da katıldı. Konuşmacılar sadece Kırgızistan veya Türk Dünyasının değil, tüm insanlığın yazarı olan Aytmatov hakkında değerli yorumlarda ve değerlendirmelerde bulundular. İnsanlığın yazarı derken abartmıyorum. Çünkü, eserleri 194 dile çevrilen dünyada ikinci bir yazar yok. Zaten dünyada 200 kadar devlet olduğunu düşünürsek, Aytmatov’un tüm dünya ülkelerinin dillerine çevrilmiş olduğunu söyleyebiliriz.

Kitabın Ön Kapağı

Bu panelde bir kitap dağıtıldı. Bu sene Bişkek’te yayınlanmış olan Prof. Dr. Ükübayeva’nın kaleminden çıkmış. Dört dildeki bu kitabı çok değerli buluyorum. Çünkü kitapta Cengiz Aytmatov hakkında çok öz olarak, yaklaşık 21 sayfada önemli bilgiler verilmektedir. Eserde öncelikle Cengiz Aytmatov’un ailesi tanıtılmaktadır. Devamı…


YENİ KİTAP: ALAŞ’IN AZAPLI YOLU KAZAK EDEBİYATI VE ELEŞTİRİ DÜNYASI

Kazakistan’ın önde gelen edebiyat araştırmacı ve eleştirmenlerinden Prof. Dr. Kulbek Ergöbek’in “Arıstar men Ağıstar” (Şahsiyetler ve Akımlar) isimli kitabı “Alaş’ın Azaplı Yolu Kazak Edebiyatı ve Eleştri Dünyası ismiyle Cemal Şafak tarafından Türkiye Türkçesine kazandırıldı. 1997-1998 yılları arasında Türkistan’da Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Kazak-Türk Üniversitesinde görev yaptığım yıllarda tanıdığım Cemal Şafak yaptığı çeviriyi bize posta ile göndermek nezaketini göstermiş. Bugün elime ulaşan kitap için kendisine çok teşekkür ediyorum.

Devamı…


BAYMİRZA HAYİT KİTABI YAYINLANDI

 

Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB), İstanbul Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi, İstanbul Rumeli Üniversitesi, Türk Tarih Kurumu ve Türk Ocakları İstanbul Şubesi işbirliğinde düzenlenen, “Doğumunun 100. Yılında Baymirza Hayit ve Günümüzde Türkistan Tarihi Araştırmaları Uluslararası Sempozyumu” bildirileri kitabı TDBB tarafından yayınlandı.

Devamı…


IKIGAI JAPONLARIN UZUN VE MUTLU YAŞAMA SANATI

Japonların dünyanın en uzun yaşayan insanları olduğu bilinmektedir. Özellikle Okinawa adasının Ogimi köyü sakinleri 100 yaşının üzerine çıkmalarıyla ünlüdür. Hector Garcia ve Francesc Miralles bu köye giderek araştırma yapmışlar ve onların uzun yaşama sırrını öğrenmeye çalışmışlar. Sonunda bulgularıyla bu kitabı yazmışlar.

Devamı…


HER TÜRK’ÜN EVİNDE OLMASI GEREKEN KÜLTÜR HAZİNELERİ

Dün kitap imza günüm olduğu için CNR Ulusalararası Kitap Fuarındaydım. Yazarlık görevimizi, okuyucuya kitap imzalama işimizi tamamladıktan sonra, okuyucu kimliğimize bürürenek fuarda kitap standlarını gezmeye başladım. Türk Dil Kurumunun standına gelince üç kitap gözüme çarptı.

Özellikli Türk dilini ve dil tarihini sevenler kitap fuarında bu üç kitabı olmasında yarar var. Birinci kitabımız Nehcü’l-Ferâdis adını taşımaktadır. 14. yüzyılda Arap harfleriyle Harezm-Altınordu Türkçesiyle yazılmış bir dini eserdir. Önemi o dönemin Türkçesini aksettirmesidir. TDK’nın yayınladığı kitapta hem orjinal Arap harfli Harezm-Altınordu Türkçesi, hem bunun latin harflerine transkripsiyonu ve üçüncü bölüm olarak kelimelerin dizini vardır. Bin sayfa civarında hacimli bir eser. Devamı…


ЖАҢА КІТАП: ТӨҢКЕРІСКЕ ЖОЛ ЖОҚ: 15 ШІЛДЕ ТҮНІНІҢ ТОЛЫҚ ХИҚАЯСЫ

Түркиядағы 15 шілде күнгі әскери төңкерістік әрекетке бір жылдан асты. Алайда әлі онын қыр сыры толық ашылған жоқ. Қараңғылык нүктелері баршылық. Осы уақиғаны зерттеушілердің еңбектерін оқып зердемде жарықтандыруға күш жұмсап келемін. Қазір қолымда Түркияның алда келген журналистерінен Әбдіқадыр Селвидің “ТӨҢКЕРІСКЕ ЖОЛ ЖОҚ: 15 ШІЛДЕ ТҮНІНІҢ ТОЛЫҚ ХІҚАЯСЫ” атты кітабы. Оқып жатырмын. Осы тақырыпта көп ізденген, уақиғаның бел ортасындағы қуәгерлерімен кездесіп әңгімелескен сондай-ақ сот істеріндегі құжаттармен танысып шыққан Селви де осы төңкерістік әрекетті бүге шігесіне дейін аша алмағанын жасырмауда. Ол кітапқа жазған үш жарым беттік алғысөзін мына сөздермен аяқтауда:

“2016 жылы, 15 шілде түні CNN Түрк телеканалында әріптесім Ханде Фыратпен бірге Президент Ердоғанмен жасаған және тікелей эфирге берген тарихи сұхбатқа келер болсақ, бұл, құмыр бойы әсте ұмыта алмайтын бір сәт еді.

Соңғы сөзім, негізінде алғашқы сөзім болуға тиіс еді. 15 шілденің кітабын жаздым, бірақ 15 шілдені аша алдым ба? Бұған “Иә” деп жауап беруді қалар едім, алайда берсем де ең алдымен оған өзім сенбес едім. 15 шілде туралы көп кітап жазылды бірақ төңкерістік әрекеттің кітабы әлі жазылған жоқ.

Төңкерістік әрекеттің сәтсіздікке ұшырауына байланысты баз біреулер қаһармандық дастандары жазып жатыр. Төңкерісшілер болса табысқа жете алмағандықтары үшін шындықтарды жасыруға әлек. Құдай сақтасын, егер 27 мамыр және 12 қыркүйек сыяқты табысқа жеткен болғанда олардың мүмкін төңкерістік әрекетке қалай дайындалғандықтарын және қалай табысқа жеткендеріне қатысты естеліктері жарық көретін еді. Сонымен бірге бұл төңкерістің сыртқы қолдауы өте күшті. Саяси билік мұны, “НАТО-ға сүйенген төңкеріс” ретінде көріп отыр. Бірақ 15 шілдешілер табысқа жетпегендері үшін бұл байланыстары анықталған жоқ.

15 шілдеге куә болған бір журналист ретінде бір күн осы төңкерістің шынайы кітабын жазуды армандап отырмын. Міне сонда қана “15 шілдені жаздым” дей аламын. Соған қарамастан осы еңбегімді оқуға уақыт бөлгендерге алғаш рет осы кітапта таба білетін мәліметтерге орын беруге күш жұмсадым. Бұл кітапты кейін жазылатын кітабымның кіріспесі ретінде қабыл алыңыздар.”

Расында бұл тамыры тереңдерде жатқан күрделі бір төңкеріс. Тереңдегі қараңғылықтарды жарықтандырудың уақыт талап етері сөзсіз.


​YENİ KİTAP: DARBEYE GEÇİT YOK 15 TEMMUZ GECESİNİN EKSİKSİZ HİKAYESİ

15 Temmuz kalkışmasının üzerinden bir yıl geçti. Ama hala bu kalkışma tam anlamıyla aydınlatılmış değil. Karanlık noktaları var. Darbeyi üzerine araştırma kitaplarını okuyup anlamaya, karanlık noktaları zihnimde aydınlatmaya çalışıyorum.

Şimdi Abdülkadir Selvi’nin yeni çıkan kitabını okuyorum. Bu konuda çok çalışmış, olayın önemli tanıklarıyla görüşmüş ve mahkeme dosyalarını incelemiş gazeteci Selvi de darbeyi tam anlamıyla çözemediğini söylüyor. Kitabın önsözünü o şu sözlerle bitiriyor:

“15 Temmuz 2016 gecesi CNN Türk’te gazeteci arkadaşım Hande Fırat’la birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığımız tarihi yayına gelince, bu, yaşadığım sürece unutamayacağım bir andı. Son sözüm aslında ilk söz olmalıydı. 15 Temmuz’un kitabım yazdım ama 15 Temmuz’u aydınlatabildim mi? Buna “evet” cevabını vermeyi çok isterdim ama verseydim de en önce ben inanmazdım. 15 Temmuzla ilgili çok kitap yazıldı ama darbenin kitabı henüz yazılamadı.

Darbenin başarısız olması nedeniyle kimileri bunun üzerinden kahramanlık destanları yazıyor. Darbeciler ise başarısız oldukları için gerçekleri gizlemeye çalışıyor. Allah korusun, eğer 27 Mayıs ve 12 Eylül’de olduğu gibi başarılı olabilselerdi, belki de darbeyi nasıl hazırladıkları ve nasıl başarılı olduklarına dair anıları yayımlanacaktı. Ayrıca bu darbenin dış desteği çok güçlü. Siyasi iktidar bunu, “NATO destekli darbe” olarak görüyor. Ama 15 Temmuzcular başarılı olamadığı için bu bağlantılar da ortaya çıkarılamadı.

15 Temmuz’u yaşamış bir gazeteci olarak bir gün darbenin gerçek kitabını yazmayı çok istiyorum. İşte o zaman “15 Temmuz’u yazdım” diyebileceğim. Buna rağmen yine de okuma zahmetinde bulunanlara ilk kez bu kitapta bulabilecekleri bilgiler vermeye gayret ettim. Bu kitabı daha sonra yazılacak olan kitabın bir mukaddimesi olarak görebilirsiniz.”

Gerçekten de çok derin bir kalkışma bu. Derinliklerdeki karanlıkların aydınlatılması zaman alacak gibi görünüyor.