Kazakistan Latin Harflerine Geçiyor Mu?

Nazarbayev “Bazıları bu konuyu Kazakistan’ın jeosiyasi önceliklerinde değişiklikler olacağının bir işareti olarak yorumluyorlar. Fakat böyle bir yoruma temel olabilecek hiçbir sebep yoktur. Latin harflerine geçiş Kazak dilinin gelişmesi ve modernizasyonu için bir zorunluluktur. 1920-1940 yılları arasında Kazakistan’da Latin harflerinin kullanıldığını hatırlatmak isterim. Eski Sovyet Cumhuriyetlerinden üçünde de Latin harfleri kullanıldı. Bu süreç, iyi bir hazırlığı ve ince eleyip sık dokumayı gerektirir. XX yüzyılda Kazak dilinde Kiril alfabesinde çok önemli ölçüde edebi ve ilmi eserlerin yayınlandığını göz önünde bulundurmalıyız. Halkımızın bu zengin mirası gelecek nesillere hiç kayıp vermeden ulaşmalıdır. Biz Kazakistan’da Kiril harflerinin Latin harflerine değiştirilmesi için resmi bir komisyon kuracağız” dedi.

Kazakistan’ın 1917 Ekim Devrimi’nden sonra üç defa alfabe değiştirdiği malum. Ekim Devrimi’ne kadar eserler Arap harfleriyle yazılan Çağatay edebi dilinde kaleme alınırdı. Ekim Devrimi’nin ilk yıllarında, daha açık söylemek gerekirse 1929’a kadar büyük Kazak dilbilimcisi Ahmet Baytursun’un Kazak dilinin fonetik özelliklerine göre hazırlamış olduğu Arap harfleri, 1929-1940 yılları arasında Latin alfabesi ve 1940’tan günümüze Kiril harfleri kullanılmaktadır. Kazak politikacılarından ve Kazakistan Devlet Hizmet Ajansı Genel Müdürü Alihan Baymenov Kazak milli alfabesinin üç kez değişmesini “Kazak maneviyatına yapılan soykırım” olarak değerlendirdi. Demek ki, alfabe değişikliklerinin temelinde sadece siyasi amaçlar yoktur. Bu değişimler, halkın maneviyat dünyasında da devrim yapmaktır. Yıllar boyunca oluşan mantalite, kültürel ve manevi hafıza alfabe ile birlikte alt üst oluyor. Bundan dolayı da, bu meseleyi halkın tüm katmanlarında yoğun tartışmaya konu olmasını iyi anlamak gerekir.

Kazakistan’da Latin alfabesine geçmek niçin gerekli olduğu konusuna temas etmek gerekirse, ilk olarak, dünyadaki insanların % 70’i Latin harflerini kullanıyor. Yani dünya medeniyetine entegre olmak için lazım. Bu en önemli faktördür. Üstelik günümüzdeki teknolojik imkânların kullanılmasında Kiril ile Latin harflerini kullanmak arasında yer ile gök gibi fark var. Mesela, Latin harfleriyle yazılan bir haber metnine ödenecek meblağ Kiril harfli metne göre iki misli daha kıymetlidir. Ayrıca bilgisayar programlarını kullanım kolaylığı açısından da Latin harfleri gözle görülür üstünlüğe sahiptir. Microsoft Word programı her hangi bir dilde yazılan metinlerin imla hatalarını gösterebiliyor.  Ancak bu diller arasında Kazakça yok. Çünkü, Microsoft bu dili tanımıyor ve Rusça ile karıştırıyor.  İmla hatalarını ortaya koyacak değişiklikleri yapması için Kazak hükümetinin Microsoft firmasını hatırı sayılır bir meblağ ödemesi gerekiyor. Eğer Latin harflerine geçecek olursak, bu problem kendiliğinden kalkacak deniyor.

İkincisi, Latin harflerine geçmek Kazakları Türk dünyasına daha çok yakınlaştıracaktır. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev 2012 sonbaharında Türkiye’ye resmi ziyareti esnasında yaptığı bir konuşmada 200 milyon Türk işbirliği yaptığı takdirde büyük bir güç olacağına işaret etmişti. Esasen Türk birliği konusu sadece son yıllarda değil, daha önceleri de tartışma konusu olmuştu. Şimdilik bu konuda somut sonuçlar elde edilmiş olmasa da, bazı kurum ve kuruluşlar bu hususta önemli çalışmalara imza atıyorlar.

Dünyanın önde gelen Türk ülkeleri Latin harflerini kullanmaktadırlar. Mesela, Türk dünyasındaki en büyük ülke Türkiye XX yüzyılın ikinci çeyreğinde alfabe devrimi yaparak Latin harflerine geçti; daha dün SSCB’nin içinde yer alan Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan bağımsızlıklarının ilan eder etmez Latin harflerine geçtiler. Yeni harfler bu ülkelere has ortak kökler ve kelimelerin ortaya çıkmasına ve yeni terimlerin milli temelde oluşmasına imkan verecektir. Böylece bir zamanlar kaderin cilvesi ile bir imparatorluğun sömürgesine dönüşen, günümüzde bağımsız birer devlet olarak kendi gelişim yolunu çizen Türk ülkelerinin kültürel yakınlaşmasının temeli atılacaktır.

Üçüncüsü, halkın şuurunu sömürgecilik döneminin zihniyetinden arındırma ve kölelik psikolojisinden kurtarmak için de Latin alfabesine geçmek önemlidir. Geçen yüzyılın başlarında, yani 1928’de Türk dilini asırlarca hüküm süren Arap ve Fars dillerinin boyunduruğundan kurtarmak için Türkiye’de harf devrimi yapıldı. İşte bunun gibi 70 yıl boyunca Kazak mantalitesinde oluşan Rus dilinin etkisi ve Rus yazısının hegemonyasından kurtulmak için Latin harflerine geçmek şarttır. Bu hususta Kazak diline mahsus dokuz harf tartışma konusu olmaktadır. Ancak, Rus harflerinden gelen yabancı harflerinin karşılığı ne olması gerektiği üzerinde pek durulmuyor. Bu, harf değişikliğinin önemli meselelerinden biri olmaktadır.
Kazakistan’ın Latin harflerine geçiş tartışmalarını büyük bir dikkatle izleyen Rus basını bunu Sovyet sonrası dönemdeki önemli stratejik ortağının Batı değerlerine öncelik vermeye başlamasının temelinde Rusya’nın etkisinden uzaklaşmak, hatta ayrılmak olarak değerlendiriyor. Mesela Rekh Haber Ajansının internet sitesinde “Kazakistan’ın Trajik Hatası: Kazak Dilinin Latin Harflerine Geçmesi Konusunda Uzmanların Görüşleri” isimli bir yazı yayınlandı. Bu yazıda Rusya Federasyonu Stratejik Gelişimi Modelleme Merkezi Başkan Yardımcısı Grigoriy Trofimçuk “Kazakistan trajik bir hata yapıyor. Çünkü halkın dili sadece sözlü ve yazılı iletişim kuralı değildir. O aynı zamanda mantalitenin de temelini oluşturur” diyor. Alman kültürolog Dr. Larisa Beltser-Lisyutkina ise “Eski Sovyet sömürgesi ülkenin farklı bir komünikatif  alana geçmesi Sovyet sonrası Rus siyasi, ekonomik ve kültürel nüfuzunun azaldığını gösterir” dedi.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev Latin harflerine geçişin “çok doğal bir biçimde yürütülmelidir” diyor ve devamında “Biz buna zihnen hazırlanmalıyız. Aydınlar ve bilim adamları bu fikri yaymalıdır. Biz de tecrübe var. Bir zamanlar Atatürk de Türkiye’yi Avrupa kültürüyle yakınlaştırmak için Latin harflerini tercih etmişti” ifadelerini kullandı. Demek ki, Kazakistan’ın bundan sonraki tercihi Latin harflerine geçmek olacaktır. Fakat onun ne zaman gerçekleşeceğini söylemek şimdilik zor görünüyor. Cumhurbaşkanı bunun için Ulusa Sesleniş konuşmasında 2025 senesi tarihini gösterdi. Nazarbayev Ulusa sesleniş konuşmasında aynı dönemde Kazak halkının % 95’i Kazak dilinde birbiriyle iletişim kuracağını söyledi. Demek ki, 1989’da resmi dil olarak ilan edilen Kazak dilinin Kazakistan toplumunda yaygın olarak kullanılması için 12 yıl daha gerekiyor. Bu dönemde Latin harflerinin yerleşmiş olacağı ifade ediliyor. Yine de bazı Kazak politikacıları Latin harflerine geçisin bir an önce yapılmasını teklif ediyorlar. Mesela senatör ve filozof Garifolla Esim Aykın gazetesine verdiği demeçte Latin harflerine Astana şehrinde Expo uluslararası fuarının planlandığı 2017 senesinde geçilmesi gerektiğini söyledi. Fakat o zamana kadar Kazakistan’ın önünde en kullanışlı ve Kazak mantalitesine uygun bir alfabenin hazırlanması meselesi duruyor. Kazakistan Cumhurbaşkanı bu konuyla ilgili bir enstitünün özel olarak çalışma yapacağını söyledi. Türk Keneşi ise şimdiki 42 harfli Kiril alfabesinin yerine 34 harfli Latin alfabesini teklif ediyor.

ESENGÜL KAPKIZI
(Kazakistan Türkistan Gazetesi Yazarı)

Önce Vatan Gazetesi, 20 Şubat 2013,

http://www.oncevatan.com.tr/kazakistan-latin-harflerine-geciyor-mu-makale,29158.html



Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *