KİTAP: TÜRK MİLLETİNİN İDEOLOJİSİ KÜL TİGİN ABİDESİ VE TARİHİ

Tonyukuk (716), Kül Tigin (732) ve Bilge Kagan (735) anıt yazılarından oluşan Orhun Abideleri ilk Türk tarihinin yazılı kaynaklarından olduğu gibi,  Türk adının da geçtiği ilk Türk metin olarak Türk tarih ve kültüründe önemli bir yere sahiptir. Kitabeler Göktürk devletinin kuruluşu, devlet stratejisi hatta ideolojisini ortaya koyar.

Bu üç anıt kitabe içinde Kül Tigin abidesinin önemli bir yere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü, her ne kadar kitabe Kül Tigin adını taşısa da metin yazarı Bilge Kagan’dır. Kardeşinin vefatı üzerine kendisi kaleme almıştır. Diğer kitabe ile olan metinler ile karşılaştırıldığında adete Göktürk devletinin ideolojisi bu taşlar üzerine kazınmıştır ve kendisinden sonraki tüm Türk devletlerine de yol gösterici özellik taşır.

Kazakistan Avrasya Devlet Üniversitesi öğretim üyesi sinolog tarihçi Prof. Dr. Tursunhan Zakenoğlu’nun üç kitabe içinde Kül Tigin Abidesi üzerinde durması bu sebeple boşuna değildir. İslam Öncesi Türk Tarihi üzerine çalışmalarıyla tanınan Prof. Zakenoglu çalışmasında dilbilimcilerin Orhun Abideleri üzerine çalışmaları gözden geçirmiştir. Ayrıca abidenin Çinçe metinlerini de okuyarak Kazakçaya çevirisini gerçekleştirmiştir.

Bundan sonra bir tarihçi gözüyle bu metinleri yorumlamış dönemin özelliklerini ortaya koymaya çalışmıştır. Yazar bugün facebook sayfasında “Kül Tigin Abidesi Tarihi Kaynak Olarak İncelenmesi” isimli kitabını yazmaktaki amacını ve araştırmasının özelliklerini yazdı. Kazakçadan aktarabildiğimiz kadarıyla şöyle diyor:

“Bu kitap, milletimizin tarihinin taşa kazınmış bitiğidir; Kül Tigin Anıtı hakkında daha önce yaptığımız araştırmalarımızın bir devamıdır. Biz bu çalışmamızda anıttaki metinlere tarihi bir kaynak olarak baktık. Daha açık ifadeyle, Çince ve diğer dillerdeki kaynakları dikkate alarak, anıttaki 70 satırlık metnin tarihsel anlamını, yazılış sebebini ve o dönemde meydana gelen olaylarla ilişkisini ortaya koymaya çalıştık. Kısacası, tüm metni satır satır analiz ettik ve unvan ve adlandırmaları açıkladık.

Ayrıca belirtmeliyim ki, çalışmam esnasında bizden önceki bilim adamlarının N. Yadrintsev, V. Thomsen, W. Radlov, A.Geykel, G. Schlegel, G. Gablenets, V. Vasilyev, S. Malov, T. Tekin, G. Kadyrov, A. Amanzholov, M. Joldasbekov, K. Sartkoja gibi uzmanların eserleri bize eski Türk anıtlarını tarihi bir kaynak olarak görme konusunda bize harika bir fırsat sundu. Metinler dil, etno kültür açısından epey incelenmiştir. Bu nedenle, Kül Tigin anıtındaki Çince metinlere ek olarak, anıtın runik metinlerine (K. Sartkoja, S. Klyashtornyi gibi bilim adamlarının transkripsiyonları) İslam öncesi Türk tarihinin kaynakları olarak baktık. Elimizden geldiğince, anıtın dikilişi tarihiyle birlikte metnin orijinal içeriğine de eğildik.

Sonuç olarak, Kül Tigin Anıtı, bizim milletimizin tarihimizin bir kutsalıdır. Eski devirlerden günümüze kadar hiç değişmeden ulaşan atalarımızın yürekten çıkmış sözleridir. Ondan daha eski taşa kazınmış milletimiz hakkında bilgi veren sözler bizde yoktur. Bu anıtta sadece millet ve devlet söz olmakta ve onun binlerce yıldır akılda tutulması gereken kuralları ifade edilmektedir. Bu yüzden bu anıtı bozkırda, “bin eskiliğe” miras olarak bırakmışlardır. Bizim yaptığımız binlerce yıldır kar, yağmur ve fırtınaya göğsünü gererek bekleyen kutsal taş direkleri, oradaki tarihi yazıları okuyup anlamaya çalışma gayretidir sadece.”

Değerli araştırmacı, yazar, şair, şarkiyatçı ve tarihçi Prof. Dr. Tursunhan Zakenoğlu’nu böylesine önemli bir esere imza attığı için kendisini kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.

Prof. Dr. Abdulvahap Kara