TÜRK DÜNYASININ EN ESKİ ZEKA OYUNU DOKUZ KUMALAK (MANGALA) PANELİNDEN İZLENİMLER

Avrasya Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Hayatı Tüfekçioğlu’nun yönettiği panelde ilk konuşmacı olarak biz bu oyunun Hun, Göktürk gibi en eski devirlerden beri oynandığını ifade ederek, milletlerin kültür hayatında kendi alfabelerinin olması gibi, milli zekâ oyunlarının da olması o milletin gelişmişliği açısından önemli olduğunu vurguladık.

Bundan sonra konuşan Üç Renk Organizasyonu temsilcisi Serdar Asaf Ceyhun oyunun Osmanlı döneminde de oynandığını, hatta dünyada ilk “teahouse”, yani kahvehaneleri açan Osmanlılar olduğunu ve bu kahvehanelerde mangala oyunun özel bir yeri olduğunu söyledi. Ceyhun bu sebeple bu kahvehaneleri tasvir eden 16. yy minyatürlerinde mangala oynayan kişilere yer verildiğine işaret ederek 2010’da Avrupa Kültür Başkenti olacak olan İstanbul’da bu orijinal oyunun canlandırılması gerektiği fikrinden yola çıkarak ilk mangala oyunlarını üreterek halkın kullanımına sunduklarını belirtti.

Bir ay içinde piyasaya sürülen oyuna ilgi her kesimden çok büyük olduğuna dikkati çeken Ceyhun şunları ifade etti: “Özellikle özel kolejlerden talep geliyor. Şimdiye kadar birçok okulda bin kadar kolej öğrencisine bu oyunu öğrettik. Çünkü oyun çocukların zekâ gelişimine büyük katkı sağlıyor. Birçok basın ve televizyon kuruluşu arayarak bu konuda hakkında bilgi istediler. Yazı yazdılar, program yaptılar ve halen de basının bu ilgisi artarak sürüyor. 18-22 Aralık 2009 günlerinde de Nişantaşı’nda City’s Alışveriş Merkezinde mangala günleri düzenleniyor. Burada oyunu tanıtacağız. Kazakistan’dan gelen konuklarımızda orada olacak. Ayrıca Dünya Ticaret Merkezi’ndeki 24 -31 Aralık 2009 tarihindeki Hediyelik Eşya Günleri fuarında da mangala oyunlarını sergileyeceğiz. Kazakistan’dan gelen heyetle ortak rüyamız 2010’da Türk Dünyası Zeka Oyunları Olimpiyatlarını gerçekleştirilmesidir. Bunun için TÜRKSOY ve Türkiye Kültür Bakanlığı başta olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara müracaatta bulunacağız.”

Avrasya Enstitüsündeki panelde bundan sonra konuşan Kazakistan Dokuz Kumalak Federasyonu Başkan Yardımcısı Maksat Şotayev paneli tarihi olay olarak nitelendirerek, Türkiye’de bu oyunun bundan hızla gelişeceğine olan inancını belirtti. Federasyon Başkanı Alihan Baymenov’un paneli tebrik mektubunu okuyan Şotayev, Baymenov’un Türk zeka oyunlarının da Türk dünyasının önemli ortak değerleri değerlendirdiği ve Türk oyuncuları 2010 Temmuzda Astana şehrinde yapılacak olan uluslar arası dokuz kumalak yarışmasına davet etmekte olduğunu söyledi. Şotayev, Kazakistan’da bugün yüzbin kişinin oynadığı bu oyunu 1948 senesinde sadece dört kişinin oynadığını işaret etti. Bir yıl sonra, yani 1949’da  Muhtar Avezov gibi Kazakistan’ın önemli aydınlarının bu oyunları ele alarak kurallarını geliştirdiğini ve aradan geçen 60 yıl zarfında Kazakistan’da bir federasyon kurulacak kadar yayıldığını söyledi. Şotayev’in belirttiğine göre, Sovyet döneminde göz ardı edilen oyun Kazakistan’ın bağımsızlığına kavuşmasından sonra Spor ve Turizm Bakanlığı tarafından 1997 yılından itibaren himaye altına alınmış ve federasyon kurulmuş. Kazakistan Dokuz Kumalak Federasyonu’nun çabalarıyla bu oyun uluslar arası zeka olimpiyatlarının kapsamına alınmış ve ilk defa 2006 yılında Londra’da düzenlenen uluslararası zeka olimpiyatlarında dokuz kumalak oyununa da yer verilmiş. Bundan sonra dokuz kumalak oyunu Almanya, Fransa ve İngiltere’de oynanmaya başlamış. 2007 yılında Çekya ve Makedonya’da düzenlenen zekâ olimpiyatlarında da dokuz kumalak yer almış.

Sözünün sonunda Maksat Şotayev dokuz kumalak oyununun torunu olan mangala oyununu Türkiye’de tekrar canlandırmaya gayret sarf ettiği için Üç Renk Organizasyonun temsilcisi Serdar Asaf Bey’e teşekkür mahiyetinde Kazak geleneklerine göre kaftan giydirdi ve kendisini Çin hakimiyetine düşerek yıkılan Göktürk Hakanlığı’nı tekrar kuran İlteriş Kağan’a benzettiğini söyledi. Bilindiği gibi İlteriş Kağan yıkılan devleti tekrar toparlayarak II. Göktürk Hakanlığı’nın kurucusu olmuştur, aynı zamanda meşhur Göktürk Hakanları Bilge Kağan ve Kültigin’in de babalarıdır.

Aynur Yakupbayeva da konuşmasında mangala oyununu yaygınlaştırmanın okullarda başladığını, bu oyunun eğitimi konusunda federasyon olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtti.

Kazakistan’dan bir vesile ile İstanbul’a gelen ve Panele dinleyici olarak katılan Kıpçak araştırmaları hususunda dünyaca tanınan ilim adamı Prof. Dr. Bolat Komekov da Kazakların ataları Kıpçaklar ile Anadolu Türklerinin ataları Oğuzların Kazakistan’ın Karadağlar bölgesinde asırlar öncesinde komşu olarak yaşadıklarını ifade ederek dokuz kumalagin Türk toplumlarının ortak değeri olduğuna dikkat çekti. Milli kültürleri tahrip eden küreselleşme devrinde ortak değerlere sahip halkların güç birliği etmelerinin önemine işaret etti.

Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Korkut Tuna panelin soru cevap kısmında söz alarak “böyle bir oyunu ilk defa bu panelde tanıdım. Biz çocukluğumuzda misket ve başka oyunlar oynardık. Ama bu oyunu burada ilk defa işittim. Böyle faydalı bir toplantıyı tertip eden başta  Avrasya Entitüsü Başkanı Prof. Dr. Hayatı Tüfekçioğlu olmak üzere emeği geçen tüm herkese teşekkür ediyorum. Böyle oyunların Türk halkları arasındaki ilişkileri geliştirip dostluğu pekiştireceğini düşünüyorum” dedi.

Dinleyicilerden Türk Halk Edebiyatı araştırmalarıyla tanınan Prof. Dr. Şeyma Güngör söz alarak “bu oyunun tanıtılmasında büyük emekler sarf eden ve başarıya ulaşan Serdar Asaf Ceyhun’a gıpta ettim. Serdar Bey’in çalışmaları bana Yahya Kemal Beyatlı’yı hatırlattı. Milli şairimiz gençliğinde Türklükle ilgili birçok şeyi küçümseyerek Paris’e Siyasal Bilgiler tahsil etmek üzere gitmişti. Oradaki hocalarından Albert Sorel ile yakından görüşüyordu. Hocanın “dünyada iki şey iyi bilinmez. Bir coğrafyada kutuplar, ikincisi tarihte Türklük” şeklinde sözü Yahya Kemal’i çok etkiledi. Türklüğün nesi bilinmez diye çok şaşırmıştı ve bundan sonra Fransız kütüphanelerinde Türklükle alakalı eserler okumaya başladı. İşte bu durum Yahya Kemal’i bizim tanıdığımız Yahya Kemal yapmıştır.

Biz bugün burada mangala oyunlarını tanıdık bildik. Mangala resimleri olan minyatürleri biz daha önce kaç görmüştük. Fakat mangala oyununu görmemiştik. Demek ki biz o minyatürleri görmemişiz, sadece bakmışız. Bu yüzden bizlere bu oyunu tanıtan Serdar Bey gıpta ediyorum.”

Panelden sonra değerli hocalara birer mangala oyunu hediye edildi.

Saygılarımızla,

İstanbul,

Abdulvahap Kara

(Altayeli Haber Grubuna 17.12.2009’da yazılan yazı)

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *