Yahya Molla, Altaylarda Bir Din Adamı ve Eğitmen

Altay’da geçen asrın ilk yarısında yaşayan iki büyük din aliminden birisi Akıt Hacı Ülimcioğlu ise, diğeri Yahya Molla’dır. Kazakların Molkı kabilesine mensup Akıt Hacı ve eserlerini günümüzde bilmeyen yoktur. Ama, nedense Yahya Molla ismi pek bilinmez. Bunun bir nedeni de, herhalde, Akıt Hacı’nın din alimliğinin yanısıra, ardında yazılı eserlerini bırakabilmiş olmasıdır. Akıt Hacı İslam dini ile ilgili görüşlerini ve yaşadıklarını şiir diline dökmüş ve o zamanın kısıtlı olanaklarına bakmaksızın daha sağlığında şiir kitaplarını Kazan’da bastırabilmiştir. Fakat, Yahya Molla ardında yazılı bir eser bırakmadığından olsa gerek, hakkında fazla bir araştırma yapılmamıştır.

Ne mutlu ki, Yahya Molla’nın torunları var. Istanbul’da yaşıyorlar. Onlardan biri Hacı Hamzaoğlu Abdülcelil İnan’dır. Yahya Molla hakkındaki bu yazımızı, onun verdiği bilgiler temelinde yazdık.

Hacı Abdülcelil İnan Hamzaoğlu, Yahya Molla torunu (Almatı, 2005 – Abdulvahap Kara arşivi)

Yahya Molla, 1875 yılında Kazakistan’ın doğusunda yer alan Zaysan’da dünyaya geldi. Kazakların Nayman boyunun Törtuvıl koluna mensup Yahya Molla’nın babası Burkat idi. Arkat ve Bölekbay isimli iki kardeşi olan Burkat’ın Yahya’dan başka Caylavbay isimli bir oğlunun daha olduğunu biliyoruz. Yahya, daha çocukluğunda, zekiliği ve çalışkanlığı ile ön plana çıktı. Köyün imamından ilk derslerini aldıktan sonra, yüksek tahsil için Semey’e geldi. Semey’de o zamanın üniversitesi sayılan Galiya Medresesinde öğrenim görmeye başladı.

Devamı…


TÜRKİYE KAZAKLARININ GÖÇ LİDERLERİNDEN HACI HAMZA İNAN

Hacı Hamza İnan
Türkiye Kazaklarının göç liderlerinden, XIX. asırda Doğu Türkistan’da ismi alim ve şair Akit Ülimcioğlu ile birlikte anılan din bilgini ve kadı Yahya Molla’nın oğlu olan Hamza İnan büyük bir şahsiyetti. Bilge kişiliği ile tüm Kazaklar tarafından saygı görürdü. Akrabam olduğu için gençliğimde sohbetinde çok bulundum. Ondan çok şey öğrendim. Belki onun göç ve Kazak kültürü ile ilgili anlattıkları bizim elektronikten tarihe yönelmemizdeki sebeplerden biri olabilir. 1995’de yüz yaşlarında İstanbul Zeytinburnu’ndaki evinde vefat etti. Rahmetle anıyor, mekanı cennet olsun diyorum. Prof. Dr. Abdulvahap Kara

Kitap: Türk Halklarının Ortak Edebi Eserleri

Kazakistan’in taninmis bilim adami, Turkolog, roman, tiyatro yazarlarindan Prof. Dr. Nemat Kelimbetov’un edebiyat alaninda yillar suren calismalarinin urunu olan Turk Halklarinin Ortak Edebi Eserleri isimli kitabini Kazak Turkçesinden aktararak Istanbul’da 2011’de yayinlandik. 35 yasinda kendisini yatalak hale getiren felci buyuk azmiyle nasil yendigini anlattigi Umit isimli monolog hikâyesi de daha once Turkceye aktarilarak yayinlanan Kelimbetov bu son calismasinda tarih boyunca bircok devlet kuran Turklerin edebiyat alaninda verdigi bircok onemli eseri akici bir dille irdelemektedir. Devamı…

BOZKIRIN BİLGE BEYİ ABAY’IN BABASI KUNANBAY’IN CAMİSİ

Kunanbay Camisi

Büyük şair ve düşünür Abay’ın babası Kunanbay Öskenbayoğlu’nun 1851’de yaptırdğı camidir resimdeki. Kunanbay Tobıktı kabilesinin beyi idi. Çok zengindi ama bir bozkır bilgesiydi.

Hacca gittiğinde Türkistan’dan gelecek hacılar için bir misafirhane de yaptırmıştır. Mekanı cennet olsun. Bu mübarek adam için Sovyet ideologları zalim feodal bey karalamasını yapmışlar, böylece Kazak konar göçer bozkır toplum yapısını sevilen beyleri üzerinden dinamitlemek istemişlerdi.

Bir keresinde şiirleriyle ün kazanan genç Abay gurura kapılmış ve babası Kunanbay’a: “Baba sen mi büyüksün, ben mi?” diye sormuştu. Babası o zaman taşı gediğine koymuştu: “Oğlum beni geçebilmen için bir Abay yetiştirmen gerekir.”

Prof. Dr. Abdulvahap Kara


BEKLENEN KİTAP “ABAY” NİHAYET YAYINLANDI

Bir büyük mutluluk daha yaşıyorum. Her kitabının yayınlanışı yazar için bir evladı daha dünyaya gelmişçesine sevinç, gurur ve mutluluk yaşatır. İşte o duygulandan birini daha Sultanahmet’te Türk edebiyatı Vakfında yaşıyorum.

Ayrıca Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in talimatlarıyla bu sene Abay eserleri 175. Yılı vesilesiyle, 10 dile çevrilmesi planlanmıştı. Bu dillerden Türkçeye aktarılması başkanlığımızdaki ekibin çevirisiyle gerçekleşmiş olması da bizim için ayrı bir gurur, onurdur.

Vakıf Yayınları arasında çevirmen, şair ve editör arkadaşlarımla hep beraber kışın aylarca üzerinde çalıştığımız Abay Şiirleri ve Kara Sözleri çevirilerimiz böylece yayınlanmış bulunmaktadır. Şimdiye kadar yapılmış en iyi Abay çevirisini ortaya koyduğumuzu düşünüyorum. Ama tabii ki, takdir okuyucunundur. Türk dünyasına hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.


TÜRKİYE KAZAKLARININ BÜYÜK KAYBI

Değerli sanatçımız Beşir Ahmet Köse’nin sevgili eşi, Kazakistanlı öğrencilerin şefkatli annesi, benim altın kalpli yengem Bagila hanım bugün sabah kanser tedavisi gördüğü hastanede Hakk’ın rahmetine kavuştu.
Devamı…

KAZAKİSTAN’IN BÜYÜK KAYBI

Bugün kötü haber geldi. Koronavirüse yakalanan Kazaklarin efsane güreşçisi 1980 Grekoromen Olimpiyat şampiyonu ve Mustafa Öztürk’ün yakin dostlarından Jaqsılıq Üşkempirov’un vefat ettiği bildirildi.

Çok üzüldüm. Üç sene önce 2017’de Nur-Sultan’da Kazak Kurultayında yanyana oturuyorduk. Çok mütevazi ve vatanperver bir insandı. Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun.


ESAT KOÇYİĞİT BUGÜN NUR-SULTAN’DA TOPRAĞA VERİLİYOR

Dün Korona virüsten dolayı hastanede 71 yaşında hayata veda eden değerli bacanağım Esat Koçyiğit’in bugün Kazakistan’ın başkenti Nur-Sultan şehrinde Cenaze namazından sonra defnedileceği bildirildi.

Allah’tan merhuma gani gani rahmet diliyorum. ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Maalesef korona tedbirleri sebebiyle İstanbul’dan Kazakistan’a giderek cenazesine katılanmadık, ancak tek tesellimiz mübarek cuma gününde ve İstanbul’da cuma saatinde vefat etmiş olmasıdır.

Aslında rahmetli Ayasofya Camii Şerif’in açılışını ve ilk cumayı canlı izlemek için günleri iple çekiyordu. Ilahi tesadüf tam Ayasofya açılış yapılıp cuma okunurken Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Mekanı cennet olsun. Bu arada eve taziye ziyaretleri kabul etmediğimizden telefonla veya sosyal medya aracılığıyla başsağlığı dileyen tüm dostlara, akrabalara ve tanıdıklara da teşekkür ediyoruz.


AYAVLI TUVIS NUR-SULTANDA DÜNİYEDEN OZDI

Türkiya qazaqtarınıñ köş basşılarınan Sultan Şärip Täyji nemeresi, XX. gasırdıñ bas kezinde Altay qıranı dep atalgan Zuvqa batır şöberesi Asgat Kosjigit 71 jasta düniyeden ötti.

2000 jıldardıñ basında Türkiyadan atamekenge bala şagasımen qonıs avdarıp Nur-Sultanda ömir sürip jatqan bajam eki aptadan beri korona degen indetten zardap şegip avruvhanada emdelüvde edi.

Marqum köñili jaysan, aq köñil, äñgimeşil azamat edi. Elordaga bargan sayın üyine barıp avnap quvnamay qaytpaytınmın. Endi ajal jetip vaqıt sagat tolgannan keyin qasiyetti cuma küni köz jumdı.

Ol onşaqtı künnen beri osı cuma künin kütip otırgan. Istambulda qasiyetti Ayasofiya muzeyden meşit qalpına oralıp 86 jıldan keyin oqılatın algaşqı cuma namazın tikeley efirden tamaşalaymın dep asıga kütip jürgen. Däl sonda azan şaqırılıp namaz oqılıp jatqanda düniyeden ötti. Ornı peyişten bolsın. Erteñ Nur-Sultan qalasında janazası oqılıp sonda jerlenbek.

Bala-şaga, nemere, tuvıs-tuvgandarına köñil aytıp marqumnıñ topıragı torqa, bargan jeri ujmaq bolsın dep bir Alladan tilep dugadamın.


НҰРСҰЛТАН НАЗАРБАЕВ: СЫРТТАҒЫ АҒАЙЫН ӘРДАЙЫМ КӨҢІЛІМІЗДІҢ ТӨРІНДЕ

Әбдуақап ҚАРА, тарих ғылымдарының докторы, Мимар Синан көркем өнер университетінің профессоры:

– Биыл Қазақстан астанасы Нұр-Сұлтанға 22 жыл, Елбасы Нұрсұлтан Назарбаев­тың туғанына 80 жыл толып отыр. Екеуі Қа­зақ­стан тәуелсіздік тарихында және дүниежүзі қа­зақтарының тарихында ерекше орынға ие. Нұр-Сұлтан қаласы бүгінде Қазақстан тәуелсіздігінің символы және ұлы табысы. Өйт­кені қысқа уақытта қазақ халқы Арқ­аның төсінде заманауи және әлемге үлгі боларлық әдемі қала салды. Әлемде бұл некен-саяқ кездесетін құбылыс. Сонымен қатар бұл Ұлы дала мәдениетінің бүгінгі өкілі болып саналатын қазақтардың қала мәдениетін де мықты меңгергенін әйгілеп отыр. Бұған дейін қазақтар және оның арғы аталары тек мал соңында жүрген көшпенді халық ретінде көрсетілді. Бұл қате пікір еді. Өйткені түркілер ежелгі тарихтан әрі көшпелі, әрі отырықшы халық еді. Оның бір­сыпырасы көшіп-қонып жүріп мал бақса, екінші бір бөлігі қала салып, жер жыртып, егіншілікпен және саудамен айналысқан еді. Міне, бүгін қазақтар мұның екеуін де бірдей табыспен іске асырған дара түркі халқы болып отыр.

Devamı…