Cengiz Aytmatov İle Söyleşi

‎1988 Yilinda Türk Yurdu Dergisinde Yayimlanan Ilk Ceviri Calismam


Bu calisma cok ilginc Kazak Turkcesinden degil, Kirgiz Turkcesinden yaptigim bir ceviriydi. Cengiz Aytmatov’un bir soylesisini cevirmistim. 24 yil sonra Dr. Mustafa Cetin’in kisisel sitesinde rastladim. Kendisine teşekkür ediyorum.

http://www.mustafacetin.org/tr/cengiz-aytmatov-ile-mulakatabdulvahap-karaenver-curabaevsark-yildizisayi71987den-tercumeturk-yurducilt9sayi15nisan-1988s2533


Haber: Cengiz Dağcı'nın Vasiyeti Yerine Geldi

Cengiz Dağcı’nın Vasiyeti

Cengiz Dağcı’nın Vasiyeti Yerine Geldi

Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Kırımlı yazar Cengiz Dağcı’nın vasiyetini,Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Doç.Dr.Abdulvahap Kara hayata geçirdi.

Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Kırımlı yazar Cengiz Dağcı’nın vasiyetini, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Doç. Dr. Abdulvahap Kara hayata geçirdi.

Kara, Dağcı’nın vasiyeti üzerine yazdığı ‘Türkistan Lejiyonu’ ve ‘Mustafa Çokay’ adlı iki kitabının tanıtımını Kazakistan’ın başkentiAstana’da ki Avrasya Devlet Üniversitesi’de yaptı. Törende konuşan Avrasya Devlet Üniversitesi Rektör Yardımcısı Dıhan Hamzabekoğlu, söz konusu iki eseriKazakistan’ın değerlerinin topluma kazandırılması adına büyük bir kazanım olarak gördükleri ifade etti.


Ali Şir Nevai Sempozyumu

AVRASYA’YA YÖN VEREN ŞAHSİYETLER I: DOĞUMUNUN 570. YILINDA

ALİ ŞİR NEVAÎ SEMPOZYUMU PROGRAMI

24 Şubat Cuma 2012 Fatih Üniversitesi, Büyükçekmece/Hadımköy Kampüsü


 


Bekbolat


Түркиядағы Абай атындағы мектеп

Түркия топырағындағы Абай атындағы мектеп бүкіл түрік балаларына қазақтың ұлы ақынын танытып отыр

ЫСТАМБҰЛ. 4 ақпан . ҚазАқпарат /Ирина Дынникова/- Қазақтың ұлы ақыны, ағартушы,  қазақ жазба әдебиетінің және әдеби тілінің негізін салушы – Абай Құнанбайұлы әлемге танымал екені хақ. Түркияның Ыстамбұл топырағында хәкім Абайдың атындағы мектептің болуы да осының бір айғағы ретінде болса керек.

2002 жылы Ыстамбұл қаласының  Зейтінбұрын ауданында жаңа жасалып жатқан мектепке Абай атының берілуі туралы ұсыныс жасаған  Түркиядағы Мимар Синан университетінің профессоры, шоқайтанушы Әбдуақап Қараны бұл тақырыпқа орай сұхбатқа тартқан едік.


Шоқай туралы шындық

Қазақ КСР Жоғарғы соты 1988 жылы желтоқсан айында «Алашорда жетекшілері «қарсы-төңкерісшіл», «антисоветшіл» деген айыптауларға нақақтан ұшыраған» деген шешім қабылдады. Осылайша, Алашорда көсемдері ақталды. Келесі жылы қаңтарда Қазақстан Компартиясы Орталық Комитеті мәлімдеме жариялап, Алаш жетекшілерінің әлеуметтік, саяси және әдеби қызметтері туралы тарихи шындықтардың зерттеліп, халыққа жария етудің қажеттігін атап өтті. Содан бастап Алашорда қайраткерлеріне қатысты шындық ашылып, кедергілер жойылды. Солардың бірі Мұстафа Шоқай туралы жазылған «Үлкен Түркістанның күйреуі» атты кітаптағы шындыққа жанаспайтын кейбір тұстарды айтуды жөн көрдТарихи тұлғалар арасында саналы ғұмырын Қазақстан және Түркістан халықтарының Тәуелсіздігіне арнаған Мұстафа Шоқайдың орны бөлек. Өздеріңізге белгілі, Шоқайдың саяси күресінің басты мақсаты – Түркістандағы кеңес билігінің орнына тәуелсіз ұлттық басқару жүйесін орнату болды. Сондықтанда Шоқай Кеңес Өкіметі режиміне қарсы тұлға болып табылды. Сондықтан Мәскеу оның өмірі мен идеялары туралы мәлімет таратуға тыйым салды. Кеңес идеологиясы бойынша, Шоқай «халық жауы» деп жарияланды. Сол себепті Шоқайға байланысты мәліметтер оқулық пен энциклопедияларға кірмей қалды. Қазақстан мен қазақ халқына қатысты барлық мағлұматтар қамтылған 12 томдық Қазақ Совет энциклопедиясында Шоқай туралы ешқандай мәліметке орын берілмеді.


Atabayev


Kazakların Altaylardan Anadolu’ya Uzanan Göçü

Kazakların Altaylardan Anadolu’ya Uzanan Göçü

Doç. Dr. Abdulvahap Kara

Bu yazımızda, Doğu Türkistan`dan ve Afganistan`dan Türkiye yapılan Kazak Türkleri`nin göçlerini ele alacağız. Bu göçlerden özellikle Doğu Türkistan Kazaklarının göçünün birden ve doğrudan yapılmadığını, aşama aşama türlü sıkıntılardan sonra gerçekleştiğini göstermeye çalışacağız. Türkiye`de sayıları tahminen yaklaşık 15 bini bulan Kazak Türkleri elli yıldan fazla bir zaman önce göç ederek gelmişlerdir. İstanbul, Ankara, İzmir, Manisa, Niğde, Konya ve Kayseri gibi şehirlerde yaşayan Kazakların ilk yerleşim birimlerinden birisi Zeytinburnu`dur. Bu açıdan, Kazak Türkleri`nin göçünün de konuşulduğu bu göç sempozyumunun Zeytinburnu Belediyesi tarafından düzenlenmiş olması Kazaklar için ayrı bir mana taşımaktadır.

Burada belirtilmesi gereken bir husus, Kazak Türkleri ile Slav ırkından Kazaçi ve Kozaklar olarak da isimlendirilen Osmanlıya karşı Doğu Anadolu ve Kafkaslarda Rusya ordusunda savaşmış olan hristiyan Kazaklarla karıştırılmamalıdır. Türkiye Kazaklarının tarihinde 16 Aralık 1991 günü bir dönüm noktasıdır. Çünkü, bu günde, Kazakistan bağımsızlığına kavuşmuştur. Böylece, dil, din ve kültürlerini korumak için göç eden Kazakların anavatanları ile ilişki kurmasının önünde hiçbir engel kalmamıştır. Hatta, bazı Kazak aileleri eski vatanlarına geri göç etmektedir.

Diğer yandan Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev`in dış politikasında da yurt dışındaki Kazaklara özel bir yer verilmektedir. Bu durumda, Türkiye`de Kazaklar, iki kardeş ülkenin kültürel ilişkilerinin gelişmesinde önemli katkılar sağlayabilecek konumda olduğunu söyleyebiliriz. Doğu Türkistan Kazakları`nın Göçten Önce Yaşadığı Coğrafya: İlginçtir, Türkiye`deki Kazakların çoğunluğunun göç hareketinden önce yaşadıkları coğrafya, Kazakistan sınırları içinde değil, bugün Çin Halk Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan Doğu Türkistan Uygur Özerk Bölgesinin kuzeyinde kalan topraklardır. Halen bu bölgede 1.5 milyon civarında Kazak Türkü yaşamaktadır.


KAZAKLAR NİÇİN TÜRKIYE’Yİ SEVİYOR

Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr. Abdülvahap Kara sözlerine ‘Demokrat Parti’nin 67. kuruluş yıl dönümü’ ile ilgili kendi gelen mesajı görünce ‘mutlaka bu toplantıya katılmalıyım’ diyerek buraya geldiğini belirterek ” biz Kazak Türklerinin Türkiye’ye gelmesinde en büyük rolü Rahmetli Adnan Menderes üstlenmiştir. 1940’lı yıllarda göç esnasında atalarımıza Amerika’dan yerleşim talebi gelmesine rağmen, atalarımız ‘Türkiye’den başka yere gitmeyiz’ demişlerdir. Türk Kültürünü devam ettirmek adına bu kararı almışlar ve 13 Mart 1952 yılında  Adnan Mederes’in Bakanlar kurulu kararı ile biz buraya İskanlı Göçmen olarak gelmişiz. Bugün Türkiye’de yaşayan Kazakistanlılar Adnan Menderes’e ve Türkiye’ye şükranını sunuyor. Sadece burada yaşayan Kazakistanlılar değil, Kazakistan’da yaşayan kazaklarda bugün Türkiye’ye şükranlarını sunuyor çünkü 1991 yılında Kazakistan bağımsızlığını ilan ettiğinde onu tanıyan ilk ülke Rahmetli Turgut Özal’ın önderliğindeki Türkiye olmuştur. Bu anlamdan Kazak Halkının Türkiye’ye karşı ayrı bir sevgisi vardır. Bu sevginin oluşmasında hiç şüphesiz en büyük pay, Rahmetli Adnan Menderes ve Turgut Özal’indır” şeklinde konuştu.

http://www.extrahaber.com/haber.php?haber_id=18479