Paris’te Mustafa Çokay Kitap Tanıtım Toplantısından İzlenimler

Kitapta ressamın Kızılorda’dan başlayarak Taşkent, Petersburg, Tiflis, Bakû, İstanbul, Paris ve Berlin şehirlerine yaptığı gezilerden edindiği intiba ve aldığı ilhamla yaptığı Çokay ile ilgili 70 kadar renkli ve siyah beyaz çalışma yer alıyor. Bu resimlerden 20 kadarı kitap tanıtım toplanıtısının yapıldığı salonda sergilendi.

Sarsenbayev kitabının önsözünde “Kazakistan’ın ozanları, baturları ve devlet adamlarını tuale yansıtmak, yağlı boya resimlerini yapmak çocukluğumdan beri hayalimdi. Birçok arayışlar ve çalışmalardan sonra bu hayalime ulaştım” demektedir.

Ressam Çokay’ın hayatının izlerinin bulunduğu şehirleri BTA Bankasının sponsorluğunda 2008 Nisan ayında başlayan “Mustafa Çokay Yoluyla” isimli proje kapsamında gezdiğini ifade ederek şunları söylüyor:

Mustafa Çokay’ın doğduğu yer olan Kızılorda-Şiyeli-Narşokı’dan başladık ve sırasıyla Taşkent-Fergana-Hokand, St. Petersburg, Tiflis-Batum-Bakû, İstanbul, Paris-Nogent-Chelles ve Almanya’da Berlin’e gittik. Bu proje çerçevesinde tarihçi akademisyenlerle birlikte olduk, Mustafa Çokay ilgili yeni bilgi ve vesikalara ulaştım. Proje 2009 Şubat ayında tamamlandı.”

Sanatçı bu kitabı meydana getirirken kullandığı teknik ve yöntemleri ise şöyle anlatıyor:

““Mustafa Çokay Yoluyla” isimli bilimsel keşif gezisi benim sanat çalışmalarıma yeni bir ivme, farklı bakış açısı ve yaklaşım getirdi. Mustafa Çokay ile ilgili hiçbir anı kaçırmamaya çalıştım. Resim yapmak için kâğıt kalemim elimden hiç düşmedi. Video kamera ve fotoğraf makinesini de devamlı kullandım. Çünkü insanlarla yaptığımız görüşmelerdeki söylenen yeni bilgiler ve tarihi anların tekrarlaması bir daha mümkün değildi. Bin bir meşakkat ve yorgunlukla yaptığım çalışmalarım meyvesini verdi. Gezdiğimiz mekânlar hakkında hatıralar yazmama, birkaç seri resimler yapmama çok faydası oldu. Resimleri karakalem, yağlı boya, goblen ve karma teknik gibi farklı yöntemlerle yaptım. Mustafa Çokay’ın kendi fikirleriyle devamlı mücadele içinde olması yaptığım resimlerin temel kaynağı, esası oldu. Mustafa Çokay’ın portresini sadece onun dış görünüşünü benzeterek yapmakla olmaz. Aynı zamanda toplumdaki konumu, faaliyetlerde bulunduğu siyasi ortam, cesareti, azmi, kederi, kaygısı, vatana olan büyük özlemi her bir resme konu olarak yansıtılmaya çalışıldı. Mustafa Çokay’ın doğduğu Sirderya nehri civarındaki Şiyeli’de, Almatı’da, Astana’da, ve Türkiye’de İstanbul’da resim sergilerim gerçekleştiğini de büyük bir mutlulukla ifade etmeliyim.”

Bir sanatçının çalışma teknikleri ve düşünceleriyle, bir tarihçininki çok farklı. Sarsanbayev’in bu çalışmasını Türkçe’ye çevirirken ve kitabın editörlüğünü yaparken, onun sadece iyi bir ressam değil, aynı zamanda duygu ve düşüncelerini sanatkarane ifadelerle aktarabilen iyi bir yazar olduğuna da kanaat getirdim.

Şimdi sizlere bir sanatçının resim çalışırken nasıl düşündüğünü ve duygularını nasıl tuale yansıttığını Sarsenbayev’in sözleriyle anlamaya çalışalım:

Sirderya havalisinin doğası çok farklıdır. Engin bozkırlardaki yüksek kum tepeleri uzaklaştıkça küçülerek ufukta bir çizgi haline gelirler.

Bir ara aniden rüzgâr çıktı. Tepeleri oluşturan kumlar havaya yükseldi. Kum fırtınası çıktı, etrafımız toz duman oldu. Gözlerimizi açamıyoruz, sanki gündüz gece olmuştu, karanlıktan hiçbir şey görünmüyordu. Bu tabiat olayı beni çok etkiledi.

Gözlerimin önünde dişi bir devenin, sanki kumlara gömülüp batıyormuş gibi bir görüntüsü canlandı. Karmakarışık ve korkunç yılları baştan geçiren Narşokı’nın manzarası bugün de ağır görünüyor. Bu manzara, Çokay’ın atalarının yaşadığı ve birçok tarihi olaylara sahne olan bu bölgenin, aradan yıllar geçmiş olsa da, çok sıkıntıları baştan geçirdiğini bize hatırlatıyordu. Sovyet döneminde Mustafa Çokay’ın yakın akrabaları ve nesillerini kovuşturmuşlar, ağır cezalara çarptırılmışlar ve hatta kurşuna dizmişlerdi. Bu felaketten sağ kalanları milliyetlerini değiştirmişler, başka bölgelere göç etmek zorunda kalmışlar ve çok acı çekmişlerdi. Bu durumu resim sanatında nasıl ifade etmek gerekirdi?

Çökmüş dişi deveyi kenevir iple sarıp sarmalayıp bağlayarak yerle bir eden görüntüde birkaç taslak resim yaptım. Arayışlarımın sonunda “Felaket” isminde karma teknikle tual üstüne yağlı boya bir resim yaptım.”

Eserin tamamı çok güzel, hem yazı ve hem de görsel sanat olarak. Sanıyorum böyle kitaplar sadece Türkiye’de değil dünyada sayılıdır. Daha başka örnekler vererek sizlerin daha fazla vakitlerinizi almak istemiyorum. Meraklıları kitabı temin ederek okuyabilirler.

23 Ekim 2013’de beş dilde, yani Kazakça, Rusça, Türkçe, Fransızca ve Rusça yayınlanan kitabın ilk tanıtım toplantısının Paris’te yapılması da çok anlamlı. Çünkü, Mustafa Çokay Kazakistan ve tüm Türkistan’ın bağımsızlığı yolundaki fikri mücadelesini 1921-1941 yılları arasında ölümüne kadar Fransa’da verdi. Bu yüzden Çokay Fransa’yı kendine ikinci vatan olarak görmekteydi. Bu sebeple, Fransa’nın Kazakistan’ın bağımsızlık tarihinde özel bir yere sahip olduğu muhakkaktır.

Mustafa Çokay Fransız-Kazak Dostluk Derneği tarafından Kazakistan Paris Büyükelçiliği’nin destekleriyle gerçekleştirilen tanıtım toplantısına bir çok Fransız yazar ve akademisyen, Mustafa Çokay’ın yaşadağı Nogent Sur Marne ilçesinin yetkilileri ve Paris’te yaşayan Kazaklar ve Türkler katıldılar.

Nogent Sur Marne İlçesi Belediye Başkanının Kültürden Sorumlu Yardımcısı Therese-Marie Thome toplantıda yaptığı açıklamada ilçedeki Mustafa Çokay parkının adının yakın zamanda Paris şehir haritasında da yer alacağı müjdesini verdi. Böylece ilk defa Avrupa haritasında bir Kazak devlet adamının ismi yer alacak oldu. Ayrıca bununla Paris’e Kazakistan’dan gelen konukları Mustafa Çokay’ın parkına götürme görevini de yapmakta olan Kazakistan Paris Elçilik yetkilerinin de yükü hafifleyecektir. Çünkü, parkın harita yer almasıyla Paris’teki her taksici navigasyon cihazıyla müşterilerini kolaylıkla Mustafa Çokay parkına götürebilecektir.

Ertesi günü Kazakistan’dan gelen konuklarla birlikte Fransız Parlamentosunda Mustafa Çokay kitabımızın yayınlanmasına destek veren Fransız-Kazakistan Parlamento Dostluk Grubunun Başkanı Thierry Mariani’yi ziyaret ederek teşekkürlerimizi arz ettik ve geçen hafta Almatı’da matbaadan çıkan ve mürekkebi henüz kurumamış “Ressam Gözüyle Mustafa Çokay” isimli kitaptan hediye ettik. Tanıtımı yapılan Mustafa Çokay ile ilgili iki kitabın muhtevasının zenginliğine vurgu yapan milletvekili kitapların Çokay ile ilgili boşlukları dolduracağından dolayı memnuniyetini ifade etti.

Mustafa Çokay ile ilgili iki kitabın tanıtım toplantısının gerçekleştirilmesinde emeği olan başta Mustafa Çokay Fransız-Kazak Dostluk Derneği ve Kazakistan Paris Elçilik yetkilileri başta olmak üzere tüm herkese şükranlarımı ifade etmeyi bir borç bilirim.

Prof. Dr. Abdulvahap Kara

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *