Yazın Kıbrıs’a Bekliyoruz.

Evet, “milli bilinç, milli tarih” konularında zihinleri tekrar meşgul etmeğe, insanları düşünmeğe zorlamağa ihtiyaç var. İkinci Dünya Savaşı’na “Büyük Vatan Muharebesi” diyenler (bu ifade Rusçadaki ‘Velikaya Oteçestvannaya Voyna’nın anlam aktarmasıdır) olduğu gibi bu “Velikaya Oteçestva”nın neresi olduğunu açıklayamayanlar da çoktur…

“Miladdan önce” yerine “Bizim eradan evvel”, “miladdan sonra” yerine “bizim eradan sonra” ifadeleri de aynı bağımlı zihinlerin üretip türettikleri “kavramlar”dır. Ben bu ifadeleri kullanan dostlara “sizin eradan evvel”, “sizin eradan sonra” diye takılıyorum bazen. Rahmetli Denktaş’ın ardından yazılan köşe yazılarında “Toprağı bol olsun!” diye yazısını bitiren gazeteciler, “merhum” yerine “müteveffa” sıfatını kullanan bakanlar az değil…
Beş altı yıl önce İstanbul’un Laleli semtindeki bir lokantada ailemle yemek yerken komşu masada kalabalık bir Başkurt ve Kazak kardeşlerin oturduğunu gördüm. Onlar yemeklerini yemiş, çay içiyorlardı. O zaman birbuçuk iki yaşında olan küçük oğlumu sevmeye başlayınca tanıştık. Bizim Azerbaycanlı olduğumuzu bilince “evet, bizim vatandaşlık bağlarımız var” diye mutlu oldular. Onların Altay-Türk kökümüzden bahsettiklerini zannettiğim için ben de çok mutlu olmuştum. Onların “sözüne kuvvet” bir iki şey de ben ekleyince SSCB vatandaşlığından söz ettiklerini hatırlattılar. Ben de mecbur kalıp “Evet, o da var…” dedim ve kendilerine ortak tarihi köklerimizden söz ettim. Onlar da cevabında “Evet, o da var…” dediler…
Değerli Abdulvahap Hocam,
Bu sıkıntılar zamanla aşılacaktır. Ben bu durumumuza hep şükr ederim. 20-25 yıl önce 
bu hakta ancak düşünebiliyorduk, şimdi bunları rahatça konuşuyoruz, 10-15 yıl sonra ise Sizin verdiğiniz “Büyük Vatan Muharebesi”, benim hatırlattığım “bizim eradan evvel” örneklerini bulabilmek için çok kafa yoracağız. Yani iyiye doğru gidiyoruz.
Kazakistan büyük, zengin ve güçlü bir ülke. Oradaki gelişmeler de çok sevindirici. Türk devletleri topluluğu, büyük Türk dünyası gerçeğini fark ettikçe, kabul ettikçe daha da güçleneceğiz. Türkiye’de ve Türk dünyasının birçok yerinde zamanımızın bu gerçeğinin farkında olmayan çok kişi var. Küresel dünyada Türk dünyası olgusunun ciddi ve etkin bir değer olduğunu farketmeyenler de maalesef çoktur…
Sizin yazdıklarınız bu gerçekleri tekrar suyüzüne çıkarıyor…
Soğuklardan, sıcaklardan korkmayan yüreğinize, her zaman işler olan kaleminize sağlık.
Kışın Astana’ya giden, yazın da Kıbrıs’a gelir… Yolunuzu bekliyor olacağız…
Saygılarla,
Nazım Muradov

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *