100. YILINDA CENGİZ DAĞCI ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE ANILIYOR

Bugün, yani 2 Mart 2019 Cumartesi günü Sultanahmet’te Türk Edebiyatı Vakfı’nda önemli bir etkinlik daha gerçekleşti. Vakfın Sultanbeyli Belediyesi ile birlikte düzenlediği panelin açılış konuşması Türk Edebiyatı Vakfı Başkanı Serhat Kabaklı yaptı. Akabinde kürsüye gelen Sultanbeyli Kaymakamı Metin Kubilay konuşmasında Dağcı’nın edebi şahsiyetinin 100. yılında anılmasının önemine işaret ettikten sonra konuşmacılara başarılar diledi.

 

Doğumunun 100. yılı dolayısıyla büyük yazar, Kırım’ın ebedi sesi Cengiz Dağcı’yı çeşitli yönleriyle andık. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tarih Bölümü doktora öğrencisi Buket Kemiksiz “Dağcı’nın Eserlerinde 1944 Kırım Türklerinin Sürgünü” konulu bir konuşma yaptı.

Dinleyicilerden büyük takdir toplayan konuşmasında Buket Kemiksiz onun eserlerinden sürgün konusunda müthiş bir sinema senaryosu çıkabileceğine işaret etti.

Biz de Dağcı’nın II. Dünya Savaşı anılarının önemine işaret eden bir konuşma yaptık. Cengiz Dağcı’nın edebi eserleri konusunda geniş çaplı araştırmalarıyla tanınan İsa Kocakaplan da onun edebi eserlerine özellikle savaş öncesinde sansüre takılan tarihi şiirlerine değindi.

Program sonunda değerli sanatçı Osman Eriş Kırım Türkülerinden güzel bir dinleti sundu. Panelin sonunda Türk Edebiyatı Vakfı Başkanı Serhat Kabaklı ve Sultanbeyli Kaymakamı Metin Kubilay konuşmacılar vakıf yayınlarından oluşan değerli kitaplar takdim etti.

Bu şekilde Dağcı Trabzon’da Anadolu Mektebi Okumaları çerçevesinde doğumunun 100. yılı dolayısyla geniş çaplı anılırken, İstanbul’da da anılmış oldu. Dağcı sadece Türk edebiyatında değil, dünya edebiyatında müstesna bir yere haizdir. Özellikle büyük yıkım ve felaket demek olan savaşla ilgili yazdığı roman ve hikayeler birer ders niteliğindedir. Savaşların olmaması için bu eserler dünya çapında okutulmalıdır. Bu hususta yine Türk Edebiyatı Vakfı önemli bir çalışma gerçekleştiriyor ve önümüzdeki haftalarda Dağcı’nın 100. yılı dolayısıyla üçlü bir kitap setini okuyucularıyla buluşturuyor. Vakfı yönetimini bu önemli ve örnek çalışma için şimdiden kutluyorum.

Panelden sonra Serhat Başkan bizi odasında ağırladı. Güzel konukseverliği için kendisine teşekkür ediyorum.

Dağcı’yı anlatmakla bitiremeyiz. Dağcı üniversite eğitimi sırasında tarih eğitimi almış bir tarihçidir. Ama o tarihi yaşanmışlıkları roman olarak yazmayı tercih etti. Onun eserlerinde tarih çarpıtılmadan gerçeklere uygun olarak yer almasında onun gençliğinde tarih eğitimi almasının elbette önemli bir yeri vardır. Bu sebeple biz bir tarihçi olarak Dağcı ve eserlerini tarih – edebiyat ilişkisi çerçevesinde inceliyoruz. İncelemeye de devam edeceğiz.

Doğumunun 100. yılında Dağcı’nın daha bir çok etkinliklerle Türkiye çapında anılması bekleniyor. Bu konuda öncülük edenlere bir daha teşekkür ediyorum.

Prof. Dr. Abdulvahap Kara