MOĞOLLARIN GİZLİ TARİHİ’NİN ORJİNAL NÜSHASI NİÇİN GİZLENİYOR?

Dünya tarihinde önemli bir yeri olan Cengiz Han’ın soyu konusu ve kurduğu devletlerin Türk mü? Moğol mu? sayılması gerektiği tartışmalıdır. Bazı tarihçiler Altın Orda’yı Türk devleti derken, bazıları Moğol İmparatorluğu ve bazıları da Türk-Moğol İmparatorluğu olarak adlandırmaktadır.

Bu tartışmalara 1240’ta yazıldığı tahmin edilen “Moğolların Gizli Tarihi” isimli kitap açıklık kazandırabilir. Ancak, bugün elden ele dolaşan ve onun üzerinden çeşitli dillere tercümesi yapılan Moğolca  “Moğolların Gizli Tarihi” kitabın aslında orjinali değildir. 1240 yazıldığı tahmin edilen eserin 1382’de Çince’ye çevrilen nüshasından Moğolca’ya çevrilmiş halidir. Ünlü Kazak bilim adamı ve ömrünü 40 yılını Kazakça ve Moğolca’nın benzerliklerini araştırmaya adamış ve konuda sözlükler hazırlamış Bazılkhan Bukatoğlu (1932-2012) orjinal nüshanın Türkçe olmasından şüphelenmektedir.

Bu sebeple bu nüshanın gerek Çinliler ve gerekse Moğollar tarafından çok gizli tutulduğunu ifade etmektedir. 40 bin kelimelik Kazakça-Moğolca sözlük hazırlayan Bukatoğlu binlerce Moğolca kelimenin Kazakça ile aynı olduğunu tespit edince Moğolcanın Kazak Türkçesinden çıktığı sonuca varmış. Bunu sohbetlerde dillendirmeye başlayınca Moğolistan İlimler Akademisi’ndeki işine son verilmiş. Bağımsızlığına kavuştuktan sonra Kazakistan’a göç eden bilim adamı kalan ömrünü burada geçirmiştir.

Ünlü bilim adamının sağlığında gazeteci Beken Kayrat tarafından yapılan uzun söyleşisinin “Moğolların Gizli Tarihi” ile ilgili bölümünü Kazakçadan aktarıyoruz:

“Bugün bizim kullandığımız “Moğolların Gizli Tarihi” Çinceden Moğolcaya çevrilmiş versiyonudur. Yoksa Moğol dilinde böyle bir kitap yoktur. Kitabın Çin dilindeki orijinal nüshası Pekinde muhafaza edilmektedir.  Bu nüshadaki kelimelerin Kazak ve Moğol dillerindeki ortak kelimeler olması ihtimal dahilindedir. Duyduğuma göre Pekin’deki orijinal Çince nüshasının bir kopyası Ulan Batur’da da bulunmaktadır. Ancak, çok gizli bir şekilde muhafaza edilmektedir. Bu eserin gizli tutulması da şüphe doğurmaktadır. Çünkü eserdeki kelimelerin çoğunluğunun Türkçe olması muhtemeldir.

Bu gizli tarih ne zamandan beri ilim aleminde bilinmektedir, sorusuna Bazılkhan Bukatoğlu şu cevabı vermektedir: Araştırmacıların tahminlerine göre Çin’de Yuan İmparatorluğu 1368’de çöktükten sonra onun son Hanı Togan Temür Pekin’deki Sarayı’nı bırakıp kaçtığında bu eser orada kalmış olmalıdır. Eserin orjinal nüshasının hangi dilde yazıldığı bilinmemektedir. Ancak eserin 1240 yılında bitirildiği tahmin edilmektedir. Araştırmacıların çoğunluğu Yuan İmparatorluğu’ndan sonra iktidara gelen Ming İmparatorluğu’nun Zhu Yuanzhang döneminde, daha açık bir ifadeyle 1382’de Çinceye çevrildiği fikrindedir.

Bundan sonra 1866’da sinolog Rus bilim adamı Petr Ivanovich Kafarov (1817-1878) Pekin’deki kütüphaneden çalarak Rus diline çevirdi. O zamana kadar Avrupa bilim aleminin bu kitaptan haberi yoktu.

“Moğolların Gizli Tarihi” isimli eseri kimin yazdığı konusunda da kesin bir bilgiye sahip değiliz. Ancak bu konuda araştırmacıların tahminleri mevcuttur. ilk olarak bu konuda Japon bilim adamı Kanai Yasuo 1911’de bu konuda yorumda bulunmuştur. Onun düşüncesine göre, bu kitabı Nayman Hanı Tayan’ın veziri Tatatonga 1204 yılında kaleme almıştır.

Bu konuda başka bir iddia ise Moğol bilim adamı Ts. Damdin-Süren tarafından ileri sürülmüştür. Ona göre, “Moğolların Gizli Tarihi”de 12. yüzyılın olayları yüzeysel anlatılmıştır. 13. yüzyılın ilk yarısı yani 1200 ve 1240 yıllar arası vakaları kesin ifadelerle yer almıştır. Moğol Sarayı’nın dışındaki olaylar ise kısa bir şekilde özet geçilmiştir. Bu sebeple bu eseri kaleme alanın saray mensuplarından bir kişi olduğunu söyleyebiliriz. O kişinin de Şıkay-kudık olması ihtimal dahilindedir. Bu kişi eski Uygur ve Türk yazılarını iyi bilinmekteydi. Ayrıca Moğol hanlarının tarihlerini yazmakla görevli bir vak’anüvis idi. Onun bu düşüncelerini başka bazı bilim adamları da desteklemektedir.

Bunun dışında, “Moğolların Gizli Tarihi”ni Ögeday Han’ın sağ kolu sayılan Cıngay yazmıştır diyenler de bulunmaktadır.  Öte yandan Rus bilim adamı N. Munkuyev ile Moğol akademisyen Ş. Bira eserin kolektif bir çalışma olduğunu ileri sürmektedir. Sonuçta yukarı adı geçenlerden kim yazmış olursa olsun, bir Türk’ün kaleminden çıkmıştır. Çünkü, Tatunga Nayman, Şıkay-kudık Tatar, Cıngay Kerey boyundandır. Sonuç olarak bu eser Türkçe ve Türklere ait bir eser olmalıdır.

Evet büyük alim Bazılkhan Bukatoğlu “Moğolların Gizli Tarihi”nin orjinal nüshasının Çinliler ve Moğollar tarafından gizli tutulmasının, böylece ilim aleminin incelemesine imkan verilmemesinin boşuna olmadığının sebebini bu şekilde açıklıyor. Takdir sizin!

Prof. Dr. Abdulvahap Kara

Söyleşinin Kazakça orjinal metni için tıklayınız.