GENEL TÜRK TARİHİNİN KURUCUSU ORD. PROF. DR. ZEKİ VELİDİ TOGAN’IN AKADEMİK SOY KÜTÜĞÜ OLUŞACAK MI?

Değerli hocam Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu hocası ve Türkiye’de genel Türk tarihçiliğinin kurucusu Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan ile 1966’da İstanbul Üniversitesi’ndeki odasında çay içerken bir hatıra resmi çekilmiş. Yeri gelmişken bir hususu belirtmek gerekiyor. Togan hocanın önünde iki çay bardağı görülüyor. Bir çok kimse çayın birinin Gülçin hocamıza ait olduğunu zannediyor. Ama aslında öyle değil. Togan hoca çayı çok sevdiği için her zaman iki çay söyleyip peş peşe içermiş.

Devamı…


KİTAP: PADİŞAH TÜRBELERİ

Bu bir tarih kitabı değildir. Fakat Osmanlı sultanlarının türbelerinin tasvirleri, ona bağlı bir yığın küçüklü büyüklü vak’alar bizi ister islemez tarihimizle ve geçmişimizle yüzleştiriyor; ister istemez kendimizi tarihin içinde buluyoruz. Kitabın yazarı İ. Aydın Yüksek yazdığı Önsöz’e bu satırlarla başlıyor. Ve devam ediyor:  “Bunun için de elinizde tuttuğunuz bu albüme ilâve edilen metinler, Osmanlı mülkünün sultanlarının yattıkları mekânlarında şöylece yapılan bir gezinti sırasında bazen akla gelen, bazen de gönle doğan ve hattâ zaman zaman hayal edilen ve halkın hafızasında yer etmiş bazı menkıbe ve vak’aların hatırlanmasıdır veya Osmanlı padişahlarının türbelerinin kuru kuruya sadece yapılarını tasvir edip anlatmak yerine, onları, yapıldıkları tarih ve zaman içinde tekrar hatırlama ve yaşama tecrübesidir, denebilir.

Bu tecrübede ilk asırlar için, bize sanki mâverâdan gelen bir ses gibi, Aşıkpaşazade, Peçevi, Ruhi, Ahmedi ve altındilli ve şen şakrak Evliya Çelebi ve daha niceleri yoldaşlık etti. Daha sonraları içinse zamanı aşan yorumlarıyla bu maceraya katılanlar oldu: Yahya Kemal, Ahmet Hamili Tanpınar, Sâmiha Ayverdi gibi.” Devamı…


OSMANLICA ÖĞRENMEK VE GELİŞTİRMEK İSTEYENLERİN KİTABI

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunlarından İpek Dağlıoğlu Kubbealtı Akademisi’nde Osmanlıca dersleri vermektedir. Bu dersler için hazırlamış olduğu “Osmanlıca Türkçesi Seçme Metinleri” kitabı Kubbealtı Neşriyat’tan 2017’de yayınlanmıştır.  Tarih, sanat tarihi, edebiyat, ilâhiyat ve benzeri eğitimleri alanların ve hatta mimarların ve hekimlerin ve daha ismini zikredemediğimiz nice ilim ve sanat erbabının Osmanlı Türkçesini pek iyi bir şekilde okuyup, yazıp yorumlayabilmeleri gerekli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hayati Develi esere yazdığı takdiminde şunları söylemektedir:

“Belki bu safha tamamlandığında yapılacak işlerden biri de yeni nesillerin hepsine Osmanlı Türkçesini öğretmek olacaktır. Osmanlı Türkçesini öğretme çabası esasen en geniş ve zengin anlamıyla Türkçeyi öğretme, bugünün ve geleceğin nesilleriyle önceki irfan birikimi arasındaki köprüyü kurabilme çabasıdır.

Devamı…


ҚАЗАҚТАРДЫҢ ПӘКСТАННАН ТҮРКИЯҒА КӨШІП БАРУЫ

Түркия қазақтарының аталары 1933 жылы Шығыс Түркістанға озбыр Шың Шы Сай генерал губернатор болып тағайындалғаннан кейін аяусыз қысым мен таптауға душар болды. Елісханның әкесі Әліп батыр мен ауылын шауып бала-шаға, қатын-қалаш, кәрі-жас демей бәрін қырып салған еді. Қазақтың атқа мінер азаматтары шетінен тұтқындалып әкетіліп өлтіріп, тірісін түрмеге қамап тастаған еді. Осындай жағдайға еркін әлемге көшуге бел буған Елісхан мен Зайып тәйжі жетекшілігіндегі қазақтар Шығыс Түркістанның Алтай және Баркөл маңынан алдымен дөнгендер тұратын Гансу мен Шыңқай аймақтарына, кейін Тақламақан шөлі мен Гималай тауларын ат-түйемен қиын жағдайда көктей өтіп 1941 жылы Үндістанға келген еді.

1947 жылы Үндістан екіге бөлініп, мұсылмандардан Пәкстан Республикасы құрылып жатқан. Мұсылман болғандығы үшін қазақтар Пәкстан тарапында болды. Жаңа құрылған Пәкстан мемлекетінде қазақтардың да мәлім дәрежеде орны болды.

Devamı…


TÜRKİYE KAZAKLARININ PAKİSTAN’DAN TÜRKİYE’YE GÖÇÜ

Türkiye Kazaklarının ataları 1933’te Doğu Türkistan’a zalim vali Şın Şı Say’ın atanmasından sonra büyük bir zulüm ve baskıya maruz kalmııştı. Elishan Teyci’nin babası Alıp (Elif) Bahadır ve obası acımısızca katledilmiş. Kazakların ileri gelenleri sorgu sualsiz tutuklanıp ölüm dahil çeşitli cezalara çarptırılıyordu. Göç kararı alan Elishan ve Zayıp Teyci liderliğindeki Kazakları Doğu Türkistan’ın Altay ve Barköl havalisinden önce Döngenlerin (Müslüman Çinliler) yaşadığı Gansu, Şınkay Eyaletlerine ve daha sonra Taklamakan çölü ile Himalayaları aşarak 1941’de Hindistan’a geldiler.

1947 Hindistan ikiye bölününce Kazaklar Müslüman Pakistan’a geçtiler. Pakistan’da hayat iyi olmakla birlikte Kazaklar da vatan özlemi gittikçe derinleşiyordu. Fakat baskı ve zulüm gördükleri anavatanları Doğu Türkistan’a dönemezlerdi. Liderlerinden Zayıp Teyci yolda Tibet’te hastalıktan şehit düşmüştü. Elishan Teyci Hindistan’a ulaşmış, ama 1943’de vefat etmişti.

Devamı…


TÜRKİYE KAZAKLARININ BÜYÜK KAYBI: BABU MOLLA

Değerli hocamız Murat Bıçakçılar dün, yani 28 Mart 2019 Çarşamba akşam saatlerinde 67 yaşında Hakk’a yürüdü. Tedavi gördüğü hastanede vefat eden Türkiye Kazaklarının önde gelen hocalarından ve Babu Molla olarak da bilinen Murat Bıçakçılar davudi sesi, güleryüzlü ve mütevaziliğiyle gönüllerde taht kurmuş bir şahsiyetti.

Babu Molla 2004’de Paris’te Halife Altay’ın oğlu Abdulsamet Altay ile birlikte

Devamı…


KUTLU NEVRUZ BAYRAMINDA NAZARBAYEV’DEN TARİHİ KARAR: YÖNETİMİ GENÇLERE DEVRETMEK ÜZERE İSTİFASINI SUNDU

Nursultan Nazarbayev bugün ani bir karar alarak Cumhurbaşkanlığından istifa ettiğini açıkladı. Kazakistan’ı yeni seçimlere kadar Senato Başkanı Kasım Jomart Tokayev vekaleten yönetecek. Nazarbayev cumhurbaşkanlığı görevinden istifa etmekle birlikte, Güvenlik Konseyi Başkanlığı görevini sürdüreceğini açıkladı.

Nazarbayev ilk açıklamasında istifa kararının gençleri iktidara taşımak olduğunu söyledi. Kazaklara göre, nevruz önemli olayların vuku bulduğu kutlu bir gündür. Nazarbayev böyle kutlu bir günde Kazakistan’ın sağlam geleceği için önemli bir karar almış bulunuyor. Kendi sağlığında iktidarı yeni nesil politikacılardan birine devretmek amacıyla görevinden istifa etti. Bu kararıyla Nursultan Nazarbayev Orta Asya’da cumhurbaşkanlığı görevinden kendi isteğiyle ayrılan ilk cumhurbaşkanı oldu. Bu kararın tüm Kazakistan’a ve Türk dünyasına hayırlı olmasını temenni ediyorum.