Türkistan Lejyonerleri ve Mustafa Çokay

II. Dünya Savasinda Türkiye’de bir kisim aydinlarin Almanya saflarinda savasa katilmak için çaba sarf ettigi ve bunun sonucunda 1944 Türkçülük davasinin ortaya çiktigi malum. Fakat, bu çabalarin diger bir sonucunun Türkistanli askerlerin Almanya saflarinda savasa katilmasi oldugu fazla bilinmez. Sovyet ordusundan esir düsen Türkistanli askerlerden gönüllü kitalar olusturmayi amaçlayan “Türkistan Lejyonerleri Projesi” Nazi Hükümeti’nin Dogu Bakanligi (Ostministerium) tarafindan yürütüldü. Sovyetler Birligi’nden isgal edilecek olan topraklardan sorumlu olan bu bakanligin basinda Alfred Rosenberg bulunuyordu. Rosenberg’in projesine göre, bu gönüllü kitalar egitildikten sonra Kafkasya ve Türkistan cephesine parasütle indirilerek, Sovyet ordusuna güneyden ve dogudan yeni cepheler açilacakti.

Aslinda Sovyet ordusundan esir düsen Türk asilli askerler ile Kafkasyali Müslüman askerleri Alman ordusunda veya herhangi resmi görevlerde kullanmak Nazi ideolojisine aykiriydi. Çünkü Nazilerin irk siniflandirmasina göre, Tatar ve Orta Asya’nin Türk Boylari “düsük degerli Asyaliligi” temsil ediyordu. Nazilere göre, onlar Slavlardan da asagi bir irkti. Hatta onlar insandan asagi tiksindirici bir varlik manasinda “untermensch” deniliyordu.


Mustafa Çokay’ın Bağımsızlık Mücadelesi Ve Fransa

Modern Kazak tarihinin en önemli simalarından biri sayılan Mustafa Çokay Paris’in Nogent-sur-Marne semtinde, 1923-1941 yılları arasında 18 yıl yaşadı. Çokay’ın Fransa’ya geliş tarihi 1921 yılının yaz mevsimidir. Başlangıçta Paris’in merkezinde yaşadı. Ama sonra Nogent’a geldi. Çünkü o sırada burada önemli bir yazar, aydın ve elit kesim yaşamaktaydı.

Mayıs 2000’de Paris’te yaptığımız araştırmalarımızda Çokay’ın Nogent’da kaldığı adresleri de tespit etmiştik. Bizim o sıralardaki araştırmalarımıza Mustafa Çokay Fransız-Kazak Dostluk Derneğinin kurucusu ve Başkanı Sayın Yaşar Dinç çok destek vermişti. Kendilerine bir daha teşekkür ediyorum.

Dinç ile birlikte Nogent’a gelmiş ve Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Enstitüsündeki Mustafa Çokay arşivinde tespit ettiğimiz adresleri dolaşmıştık. Nogent Belediyesinin arşiv kayıtlarını birlikte inceleyerek, Mustafa Çokay’ın Nogent’daki adreslerdeki kalış sürelerini de belirlemiştik. Bu tespitlerimize göre, Çokay şu adreslerde yaşamıştı :


Желтоқсан оқиғасынан жалпыұлттық мүдде емес, жеке бас мүддесін іздеуден аса алмай жүрміз

Әбдіуақап Қара, Түркиядағы Мимар Синан көркемөнер университетінің профессоры, тарих ғылымының докторы, түркітанушы:

– Әбдіуақап аға, сіз саналы ғұмырыңызды ғылымға арнап келе жатқан адамның бірісіз.Соның ішінде қазақ тарихына қатысты еңбектеріңіздің өзі бір төбе. Бірде азаттық идеясын ту етіп ұстаушылардың бірегейі – Мұстафа Шоқайдың өміріне қатысты Түркістан легионы туралы ақиқатты ашқыңыз келетінін айтып едіңіз. Осы арманыңызға жеттіңіз бе?

– Жоқ, ол арманымызға жеттік деп айта алмаймын. Біріншіден, бұл – өте ауқымды мәселе. Тез арада орындалуы да екіталай. Әлі көп уақыт еңбек етуді талап етеді. Содан соң, әрине, бұл тек бір ғана адамның қолынан келетін шаруа емес. Басқа ғалымдар да атсалысуы керек. Сондай-ақ бұл тек қазақ халқына ғана қатысты емес. Көптеген елдер бұл мәселенің қыр-сырының ашылуына өте-мөте мүдделі. Өйткені легионда қазақтан басқа да көптеген халықтардың өкілдері болғанын білесіз. Осы мақсатта 2006 жылы Ыстамбұлда Түркістан легионы туралы түрік тілінде бір кітап шығарған едім. Онда Түркістан легионының бірқатар қырларын ашуға тырыстым. Енді бұл еңбектің қазақ тіліне аударылып басылуы мен үшін өте маңызды. Себебін басында айтып өттім. Бұл мәселеге түріктерден гөрі, қазақтардың қатысы көбірек. Өйткені легиондағы қазақтардың өмірі өте ауыр, адам төзгісіз жағдайда өтті.


Abdülvahap Kara, Cengiz Dağcı’nın vasiyetini yerine getirdi

Abdülvahap Kara, Cengiz Dağcı’nın vasiyetini yerine getirdi

Siyaset – 21 Şubat 2012, Salı 15:18

İSTANBUL (QHA) – Merhum yazar Cengiz Dağcı’nın 1940’lı yıllarda yazdığı romanlarda yansıttığı Türkistan Lejyonu’nda savaşan Kazakların yaşadıkları trajedi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulvahap Kara’nın Türkistan Lejyonerlerinin Hakikatı adlı kitabı ile Kazak okurlarıyla buluştu.

Doç. Dr. Abdulvahap Kara 29 Ocak – 11 Şubat 2011 tarihleri arasında Kazakistan’ın başkenti Astana’da bulunarak Ocak ayında Kazak Türkçesinde yayınlanan Mustafa Çokay ve Türkistan Lejyonerlerinin Hakikatı adlı iki kitabını tanıttı.


Yazın Kıbrıs’a Bekliyoruz.

Değerli Abdulvahap Hocanın Kazakistan (Astana) izlenimlerini keyifle okudum. Hocanın yazıları sürükleyici olduğu gibi yeni şeyler de öğretiyor. Kitap tanıtımı için “tusav keser” “doşak kesme” teriminin kullanılmasını bilmiyordum. Azerbaycan’da buna quruca “kitab teqdimat merasimi” deyirler. Kazak kardeşlerin kullandığı terim hem milli ve etnografik değeri yüksek hem de daha güzeldir…

Astana’nın soğuk kışını sıcacık cümlelerle güzel anlatmışsınız, Hocam.

АТАҚТЫ АҚЫН АҚЫТ ҚАЖЫ

Ақын өлеңдерiнiң екi томдық жинағы таяуда Түркияда Кониа қаласында жарық көрдi. Оны баспаға философия ғылымдарының кандидаты Гүлнар Омарова дайындаған. Кiтапқа Ақыт қажының Түркиядағы қызы Мәстураның ұрпақтары демеушi болған. 1300 беттен тұратын екi томдыққа ақынның көптеген өлеңдерiне қоса өмiрбаяны және ғылыми қосымшалар да енген.

Ақыт Үлімжіұлы жинағы Түркияда кириллицамен баспа көріп отыр. Бұған дейін Моңғолияда, Қытайда және Қазақстанда ақынның еңбектері жарық көрген еді. Кітап Түркияда жарық көргенімен Қазақстанда тарату жоспарланған.

Ақыт қажы ХХ ғасырдың бас шенінде Қытай қазақтары ішінен шыққан ғұлама, тарихшы, ақын тәрбиеші, жаңашыл ойшыл, қоғам қайраткері. Оның шығармалары бір ғасыр бойы Шыңжаң, Моңғолия және Түркия қазақтары арасында құндылығын сақтады.


ASTANA’DA CENGİZ DAĞCI’NIN VASİYETİ YERİNE GELDİ

29 Ocak – 11 Şubat 2011 tarihleri arasında 15 gün Kazakistan’ın başkenti Astana’da bulundum.  Avrasya Devlet Üniversitesinde lisansüstü öğrencilerine ders verdim. Ocak ayında Kazak Türkçesinde yayınlanan iki kitabımın tanıtım toplantısına katıldım.

Astana’ya birçok kere gitmiş olmama rağmen, kışın ilk defa gittim. Aslında doğrusunu söylemek gerekirse, kışları Astana’ya gitmeye korkuyordum. Çünkü kötü bir şöhreti var kışın çok soğuk oluyor diye. Çünkü soğuklar -42’yi buluyor. Gece hissedilen soğukluk -52 bile oldu.

Benim gittiğim hafta, yani Şubat’ın başında şiddetli soğuklar baş gösterdi ve -42’i buldu. (O sırada İstanbul’a son 30 yılın karı yağdığı söylendi) Böyle havalarda dışarıda fazla kalmıyorsunuz. İşten eve, evden işe veya nereye gidecekseniz oraya gidip dönüyorsunuz.

 


Uluslararası Mustafa Çokay Sempozyumu

Kazakistan’ın bağımsızlık tarihindeki önemli şahsiyetlerden biri Mustafa Çokay’dır. İşte bu sebeple Kazakistan’ın bu sene bağımsızlığının 20. Yılı olması münasebetiyle 18 Kasım 2011 tarihinde Almatı’da Şarkiyat Enstitüsü “Mustafa Çokay’ın Bilimsel Mirası ve Günümüz” konulu uluslar arası bir sempozyum düzenledi. Bu sempozyumun tarihi önemi büyük. Çünkü Mustafa Çokay’a hasredilen ilk uluslar arası sempozyumdur.

Bu sempozyumda Kazakistan Bilim ve Eğitim Bakanlığı tarafından “Kazakistan biliminin gelişmesine yaptığımız hizmetler” için bir madalya ile taltif edildik. Kazakistan Başbakanı Kerim Masimov’un Mustafa Çokay hakkında araştırma yapanların ödüllendirilmesi konusundaki talimatı doğrultusunda Kazakistan Bilim ve Eğitim Bakanı Bakıtcan Cumagulov tarafından verilen madalyayı bakanlık yetkilisi Kencegül Bekimova göğsümüze taktı. Bu hususta yaptığı konuşmada “Mustafa Çokay hakkında bu toplantının Kazakistan’ın 20. Bağımsızlık yılında gerçekleştirilmekte olması bir tesadüf değildir. Çünkü onun ismi anıldığında bağımsızlık için mücadele eden bir şahsiyet olarak gözümüzün önünde belirir. Abdulvahap Kara Mustafa Çokay’ın hayatı ve mücadelesi konusundaki araştırmalara bizden kilometrelerce uzaktaki Türkiye’den katkı yaptı” dedi.

Çokay konusundaki araştırmalarımızın Kazakistan’da bu şekilde takdir görmesinden dolayı çok mutluyum. Çünkü, araştırmacıların şahsında Kazak Hükümeti’nin Mustafa Çokay’a olan saygılarının bir tezahürüdür.

 


Cengiz Aytmatov İle Söyleşi

‎1988 Yilinda Türk Yurdu Dergisinde Yayimlanan Ilk Ceviri Calismam


Bu calisma cok ilginc Kazak Turkcesinden degil, Kirgiz Turkcesinden yaptigim bir ceviriydi. Cengiz Aytmatov’un bir soylesisini cevirmistim. 24 yil sonra Dr. Mustafa Cetin’in kisisel sitesinde rastladim. Kendisine teşekkür ediyorum.

http://www.mustafacetin.org/tr/cengiz-aytmatov-ile-mulakatabdulvahap-karaenver-curabaevsark-yildizisayi71987den-tercumeturk-yurducilt9sayi15nisan-1988s2533


Haber: Cengiz Dağcı'nın Vasiyeti Yerine Geldi

Cengiz Dağcı’nın Vasiyeti

Cengiz Dağcı’nın Vasiyeti Yerine Geldi

Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Kırımlı yazar Cengiz Dağcı’nın vasiyetini,Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Doç.Dr.Abdulvahap Kara hayata geçirdi.

Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Kırımlı yazar Cengiz Dağcı’nın vasiyetini, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Doç. Dr. Abdulvahap Kara hayata geçirdi.

Kara, Dağcı’nın vasiyeti üzerine yazdığı ‘Türkistan Lejiyonu’ ve ‘Mustafa Çokay’ adlı iki kitabının tanıtımını Kazakistan’ın başkentiAstana’da ki Avrasya Devlet Üniversitesi’de yaptı. Törende konuşan Avrasya Devlet Üniversitesi Rektör Yardımcısı Dıhan Hamzabekoğlu, söz konusu iki eseriKazakistan’ın değerlerinin topluma kazandırılması adına büyük bir kazanım olarak gördükleri ifade etti.