ТАЯУДА ТҮРКИЯДА ТОҚСАННАН АСЫП ДҮНИЕ САЛҒАН КӨПТІ КӨРГЕН САНСЫЗБАЙ АТАНЫҢ ӨМІРДЕН ТҮЙГЕНДЕРІ

Осы аптада Астанаға қайғылы хабар жетті. Түркияда тұратын 91 жастағы ақсақал Сансызбай Қыдырханұлы қажы қаңтар айынын 31 күні дүниеден өтіпті. Оның жаназасы мүбарак жұма күні намаздан соң Ыстамбұлда жерленіпті. Марқұмның жаны жаннатта болсын. Отбасына және жақын туыстарының қайғыларына ортақтасып көңіл айтамын.

Мен 2018 жылдың күзінде Мимар Сінан көркем өнер университетінің профессоры, құрметті үстазым Әбдіуақап Қараның шақыруымен Ыстамбұлға барған едім. Зерттеуім Халифа Алтай және Түркиядағы қазақ диаспорасы болғандықтан 2018 жылы, 25-ші қазан күні Зейтінбұрында өмір сүріп жатқан және Түркиялық қазақтар Чанан ата деп білетін Сансызбай атаның үйіне барып сұхбат алған едім:

Devamı…


ALMATI’DA KAZAK GÖÇ LİDERİ ELİSHAN BATUR KİTABI YAYINLANDI

Almatı’da Kazak göç liderlerinden Elishan Batur hakkında 2018 Kasım ayı başlarında yayınlanan kitap dün elimize ulaştı. “Halk Önderi Elishan” ismini taşıyan kitap 2 Kasım 2018’de Almatı’da Elishan Batur’un doğumunun 100 Yılı münasebetiyle gerçekleşen “Hürriyet Peşinde Kazak Göçü ve Lideri Elishan Batur” konulu uluslararası sempozyuma sunulan bildiriler den oluşmaktadır.

Devamı…


ҚАРЖЫ МИНИСТРІ ЖАНЫМХАН ТІЛЕУБАЙҰЛЫ АТАТҮРІКПЕН НЕГЕ КЕЗДЕСПЕДІ?

Шынжан Өлкелік үкіметінде қаржы министрі болып сол үкіметте қызмет атқарған 1947-1949 жылдары арасында көптеген қағаз ақшаға төте әріппен “Жанымхан” деп қолын қойып қазақ тарихында заманауи ақшада қолы болған тұңғыш қазақ қаржы министрі атанған Жанымхан Тілеубайұлы 1937 жылы қажылық сапардан қайтқан кезде Ыстамбұлда Түркияның тұңғыш Президенті Мұстафа Қамал Ататүрікпен кездесуе оқталды. Бірақ кейін бұл ойынан қайтты. Неге ол Ататүрікпен кездеспеді? Кездескенде қандай мәселелерді қозғамақшы еді? Екінші сұрақтың жауабы туралы ешқандай дерек кездестірмедік. Бірақ бірінші сұраққа деректі 2017 жылы Ыстамбұлда жарық көрген Қазыбек Исламбектің “Анатолиядан Атажұртқа руһани жетекші Халифа Алтай” атты кітабында кездестіріп отырмыз.

Devamı…


OSIDAN 14 JIL ALDIN ISTAMBULDA “ZAMANDAS KEŞTERİ”

Bir qıs küni Yaşar (Nasibullah) ağamızben suhpat etip otırğanda tün asıp kün ağarıp sağat 05.00 bolıp azan şaqırıp jatır eken. Sonda Nasibullah ağamız “Äbeke, jiyi jiyi bas qosıp turuv kerek eken. Aytar söz, tıñdaytın äñgime köp eken” dedi. Söytip är juma keşki sağat 18.00’de jiynaluvğa vädelestik. Biraq qayda jiynaluv kerek? Qoğam, qor (dernek, vakıf) giymarattarında jıynalayıq desek, oğan birev keledi, birev kelmeydi. Sondıqtan beytarap bir jer bolsın dep şeştik, däl sol tusta menin Halit Kırbaş degen inim Zeytinburnunda kafe aşıptı.

Devamı…


ТҮРКИЯДА ҚАЙҒЫЛЫ ҚАЗА / KAZAKLARIN ACI KAYBI

Түркия қазақтарының ақсақалдарынан және Алаш қымыз фермасының қожайыны Ширзат Доғрұ 2018 жылы, 23 маусым күні Измир қаласында 84 жаста дүние салды. Марқұмның жаназасының 25 маусым дүйсенбі күні Измир Бальчова Йешіл Мешітінде бесін намазынан соң жерленетіні мәлімделді.

Түркия қазақтары қорының 19 құрылтайшысынан бірі болған Шираз Доғрыны 2001 жылы Қазақстан Президенті Нұрсұлтан Назарбаев 10. жыл медалімен марапаттаған еді. Медалды Ыстамбұлда Дүниежүзі қазақтары қауымдастығының төрағасының бірінші орынбасары, белгілі жазушы Қалдарбек Найманбаев табыстаған еді.

Devamı…


İSTANBUL’DA KAZAK KÜLTÜRÜ FOTOĞRAF SERGİSİ

KATEAD Derneğinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne Almatı’daki Temirbek Jürgenov Sanat Akademisi’nden eğitime gelen fotograf sanatçısı Ongarbek Alkharov Kazak kültür hayatı ile ilgili fotoğraf sergisi açtı.

Sergide Kazak geleneksel hayat tarzına ait kartalla avcılık, at yarışı, kilim, keçe ve nakış gibi el sanatları hususunda sanatçı Ongarbek Alkharov’un çektiği fotoğraflar yer aldı. Devamı…


KASIM KANDEMİR TÜRKİYE KAZAKLARINI TANITAN FİLMDE BAŞ ROL OYUNCUSU

Genç Kazak rejisör Rahimjan Kaldıköz Zeytinburnu’nda çekeceği “Vatan Özlemi” isimli kısa metrajlı filmde Türkiye Kazaklarının dombıra sanatçısı Kasım Kandemir’i oynatacağını açıkladı. Bugün KATEAD Derneğinde Kasım Kandemir’in çekeceği film için ideal bir genç olduğunu ifade etti.

Devamı…


İSTANBUL’DA TARİHİ BULUŞMA

Kazakistan Devlet Sekreteri Gülşara Abdikalıkova, Kazak Türkleri Eğitim ve Araştırma Derneği’nin (KATEAD) Kazakistan’ın Ankara Büyükelçiliği desteğiyle Zeytinburnu’nda düzenlediği toplantıda İstanbul’da yaşayan Kazaklarla bir araya geldi. Kazakistan Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekulı ve İstanbul Başkonsolosu Yerkebulan Sapiyev’inde hazır bulunduğu ve duygulu anların yaşandığı toplantıya kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı.

Türkiye ve Kazakistan milli marşlarının çalınmasından sonra açılış konuşması için kürsüye gelen ev sahibi Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın konuşmasına “Sayın Devlet Sekreterim Zeytinburnu sizin eviniz” diyerek başladı ve Zeytinburnu’ndaki Kazakları ile Türkiye-Kazakistan arasındaki dostluk köprülerinin yıllar öncesinden kurulduğuna vurgu yaptı.

Türkiye’de yaşayan Kazaklar sayesinde bu köprünün sağlamlaştığını ve muhabbetin arttığını aktaran Aydın, “İlçemizdeki Kazak kardeşlerimiz sayesinde Kazakistan’ı ve Türk dünyasını tanıdım. İyi ki Kazak kardeşlerimiz var. Zeytinburnu sizin şehriniz, Türkiye sizin ülkeniz.” dedi.

Bundan sonra kürsüye gelen Kazakistan Devlet Sekreteri Gülşara Abdikalıkova çok anlamı ve bilgi dolu bir konuşma yaptı. “Sizlerle bir araya gelmekten büyük bir mutluluk duyuyorum.  Öncelikle Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın teşekkür ediyorum” diye söze başlayan Devlet Sekreteri sözlerine şöyle devam etti:  “İstanbul’dan önce Ankara’da Türkiye-Kazakistan Kadın Girişimciler İş Forumu’na katıldım.  Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti hükümet başkanı ve yetkilileriyle görüşmeler yaptım.  İki ülke ilişkileri konusunda bazı önemli meseleleri ele aldık.

Türkiye’ye gelmişken buradaki soydaşlarımıza, akrabalarımıza uğramadan gitmek olmazdı.  Onların nasıl yaşadıklarını ve ne gibi arzu ve isteklerinin olduğunu öğrenmek maksadıyla buradayım.  Bizim devlet yetkililerimiz yurtdışı ziyaretlerinde her zaman oradaki soydalarımız arar, bulur ve görüşürler.  Özellikle Cumhurbaşkanımız Nursultan Nazarbayev Türkiye’ye geldiğinde buradaki Kazak soydaşlarımızla görüşmüştür.

Burada sizlerle bir araya gelmekteki diğer bir amacım Kazakistan’da yaşanan gelişmelerden sizleri haberdar etmektir.  En önemli gelişmelerden birisi Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in yaptığı son Ulus’a Sesleniş konuşmasıdır.  Cumhurbaşkanımız her sene olduğu gibi bu sene de bir ulusa sesleniş konuşması yapmıştır. Bu hususta sizlere bilgi vermek isterim.  Genel olarak söylemek gerekirse Kazakistan büyük gelişmelere ve reformlara sahne olmaktadır.  Bu reformları, özellikle ekonomideki gelişmeler ülkemizden talep etmektedir.  Yine geçen sene önemli gelişmelerden biri anayasa değişikliğidir. Bu değişikliklerle cumhurbaşkanı, parlamento ve hükümet arasındaki yetkiler gözden geçirildi. Cumhurbaşkanının bazı yetkileri parlamento ve hükümet arasında paylaştırıldı.  Mesela büyük ekonomik programların belirlenmesi ve uygulanması yetkisi hükümete devredildi.  Parlamentonun ise denetleme yetkileri arttırıldı.  Buna benzer önemli siyasi reformlar gerçekleştirildi.  Cumhurbaşkanımızın bu seneki Ulusa Sesleniş konuşması manevi yenilenme hakkındadır.  Bu konuşma halkımızdan milli bilincini geliştirmesini talep ediyor.  Bu hususta Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in önemli bir makalesi basında da yer aldı.

Yakınlarda bir önemli program “Doğduğum Vatanım” ismiyle hayata geçirildi.  Bu program çerçevesinde 1400’den fazla tarihi ve turistik yerler elden geçirildi ve bakımı yapıldı.  Bunlar arasında kutsal mekanlar ve mezarlarda bulunmaktadır.  Önemli bir diğer gelişme, sizin için de faydalı olacağına inandığım, alfabe reformudur.  Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev Kazakistan’ın Latin alfabesine geçmesi konusundaki kararnameyi imzaladı ve yeni latin alfabemiz belirlendi. Ancak zaman içinde bu alfabede değişiklik ve düzeltmeler yapılabilecektir.  Eğer biz Latin alfabesine tamamen geçecek olursak sizlerin de kitap ve diğer yayın gibi ihtiyaçlarınızın karşılanması bizim için de, sizin için de kolay olacaktır.

Kazakistan’daki bir diğer önemli gelişme 100 yeni isimli programdır. Kazakistan’ın bağımsızlığından bu yana geçen 25 yılda Kazak toplumunda nice yeni başarılı insanlar elbette ortaya çıktı.  Bu program bunları tanıtmayı amaçlıyor.  Bu 100 isim belirlendi.  Cumhurbaşkanımızın onayından geçtikten sonra peyderpey kamuoyuyla paylaşılacaktır.  Böylece yeni nesil gençlerimiz ülkemizden çıkan başarılı insanları tanıyacak ve kendilerine örnek alabileceklerdir.

Bir başka program “Küresel Dünyada Kazakistan Kültürü” adını taşımaktadır.  Biz bu projeyle dünyadaki önemli 100 ders kitabını Kazak Türkçesine tercüme edeceğiz.  Şimdiden 17 kitabının tercümesi bitmiş durumdadır.  Yine bu program çerçevesinde Kazakistan’ın çeşitli bölgelerinde keşif gezileri yapıldı.  Önemli mekanlar tespit edildi.  Buralarda yeni turistik alanlar açılacaktır.  Eğer Sizler Kazakistan’a gelecek olursanız bu gelişmeleri yerinde kendi gözlerinizle görebileceksiniz.

Geçen seneye ait ülke değerlendirmelerine göre, Kazakistan’ın yıllık ekonomik büyümesi % 4 olarak gerçekleşmiş bulunmaktadır.  Geçen sene Rusya’ya uygulanan ambargoların bize  olumsuz  etkileri oldu.  Ancak kabul edilen önlemler paketleriyle biz bunları hafif atlattık.  Özellikle Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in yerinde aldığı kararlar neticesinde biz bu krizden fazla etkilenmeden % 4’lük büyümeyi gerçekleştirebildik.  Geçen seneki dış ticaret hacmimiz 69,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.  Bunun yaklaşık 25 milyar doları ithalat ve 43 milyar doları da ihracat olarak kayıtlara geçti. Bu bizim ekonomimizin daha da büyümeye müsait olduğunu göstermektedir.

Kazakistan dış politikasına gelirsek Cumhurbaşkanımız Nursultan Nazarbayev’in dünya barışı konusunda çeşitli fikir ve tekliflerinin dünyada olumlu yankılandığını görüyoruz.  Daha yakın zamanlarda Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev Amerika Birleşik Devletleri’ne bir ziyarette bulundu.  Orada Amerika Birleşik Devletleri Devlet Başkanı sayın Trump ile görüştü  ve iki ülke stratejik ilişkileri konusunda önemli bir anlaşmaya imza attı.  Aynı zamanda Kazakistan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2017-2018 dönemi geçici üyesi olarak 61 kararda teklifleri yer aldı.  Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev bu ziyaret esnasında Birleşmiş Milletler’de bir konuşma da yaptı. Somut tekliflerde bulundu.  Nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmaları ihlal eden ülkelere karşı sert tedbirler alınmasını, yeni teknoloji ile üretilen silah ve iletişim araçları sıkı denetime tabi tutulmasını ve  nükleer silahsız bölgeler kurulması gibi tekliflerde bulundu. Bu teklifler Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda büyük destek gördü.

Bu sene Astana’nın başkent oluşunun 20. yılı çeşitli etkinliklerle geniş çaplı kutlanacaktır.  Pekin ve Viyana Operası gibi dünyanın tanınmış opera grupları ve sanatçıları Astana’da sahne alacaklardır.  Sizler de bu kutlamalara katılarak Kazakistan’ın gelişimini yerinde görebilirsiniz.  Bugün burada sizlerle bir araya gelmekten çok mutluyum.  Kazakistan dışında 5 milyon Kazak yaşamaktadır.  Geçen seneki Dünya Kazakları Kurultayında seçilen Zavıtbek Turısbekov tecrübesi çok başarılı bir yöneticidir.  Onun sizlerle ilişkileri geliştireceğine inanıyorum.”

Kazakistan Devlet Sekreteri Abdikalıkova’dan sonra bir konuşma yapan KATEAD Başkanı Şaban Serkan Dinçtürk de Kazakistan’ın Ekim 2017’de aldığı Latin alfabesine geçme kararını mutlulukla karşıladıklarını ve bu vesileyle Türkiye ile Kazakistan arasındaki sıkı bir birlikteliğin oluşacağını dile getirdi. Kazakların Türkiye’de mutlu bir hayat sürdüklerine dikkati çeken Dinçtürk “”Bize her zaman yetkililer her konuda yardımcı oluyor. Kazakistan’daki üniversitelerde buradaki gençlerimiz için daha fazla kota verilmesini istiyoruz. Türkiye ile Kazakistan arasında Türkiye’de yaşayan Kazaklar köprü oluyor. Bu da bağımsızlık günü, nevruz gibi büyük bayram ve etkinliklerde Türkiye’deki Kazak gençlerinin devlet eliyle oraya götürülmesi gerekiyor. Çünkü asıl önemli olan gençlerin oradaki yaşam standardını görmesi. Bunu sonucunda da Türkiye’de doğup büyüdükleri için iki ülke arasında ekonomik, siyasi, kültürel her alanda var köprüleri daha da sağlamlaştırmasında aktif rol oynayacaklar” dedi.

İstanbul Kazakları ile Kazakistan Devlet Sekreteri’nin buluşmasında kürsüye gelen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Abdulvahap Kara günün anlamını ve Kazaklar açısından tarihi önemini ortaya koyan bir konuşma yaptı. Konuşmasına “Çok saygıdeğer Kazakistan devlet sekreteri Gülbahar Nurettin kızı Abdülhalik Ova! İstanbul şehrine ve güzel Zeytinburnu’muza hoş geldiniz.  Bugün Türkiye Kazakları için tarihi günlerden birini yaşıyoruz” diye başlayarak şöyle devam etti:

“Ata yurdumuz Kazakistan’ın çok kıymetli devlet adamlarından biri olarak siz Kazak soydaşlarımıza buluşmak üzere burada bulunuyorsunuz. Zeytinburnu Kazakları böyle tarihi bir olayı bundan 15 sene önce de yaşamıştı.  21 Mayıs 2003’te  Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev Zeytinburnu ilçesine girerek yeni inşa edilen Abay İlköğretim Okulu’nun açılış törenine katılarak Türkiye Kazaklarını onurlandırmıştı.

Bu söylediklerim Zeytinburnu ilçesi çapındaki mutluluklarımız.  Türkiye Kazakları genel olarak 1991’de Kazakistan bağımsızlığını elde ettiğinde çok büyük bir sevince gark olmuştu.  Bu 65-70 yıllık Türkiye Kazaklarının tarihindeki en önemli olaydır.  Bunun için yüce Mevla’ya ne kadar şükretsek azdır.

1991’den 2018 senesine kadar geçen 27 yılda Kazakistan ile Türkiye arasındaki dünyaya örnek olacak derecede yüksek seviyedeki dostluk ve kardeşlik ilişkiler de Türkiye Kazaklarının mutluluğuna mutluluk katmaktadır.  Tarihi, dili, dini ve kültürü ortak iki ülkenin bugünkü iyi ilişkileri bizleri her zaman mutlu etmektedir.

Demek ki, Türkiye Kazaklarının ataları 1930’larda ta Altaylardan yola çıktıklarında hedefe kardeş Türkiye’yi almaları ve buraya gelip yerleşmeleri boşuna değilmiş.  Bizim göç liderlerimiz Pakistan ve Suudi Arabistan gibi Müslüman ülkelerin ve Amerika Birleşik Devletleri gibi büyük bir devletin davetini kabul etmeyerek gelecek nesillerin dilini ve dinini koruması için Türkiye’den başka bir ülkeye gitmeyeceğiz diye aldıkları karar büyük bir ileri görüşlülük imiş.

Çünkü tarihte ilk defa dinimizin kutsal kitabı Kuran-ı Kerim’in Kazak Türkçesindeki mealini hazırlama 1987’de Türkiye Kazaklarından din bilgini Halife Altay büyüğümüze İstanbul’da nasip oldu.  Altay büyüğümüz Kazakistan bağımsızlığına kavuştuktan sonra 1992’de Kazakistan’a göç etti. Hayatının geri kalan kısmını Kazakların geleneksel islam anlayışını rehabilite etmek ve aşırı dini akımlarla mücadele ile geçirdi.  Bu büyüklerimize Allah gani gani rahmet eylesin, mekanları cennet olsun.

Türkiye kazaklarının yetişen bir diğer büyük insan Mustafa Öztürk de bağımsızlıktan sonra ata yurda giderek orada taekwondo sporunun temelinin atılmasına hizmet etmişti.

Kazakistan dışında Kazakların tarihine bir bakacak olursak Türkiye’ye ilk gelen Kazak’ın büyük devlet adamı Mustafa Çokay olduğunu görürüz.  Elbette ondan öncede tarihte İstanbul’a gelen Kazaklar az değildir.  Özellikle kutsal hac farizasını yerine getirmek için yola çıkan Kazaklar İstanbul’a uğramadan etmezlerdi.  Adeta İstanbul hac ziyaretinin bir parçasıydı.  Birkaç isim sayacak olursak, Kazak milli şairi Abay’ın babası Kunanbay hacı, büyük şair ve filozof Şahkerim Kudayberdiulı ve bu sene doğumunun 150. yılı çeşitli etkinliklerle anılacak olan Ahit Ülimcioğlu İstanbul’dan geçmişlerdi.  Hatta Şahkerim İstanbul’da birkaç ay kalarak kütüphanelerde çalışmış ve “Türk, Kırgız, Kazak ve Hanlar Şeceresi” ismindeki meşhur kitabını yazmıştı.  Fakat Mustafa Çokay’ın İstanbul’a gelmesi bunlardan farklıdır.  O buraya yerleşmek için gelmişti. Bundan dolayı Türkiye Kazaklarının tarihini Mustafa Çokay ile başlatmak yanlış sayılmaz.  Çokay 1921 Martından Ağustos ayına kadar 5 ay kadar İstanbul’da ikamet etmişti.  Daha sonra Fransa’nın başkenti Paris’e yerleşti.  21 sene kadar burada yaşadıktan sonra II. Dünya Savaşı yıllarında 1941’de Berlin’de vefat etti.

Bizim Türkiye Kazaklarının bir kısmı da Çokay’ın izinden giderek 1960 yılların ortalarından itibaren Fransa, Almanya, İsveç ve Hollanda gibi Avrupa ülkelerine yerleştiler.  Şimdi Avrupa’da birçok soydaşımız yaşamaktadır.  Paris kazakları hem kendilerinin, hem de Kazakistan’ın bağımsızlık tarihinde önemli bir yere sahip Alaş milli hareketin liderlerinden Mustafa Çokay’ın Paris teki mirasını korumak amacıyla 2010 senesinde orada bir Mustafa Çokay Parkı’nın açılmasına vesile oldular.

Biz de Sovyet İmparatorluğu döneminde bu mümtaz şahsiyete haksız yere vurulan hain damgasını ortadan kaldırmak için Almanya ve Fransa gibi ülkelerin arşivlerinde çalışarak Çokay’ın sadece Kazak halkının değil, aynı zamanda tüm Türk dünyasının asil bir evladı olduğunu ispatladık.  Bu şekilde milli tarihimize katkı yapmaya çalıştık.

Türkiye Kazakları olarak Mustafa Çokay, Alihan Bökeyhan, Ahmet Baytursun, Mir Yakup Divlat gibi Alaş liderlerinin yanısıra Osman Batur, Elishan Batur, Nurgocay Batur, Zayıf Teyci, Delilhan Canaltay, Alibek Hakim, Hüseyin Teyci, Sultan Şerif Teyci, Osman Taştan ve Koca Abdullah Vezir gibi Türkiye Kazaklarının baturları ve göç liderleriyle de gurur duyuyoruz.

Günümüzde ise Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev de Türkiye’ye Kazaklarının bir gururudur. Ata yurdumuz Kazakistan’ı Avrasya’nın yükselen yıldızına dönüştürdü.  Ayrıca Kazakistan’ın bağımsızlığını kazanmasından sonra onun ilk yaptığı işlerden birisi 1992’de Almatı’da dünya Kazaklarını bir araya toplayarak kurultayı gerçekleştirilmesidir.  Geçen sene onun devamı olarak V. Kurultay gerçekleştirilmiş ve Nazarbayev oybirliğiyle dünya Kazaklarının başkanı seçilmiştir. Yine aynı kurultayda KATEAD Derneği Başkanı Serkan Dinçtürk’ün yönetim kuruluna seçilmesi ata yurdumuzun Türkiye Kazaklarına olan desteğinin bir göstergesidir.

Bugün biz Gülşara Abdikalıkova gibi bir devlet büyüğümüzle de gurur duyuyoruz.  Çünkü siz yoğun devlet işlerinden zaman ayırarak İstanbul’da Zeytinburnu’nda bizlerle bir araya gelmiş bulunuyorsunuz.  Size sonsuz saygı ve şükranlarımı sunarım.”

Prof. Dr. Abdulvahap Kara’nın konuşmasından sonra Mustafa Çokay ve Kazak tarihi ile ilgili kitaplarından takdim etti. Bundan sonra Gazi Üniversitesi’nde doktora yapan Janara Kayırgazikızı Türkiye’deki Kazak öğrenciler adına bir konuşma yaptı. Toplantının son bölümünde Türkiye Kazaklarının ünlü sanatçısı Beşir Ahmet Köse vatan hasretini ve Türkiye-Kazakistan dostluğunu dile getiren Kazak şarkılarını söyledi.

Kemal Sallı, Önce Vatan Gazetesi, http://www.oncevatan.com.tr/gundem/istanbulda-tarihi-bulusma-h121077.html


Kazak Gençler Bilgi Yarışması ve Düşündürdükleri

9 Şubat 2018 tarihinde katıldığım Kazak Gençler Bilgi yarışması beni hem sevindirdi, hem duygulandırdı. Gençlerin bilgi ve teknolojiye yönelerek böyle bir organizasyon gerçekleştirmesi sevindiricidir. Çünkü bu, toplumun geleceği olan gençlerin ileriye yönelik olarak bir arayış içinde olduğunun göstergesidir.

Gençlik değişim demektir. Dinamizm demektir. Dinamik bir gençlik durağan toplumların itici gücü olarak görev görür.  Bu sebeple gençlerin bilgi yarışması ve daha önce kendi imkanlarıyla yapmış oldukları çeşitli organizasyonlar toplumun geleceği açısından ümit vericidir. Demek ki, Metehan Alim’in başkanlığında bugünkü gençlikte ilme ve bilime doğru bir yöneliş ve arayış mevcuttur.  Bu hareket yılmadan yoluna devam ederse ve doğru metot ve yöntemler belirlerse, toplumu da ileriye taşıyacaktır. Devamı…


ALMATIDA QAYGILI QAZA / ALMATI’DA BÜYÜK KAYIP

Belgili gulama Haliyfa Altay atamızdın zayıbı Biybätiş apamızdıñ bügin, yagnıy 2017 jılı, 13 jeltoqsan särsenbi küni tänerten Almatı vaqtı boyınşa 12.00 mölşerinde düniyeden ozganı qabarlandı. Alla tagala apamızdı jarılqasın. İymanı joldas, topırağı torqa bolsın. Türkiya jäne Evropa elderindegi bala-şagalarınıñ ülgerüvine baylanıstı canazanın juma küni juma namazınan soñ oqılatını mälimdeldi. Marqum bul düniyeden jaqın arada ötetinin bilip jürgen sıyaqtı edi. Öytkeni ötken qazan ayında Almatıda sälem berip batasın aluv maqsatımen barıp tömendegi estelik fotoga tüsip jatqanda: “Bul bälkim meniñ soñgı fotom şığar” dep edi. “Apa olay demeñiz, äli alda talay jıldar bar” degem. Söytsem marqum öziniñ ol düniyege attanatının sezim jür eken. Janı jannatta bolğay! Jaqın tuvıstarınıñ qayğısına ortaqtasıp köñil aytamın. Değerli din büyüğümüz Halife Altay’ın eşi Biybatiş ninemizin bugün, yani 13 Aralık 2017 günü Almatı saatiyle 12.00 sularında Hakk’ın rahmetine kavuştuğu bildirildi. Yüce Mevla’dan kendisine rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Merhum vefat edeceğini sanki biliyor gibiydi. Ekim ayında Almatı’ya gittiğimde hal ve hatırını sormak için uğramış ve aşağıdaki hatıra fotoğrafını çekerken “Bu belki de benim son fotoğrafım olacaktır” demişti. Biz de “Nine öyle demeyiniz, Allah gecinden versin” demiştik. Meğer o rastgele söylenen bir laf değilmiş. Mekanı cennet olsun. Cenazesinin Türkiye ve Avrupa ülkelerindeki çocuklarının ve torunlarının gelişine bağlı olarak Cuma günü Almatı merkez Camii’nden cuma namazından sonra kaldırılacağı ifade edildi.